08 Aralık 2016

Zor durumda beraber olabilmek

Haber İçi Üst

Kuzey Kıbrıs, geçtiğimiz hafta, çevreyi derinden etkileyecek çok önemli iki olayla karşı karşıya kaldı.
Bu önemli olaylardan birincisi, Kalecik’te, denize 100 tona yakın akaryakıtın akması ve bunun yarattığı ÇEVRE FELAKETİ’dir.
İkinci önemli olay, Yenierenköy-Dipkarpaz arasında bulunan koruluğun yanmasıdır. Bu yangın 600 dönüme yakın bir alanın yanmasına neden oldu.
Yanan her ağaç, geleceğimizden bir şeyler alıp götürmektedir.
Kalecik’teki akaryakıtın denize akması ve ta Bafra’ya kadar olan alanda, büyük bir kirlenme yaratması, petrol ürünlerinin, çevreye karşı ne büyük bir tehdit olduğunu yeniden çarpıcı bir şekilde hatırlattı.
Geçtiğimiz dönemde, siyasi iktidarın, petrol dolum tesisi için, yaptığı ısrar ve halkın bu tesislere izin verilmemesindeki kararlı mücadelesi, Kalecik felaketi ile yeniden gündeme geldi.
Artık, Kuzey Kıbrıs’ta hiçbir siyasi iktidar, kolay kolay petrol dolum tesisi için İZİN VEREMEZ.
Denize karışan akaryakıtın temizlenmesi için, Kuzey Kıbrıs’ta hiçbir aracın bulunmaması, en sonunda, Türkiye’den ekip çağrılması, olayın başka önemli bir yanıdır.
Karpaz’daki büyük yangına gelince, birkaç itfaiye aracı veya halkın katılımının, büyük yangınları söndürmek için yetersiz kaldığı yeniden ortaya çıktı.
İtfaiye araçları ve halk, vadiye kolay kolay inemediler. Yapılan müdahaleler sonuç vermeyince, Türkiye’den uçak gelmek zorunda kaldı.
Uçağın denizden su alıp, yanan alana boşaltmasını canlı olarak izledik. Bu işlem 5-10 dakika gibi kısa bir zaman aralığında yapılıyordu.
Uçakla denizden taşınan su, çok kısa bir zamanda, yangını söndürdü.
Kıbrıs gibi etrafı denizle çevrili bir adada, küçük bir yangın söndürme aracı, çok büyük rol oynar. Kuzey Kıbrıs’ın, böyle bir uçağa mutlaka sahip olması gerekmektedir.
Zor günler, toplum içerisindeki dayanışmayı ve duyarlılığı arttırır.
Bu iki çevre felaketi sadece Türk toplumu arasında değil, Rum toplumu arasında, hatta dünyada bile, büyük bir duyarlılık yarattı.
Güney Kıbrıs’ta yaşayan Rumca konuşan Kıbrıslılar, hem akaryakıt felaketinde, hem de Karpaz’daki yangında tedirginlik duydular. Radyo, TV ve gazeteler, bu iki felaketi halka sürekli duyurdu.
Rumlardan, her iki felaket için, beni arayıp bilgi isteyen çok sayıda insan oldu.
Rumların bu duyarlılığı ve tedirginliği, ortak vatan kurma umutlarımı arttırdı.
Çevre tüm insanlığın yaşam alanıdır.
Herhangi bir karar alırken, alınan kararın çevreye olacak muhtemel etkileri mutlaka dikkatlice ele alınmalıdır.
Çevre, gelecek nesillere bırakacağımız bir mirastır.
Kıbrıs gibi, kanser oranının çok yüksek olduğu bir adada, çevre artık daha çok ön plana geçmeli, bu alanda insanlarımızın eğitimine daha fazla önem verilmelidir.
Zor günler, insanlar arasında birlik ve dayanışmayı artırır. Bu bilinci sürekli canlı tutmak, geleceğe en büyük yatırımdır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil