Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!

31 Ekim 2016 Pazartesi | 13:59

Kıbrıslı Türkleri en güzel anlatan atasözü nedir?

Kuşkusuz herkes farklı bir cevap verecektir bu soruya ama bence bizi anlatan tek bir söz vardır: ‘‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.’’

Sanırım atalarımız bizi anlatan daha iyi bir söz söyleyemezlerdi.

Kıbrıs’ın havasından mı? Suyundan mı?

Yoksa zaman içinde mi böyle olduk? Bilinmez.

Belki de Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlüğün ve umutların boşa çıkışının doğal bir yansımasıdır bu sözün yaşamımızın her alanında  geçerli oluşu…

Aksi halde bir dünya insanı olarak çevremize karşı nasıl bu kadar duyarsız kalabiliriz ki?

Başka türlü, CMC atıkları ile bunca yıl iç içe yaşamayı, Asbest çatılı binalarda kalmayı, Çöp sorununu hatırlamak için yanmasını beklemeyi, kanalizasyon atıklarını denize boşaltmayı, taş ocakları sorunu yokmuş gibi davranmayı ve ülkenin dört bir yanını betonla doldurmayı kim kabullenebilirdi?

resim-2-sikkeli-yilan

Sikkeli Yılan (Hemorrhois nummifer)

***

 

Bu kadar umursuz ve duyarsız bir toplum olmamıza ve mecazi anlamda ‘‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’’ sözünün hakkını her yerde vermemize rağmen nedense bu sözü yılanlara karşı, yani gerçek anlamıyla kullanmıyoruz.

Yılanlar bize dokunmadıkları halde yaşamalarına izin vermiyor, her gördüğümüz yerde onları öldürmeye çalışıyoruz.

Özellikle sağır yılan yada gufi diye bilinen Kıbrıs engereği başta avcılar ve ormancılar olmak üzere vatandaşlar tarafından nerede olursa olsun öldürülüyor.

Hem de tam anlamıyla ‘‘hunharca’’

Hesapta bu yılanlar yasalarla koruma altındadır.

Öldürenlere ciddi oranda para cezası verilebiliyor yasalarımıza göre…

Ama ne yazık ki diğer tüm konularda olduğu gibi bu konuda da yasalar sadece laftadır.

Bugüne kadar kime yılan öldürdü diye ceza verildi çok merak ediyorum..?

Keşke sadece bu kadarla sınırlı olsaydı.

İşin daha vahimi, bu yılanları öldürenlerin gazetelerde boy boy fotoğrafları çıkıyor ve onlardan kahraman diye söz ediliyor.

Yine de kılını kıpırdatan yok.

resim-1gufi

Koca Engerek (Gufi)(Macrovipera lebetina lebetina)

***

Aslında yılanlar yeryüzündeki en korkak canlılardandır.

Tamamı kendisine karşı bir tehlike hissetmediği zaman saldırgan değildir ve çoğu kez bir tehdit ile karşılaştığında kaçmayı tercih eder.

Dahası yılanlar insanların dostudur bir bakıma…

Çünkü doğal dengede çok önemli bir rolleri vardır.

Besinlerini insanlara zararlı olan ve birçok hastalığın yayılmasına neden olan haşere, fare gibi hayvanları yiyerek sağlarlar.

Üstelik yeryüzünde var olan 2700 tür yılandan yalnızca %7 kadarı insanı öldürebilecek miktarda bir zehre sahiptir.

Ülkemizde ise yayılış gösteren 10 farklı yılan türünden yalnızca 1 tanesi zehirlidir.

Kaldı ki, Kıbrıs’ta arı sokmasından ölenlerin olduğu bilinir ama yılan ısırmasından ölen olduğu pek rastlanmış bir olay da değildir.

(Fotoğraflar: Nazım Kaşot)

resim-4-karayilan

Kara yılan (Dolicophis jugularis)

resim-3-malpolon

Çukur Başlı Yılan (Malpolon inignitus)