Balinalar gibi karaya vurmak

7 Kasım 2016 Pazartesi | 11:30

Bizim hikayemiz balinaların hikayesine çok fazla benziyor.

İşte anlatacağım, o açık denizlerin büyük ve korku veren balinalarının hikayesidir.

Ağırlığı 200 tonu bulabilen, 30 dan fazla fili veya 50 den fazla sığırı içine sığdırabileceğiniz eşsiz hayvanlardır balinalar.

Dahası, ondan elde edilen faydalı şeyler ve sağladığı zenginlik o kadar fazladır ki, Norveç, İsveç, Japonya, Rus ve diğer İskandinav ülkeleri ile ABD kendi Balina avcılarını korumak için savaşı bile göze alacak kadar olaya önem vermekte ve haklarını uluslar arası kararlar ve hukukla korumaktadırlar.

Tartışmasız bu hayvanlar, karşılaşabileceğiniz en iri ve en güçlü canlılardır.

Her ne kadar bazılarımıza göre en asil ve en güçlü ırk olduğumuz söylense de, bu muhteşem hayvanlarla benzerliğimiz kesinlikle buraya kadar anlattıklarımla ilgili değil.

Olsa olsa, biz ancak ‘‘karaya vuran balinalara’’ benzetilebiliriz.

***

Bazen garip bir olayla irkilirsiniz televizyon başında.

Yine dünyanın sizden uzak köşesindeki bir sahile balinaların vurduğu haberini duyarsınız.

İçiniz ürperir o an eminim ama istisnasız hepimiz ardından kaldığı yerden diziyi izlemeye devam ederiz.

Gerçi, yapacak başka bir şey de yoktur aslında…

Balinaların kitleler halinde karaya vurarak‘‘intihar’’ ettikleri sık görülen bir olaydır.

Ama emin olun ki, haberde gördüğünüzden daha korkunç bir olaydır aslında yaşanan!  

Öyle ki, karaya vuran bir balina acı içinde can çekişerek, 3 kilometre uzaktan duyulabilen korkunç böğürmelerle boğularak ölür.

Çünkü, balinalar akciğerleriyle hava teneffüs etmelerine rağmen, karada boğulmaktan kurtulamazlar.

Bu olayın izahı çok basittir aslında…

Bir şekilde yönünü şaşırarak karaya yakınlaşan balina suyun desteğinden yoksun kalır.

Bu durumda vücudunun ağırlığı akciğerlerine baskı yaptığından nefes alamaz duruma geldikleri için ölürler.

***

balina

Yüzen bir ada gibi olan balinalar bir anda bu hazin sonla karşılaşabilirler.

Elbette, o kıyılarda yaşayan binlerce kişi sahillere koşarak, bu muhteşem yaratıkları tekrar denize iterek onları kurtarmaya çalışırlar.

Ne yazık ki, başarı oranı genelde oldukça azdır.

Çünkü kendini kaldırıp, kıyıya atan balinalar adeta yaşam enerjisini ve istemini yitirmiştir.

Başka zamanlarda, koca bir filo ile bile dalaşan, onlara meydan okuyan, güçlü balina, artık suya dönmek bile istememektedir.

Tıpkı bizim gibi değil mi?

Çünkü, çaresizlik ve umutsuzluk o kadar büyük boyuttadır ki…

Çünkü; ne yaparsa yapsın bir kere karaya vurmuştur ya artık…

Nasıl olduysa olmuş, sonuçta, bu güçlü varlığın doğru yolu bulmak, doğru yerde derinlikte durmak ve yaşam savaşı verme gücünü yitirip, artık hayat enerjisini kaybetmesi onun sonunu hazırlamıştır.

Tabiatın bu olağan üstü vakası, ibretle seyredilecek ve ders alınacak bir olaydır.

Acaba onlardan çok daha zeki olan biz Kıbrıslı Türkler benzer bir süreci yaşadığımızın farkında mıyız?