04 Aralık 2016

Zor dostum zor…

Haber İçi Üst

Koalisyon görüşmelerini biraz gülerek, biraz da utanarak izliyorum. Resmen bir komedi oynanıyor. Ve ne yazık ki bizler de oturmuş oynanan oyunun nasıl son bulacağını bekliyoruz. Eğri oturup doğru konuşalım. Seçim sonuçları, sandıktan birinci çıkan CTP’ye tek başına iktidar olma iradesini vermedi. Yani seçmen, “seni birinci parti yaptım ama yanına da seni kontrol edecek bir ortak vermeyi uygun gördüm” mesajını verdi. CTP’de bu mesaj doğrultusunda, hükümet olma adına iki alternatif parti ile görüşme başlattı… Önce DP-UG ile bir deneme yaptı, yaşanan bildik sorunlar CTP’yi zorunlu olarak ikinci alternatif olan UBP’ye itti…
CTP’nin koalisyona mecbur kaldığı partiler de, aslında politikalarını en sert eleştirdiği iki parti. Kiminle ortaklık yaparsa yapsın, seçim öncesi topluma verdiği birçok sözü yerine getiremeyeceği gün gibi ortada. Halbuki CTP, kendisine verilen bu ikinci fırsatı çok iyi değerlendirmek zorunda. Çünkü bu süreçte yapacağı yanlışlar, CTP’nin bundan sonra uzun bir süre tekrardan iktidar olma şansını da bitirebilecektir. O nedenle görüşme sürecinde CTP, UBP ve DP-UG’ye oranla çok daha sıkıntılı ve karamsar. Çünkü ortaklık yapacağı iki parti de, yıllardır eleştirdikleri ve değişim sözü verdikleri rejimin yaratıcıları. CTP açısından durum, “yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal” misali…
UBP, daha düne kadar CTP’nin hedefinde olan ve iktidardan götürülmesi için her türlü mücadeleyi verdiği bir parti. Son 4 yılın hesabını sorma sözü verdiği parti. Şimdi gel, 4 yıl boyunca yaptığı icraatları eleştirdiğin parti ile ortak ol…
Peki ama DP’nin UBP’den kalır yanı mı var? Daha düne kadar UBP içerisinde yer alan ve koltuk sevdası yüzünden partisinden ayrılanları kendi bünyesine alan bir DP-UG. Ulusal Güçlerin katılımı ile tamamen Eroğlu’nun kontrolüne geçtiği iddia edilen bir siyasi yapı. En az UBP’dekiler kadar geçen süreçten sorumlular…
Ve yazıma son noktayı koymaya hazırlandığım saatlerde CTP-DP-UG görüşmesiyle ilgili, DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş’tan açıklama geldi: “Süreci değerlendirdik. Bakanlıklar haricinde genel bir uzlaşı var. Niyet varsa bu pürüzler de aşılır.” Demek ki bunca gündür yapılan onca görüşmedeki tıkanıklığın tek nedeni, ne program, ne de Kıbrıs konusuymuş… Baksanıza o konular birlikte yenen bir yemekle hemen tatlıya bağlanıvermiş. Meğer önemli olan koltukların paylaşılmasıymış. Hepimiz bu kadar gündür boşuna umutlanmışız. Yeni hükümetin de kavgası bizler için değil, kendileri içinmiş…
Peki ama böyle bir durumda CTP’nin, seçim öncesi topluma verdiği sözlerden hangisini hayata geçirme şansı olabilir ki?.. Partide bir otorite boşluğu yaşanıyor. Her kafadan bir ses, bir öneri çıkıyor. CTP’lilerin seçim sonrası kendi iç hesaplaşmaları hala daha sürüyor… İlk günden kaosa oynamayalım ama bu ortamda kurulacak hükümetin bazı radikal adımları atmasının zor olduğunu da bilelim.
Seçim akşamı sonuçların belli olmasının ardından Radyo Havadis’te yaptığım ilk değerlendirmede, “Öyle bir Meclis yapısı oluştu ki, ülke 2015’te yeniden seçime gidecek” demiştim. Bu gördüklerimden sonra o gün yaptığım değerlendirmeyi bugün daha da çok savunuyorum…

YERİN KULAĞI VAR

DANANIN KUYRUĞU BUGÜN KOPACAK: 28 Temmuz seçimlerinden sonra başlatılan koalisyon görüşmelerinde artık mutlu sona çok yaklaşıldı. CTP nikahı DP-UG ile mi, yoksa UBP ile mi kıyacak, bugün hep birlikte öğreneceğiz. Kimi tercih edeceği CTP’nin bileceği bir şey ama vatandaşın bekleyecek takati kalmadı, unutmasınlar ki fazla naz aşık usandırır…

KİM BU ARACILAR: Parti yetkilileri açıklıyor, “falanca parti ile temaslarımız bazı aracılar vasıtasıyla sürüyor” diye… İyi de kim bu aracılar, bu görüşmelerden ne tür bir beklenti içindedirler, bilen veya merak eden var mı? “Aracılar” 3 parti arasında mekik dokuyorlar. Herhalde bu görevi “ülkelerini çok sevdiklerinden” yapmıyorlar. Günün sonunda bu uğraşlarının bir ödülü olacaktır mutlaka. Hele de bu zamanda kimse “kimsenin kara kaşı, kara gözü” hatırına iş yapmaz…

ÖZGÜRGÜN’ÜN YERİNE CTP: Bir zamanlar bacanak olan Serdar Denktaş ile Hüseyin Özgürgün’ü kader yine karşı karşıya getirdi. Uzun süre DP’de siyaset yaptıktan sonra UBP’ye transfer olan Özgürgün ile Denktaş’ın arası hala daha limoni. Serdar Denktaş’ın bu nedenle de, CTP ile bir koalisyona daha sıcak baktığı iddia ediliyor. Ama belli olmaz, kader yarın öbür gün bu ikilinin yollarını yine kesiştirebilir…

İLLE DE İÇİŞLERİ: Kabinede 10 bakanlıktan sadece birisi olan İçişleri Bakanlığı koltuğunun önemli olduğunu bilirdim ama bu kadar önemli olduğunu tahmin etmezdim. Baksanıza partiler arasında tek kavga, İçişlerini kim alacağı konusu. İki partinin tüm açıklamaları İçişleri Bakanlığı üzerine. Vatandaşlıklar, yerel yönetimler, izinler ve daha birçok konu İçişleri’ni kontrolünde. Ama hükümet bozup, hükümet kuracak kadar önemli olduğunu CTP-DP-UG görüşmelerinde bir kez daha gördük. Halbuki son İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu, sandıktan son anda çıkabilmişti…

SEÇİM ÖNCESİ SÖYLESEYDİ YA: Maliye eski Bakanı Ersin Tatar, emeklilik maaşlarının yüksek olduğunu belirterek, emeklilerin çalışanlardan fazla yükü bulunduğunu ifade etmiş. Tatar, “Yapılacak bir şey yok. Mahkeme kararını vermiştir, verilen haklar geri alınmaz” yorumunu yaptı. Bu değerlendirmeyi seçim öncesi niye yapmadı acaba, yoksa kazanamamaktan mı korktu dersiniz…

DİKKAT BUGÜN MECLİS VAR: Meclis’in ilk gününe CTP Milletvekili Doğuş Derya’nın yemin krizi damga vururken, ikinci birleşimde ise Meclis, TDP Milletvekili Zeki Çeler’in oyuncak helikopterli şovuna sahne olmuştu. Bugün yine Meclis toplanıyor. Bakalım bugüne damgayı kim, nasıl vuracak…

DÜNYA MERSİN’E BİZ TERSİNE: Tüm dünya ayağa kalkmış, Orta Doğu’daki gelişmeleri merakla izliyor. Yeni bir körfez savaşının eli kulağında, ha çıktı ha çıkacak. Kıbrıs’ta İngiliz üsleri, Güney Kıbrıs alarmda. Peki biz ne yapıyoruz? Yanı başımızda savaş tamtamları çalarken, biz sanki bu dünyada yaşamıyoruz. Rahat rahat koltuk savaşı yapabiliyoruz…

ZİRVEDEKİLER
Ünal Akifler: Ekonomist Akifler, dövizdeki artışa bağlı olarak yaptığı açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ta zenginle fakir arasındaki uçurumun da gittikçe arttığını ifade ederek, orta sınıfın yok olmak üzere olduğunu anlattı. “Zaten bıçak kemiğe dayandı” diyen Akifler, alım gücünün düşmesi ve buna bağlı sancıların yaşanacağını vurguladı. Fakat ne yazık ki, hükümet kurulurken, ekonomi gündemde bile değil.

DİPTEKİLER
Koalisyon Görüşmeleri: Günlerdir süren koalisyon görüşmeleri resmen kabak tadı verdi. Taraflar ülkenin önünü açmak, bir an önce hükümeti kurmak yerine hala daha koltuk kavgasını sürdürmeyi tercih ediyorlar. Öyle görünüyor ki, bunların vatandaşı düşündükleri falan yok. Varsa yoksa kimin neyi kapacağı… Kim söylemişse doğru söylemiş, bu ülkenin gerçeği kapişari düzeni, her şey değişiyor, bu değişmiyor.

 

GÜNÜN FIKRASI… 

Temel ve Azrail
Azrail Temel’in yanına gelir ve “Kardeş vaktin tamam hadi gidelim” der.

Temel de uyanık ya yalvarır: Bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı.
Azrail “Tamam” der, Temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken 5 yıl sonunda Azrail, pilot Temel’in yanına gelir ve “Vakit doldu gidelim” der.

Temel de “Şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak” der.

Azrail: Oğlum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten

 

FOTO GÜNDEM…

CTP’de gerçekleştirilen Parti Meclisi toplantısının ardından CTP hem Ulusal Birlik Partisi hem de DP-UG ile görüşmelere başladı. Her iki parti ile de koalisyon için temeli hazırlayan CTP, bugün koalisyon için son noktayı koyma planları yapıyor

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam