Çap meselesi

22 Temmuz 2014 Salı | 12:40

Bisikletin dünya çapında bir spor olmasındaki en büyük marka değeri olan Tour de France  eski heyecanından uzak.

Tur öncesi sarı mayonun iddialıları Sky’dan Cristopher Froome,  Thinkoff -Saxo’dan Alberto Contador, zamana karşının üstadı Trek Factory’den Fabian Cancellera, sprintin kralı Omega Pharma’dan Mark Cavendish gibi isimlerin vedası ne tat bıraktı ne de tuz.
Fırtına, yağmur, çamur derken sıcak tura darbe vursa da bu tecrübeli isimlerin biraz sakarlık biraz da talihsizlikle beraber yarış dışı kalması akıllarda bazı soru işaretlerini doğurmadı değil. Doping cezasından dönen Contador’un kariyerinin son dönemlerinde voleyi vurmak isteyen diğer isimlerin
sıkı prosedür karşında elinin ayağına dolandığı gibi muhabbetler bloklarda üst akorttan basılıyor.
Nerede Lance Armstrong’un doping destekli tarih yazdığı dönemde Fransa Bisiklet Turu, nerede turun daha turun yarısı tamamlanmadan Froome’dan sonra Nibali’nin neredeyse sarı mayoyu garantilediği heyecanın sıfırladığı  son iki yılın turu. Dopingten önce ve dopingten sonra. Tıpkı milat gibi.
İzlenme oranları arasına bile dağlar kadar fark var. Marka yaratma adına verilen küçük toleransların sonunda ortaya çıkan dev doping skandalları bugünün heyecanını tura olan ilgiyi bitirdi.
Dünya Anti Doping Komitesi polis, yasaklı madde üzerine ihtisas yazmış doktor destekli zirve yapan bisikletçiler hırsız. Sanırım bu yarış asla bitmeyecek ama günün sonunda iyiler geç de olsa kazanacak.
**
Her şeye karşın günün üç dört saati televizyon başında geçmiyor değil. Organizasyon ve üst kalitede mücadeleyi gıpta ile kıskanarak izliyoruz.  
Ancak bu işin bizdeki yansıması hem bisiklette hem de doping olayında hikayeden öte değil. 
Bisiklet sporu son dönemlerde müthiş ilgi görmesine karşın, genç jenerasyonun bir o kadar uzak durması akıl karı değil.
Sabahın erken saatlerinde hafta sonu yollar sokaklar 30 yaş üstü sosyal aktivite tadında bu işi yapanlarla dolu. Ancak iş performansa gelince bisikletten düşmüş karpuz durumları. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri çerçevesinde sporda yaşı geçmişlere Barış Turu bile bizim profilimize fazla bile.
Tıpkı yurdumun diğer branşlarda olduğu gibi alt yapılarda, yok denecek kadar az sporcu ülke sporunun gidişatının yansıması. Yarışlara katılan yıldız ve genç kategorilere sporcu sayısı 2-3. Elit seviye ise ancak ülke sınırları içinde kendini kandırmaca durumlarında. Yılın 11 ayı güneşin hüküm sürdüğü ülkede bu branşın atıl durumda olması kader değil, ihmal.
Bu da devletin bugüne kadar gelmiş geçmiş spordan sorumlu zatı muhteremlerin part -time ilgisi- ilgisizliğinin eseri. Ülkede olmayan spor kültürünün ilaveten geleceğe yatırım yapmaktan aciz yöneticiler sporun dibine kezzap suyu döküyor.
Bildik üzere son dönem modamız başbakanlık yardımcılığı, ekonomi, turizm, kültürden arta kalan zamanda sporda zurnanın zırt melodisi. 
Ahbap çavuş ilişkileri ile dağıtılan makamlar ancak nabza göre şerbetle spor tekerleğini döndürüyor. 
Ülke sporu rotasız gemi misali rüzgarın şiddeti, akıntının durumuna göre çoktan kayalıklara çıkmış ama kaptanın, ya da malı kapıp keyfi sürenlerin umurunda değil 
Yıllardan beri ortaya konulan hedef nede gelişim adına çıkarılan plan, program, organizasyon var.  
Hal böyle olunca yukarda yaradana sığınıp, günlük politikalarla işi götürme çabaları. Gazetelerde
eleştiri yoksa keyifler gıcır, varsa da yandaş basınla iki – üç öğün yemekle işi kapatma operasyonu bildik manevralar. 
**
Komitenin çabasına rağmen ülke sporunu yönetenlerin lugatında dopingle mücadele de sıfır noktasında.
Malum doping cezası alan sporcunun vücut geliştirmede milli takıma alınması ancak bizim coğrafyaya yakışır. Peki ya Üniversiteler Spor Federasyonu’nda dopingli çıkan Nijeryalı atletin ilgili federasyonun bilgisinde olmasına karşın olayı büyütmeme adına uzun süre saklama gafleti. Tam komedi. Eczanelerde ve spor salonlarında ulu orta satılan yasaklı maddeleri legal hale getirmediğimiz kaldı.
Her şey masal tadında. Yazıp, çizen ve oynayan ayni kişi veya kişiler olunca geriye kalanlara sadece ucundan yanlışlıkla bu coğrafyada doğmuş dublörler topluluğu.
Yönetenlerinin çapı, tekerleği döndüren çark küçük olunca alınacak yolda o derece kısa olur.