06 Aralık 2016

Yorgancıoğlu ve Çakıcı’dan açıklama

Yorgancıoğlu ve Çakıcı’dan açıklama
Haber İçi Üst

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın 27. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, hükümetin yabancı yatırımcılara sağladığı avantajların aynısını yerli yatırımcılara da sağlamasını istedi.

Üretimin yürek, cesaret ve risk almayı gerektirdiğini belirten Yorgancıoğlu, ülkeyi yönetenlerin de desteğinin şart olduğunu söyledi.

Yatırımcıların büyük cesaret gösterdiğini kaydeden Yorgancıoğlu, “Bugüne dek varlıklarını sürdürmeleri dünya ölçeğinde büyük başarıdır ve başkalarının bunarı engelsiz yaptığına bakınca gerçekten büyük özveridir” dedi.

CTP-BG Genel Başkanı Yorgancıoğlu, bugün toplumun hiçbir kesiminin devletten doğru dürüst bir destek gördüğünün söylenemeyeceğini savunarak, ihracatın ithalatı karşılama oranlarından rakamlar verdi ve oranın düştüğünü belirtti.

“2013-15 programı ülkenin programı olsun dendi ancak programıymış gibi yapıldı” diyen Yorgancıoğlu, bütçe rakamlarıyla programın örtüşmediğini ifade etti.

CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, devletin vergi gelirlerinin artırılması öngörülürken, programda fiyat istikrar fonlarının artmasının, yani üretim maliyetlerinin artmasının yer aldığını kaydetti.

Esnafa verilen 15 bin TL’lik kredinin hangi sorunu çözdüğünü soran Yorgancıoğlu, hükümeti esnafın yanında yer almadan yanındaymış gibi görünmekle suçladı.

“TAŞYAPI’YA VERİLEN AVANTAJ KİME VERİLDİ?”

İhracatın navlun, maliyetler ve Kıbrıs sorunu gibi sorunları bulunduğunu söyleyen Özkan Yorgancıoğlu, “Yabancı şirketlere verilen avantajlar, yani Taşyapı’ya verilen avantajlar kime verildi?” diye sordu.

Bu sırada Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın, yerinden, “Teşvik bile vermedik kendisine…” dediği işitildi.

Konuşmasını sürdüren Yorgancıoğlu, hükümetin belediyelere saldırarak Ercan Havaalanı ihalesini alan Taşyapı firmasına avantaj sağladığını; Değirmenlik Belediyesi’nin aldığı paranın kesilmesi için ise yasa hazırlandığını savundu.

Yorgancıoğlu, hükümetin hayatın her alanında yatırım yapanların önünü açması; yabancı yatırımcılara verilen avantajların aynısını yerli yatırımcılara da sağlamasını istedi. “Bu kadar çok farklı davranmanın, ayrımcılık yapmanın, kendi insanını ötekileştirmenin dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığını” söyleyen Özkan Yorgancıoğlu, siyasal iradenin doğru temsil edilmesi dışında bir yolun ülkenin hayrına olmadığını belirtti.

Uluslararası hukukun parçası olabilmek ve sanayicinin önünün açılması için Kıbrıs sorununun çözülmesinin şart olduğunu kaydeden Yorgancıoğlu, Güney Kıbrıs’taki ekonomik krizin bu amaçla kullanılması gerektiğini söyledi.

ÇAKICI: “YERLİ ÜRETİM VE YERLİ SANAYİDEN YANA TARAFIZ”

TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, partisinin yerli üretimden, yerli sanayiden yana taraf olduğunu vurguladı ve iktidara gelince fonları ve girdi maliyetlerini düşüreceklerini söyledi.

Çakıcı, Sanayi Odası’nın 2 yıl önceki genel kurulunda da bu yönde konuşma yaptığını ve büyük alkış aldığını; Meclis’te Başbakan İrsen Küçük’e bu görüşünü söylediğinde “Sen bilmiyorsun ama ithalatçıların sayısı daha çoktur” karşılığını aldığını öne sürdü.

Girdi maliyetlerinin nasıl düşürüleceğini sorgulayan Mehmet Çakıcı, KTHY’nin ve KOBİ’lerin batırıldığını, insanların kan ağladığını ama Maliye Bakanı’nın ekonominin uçtuğunu söylediğini savunarak, Rekabet Kurulu’nun ne yaptığını sordu.

“3-5 bankanın memleketin kanını emdiğini” savunan TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, yerli bankaların da düşük faizle kredi vermesinin sağlanması gerektiğini söyledi.

“TARİHİN EN KÖTÜ HÜKÜMETİ”

Çakıcı, “Tarihin en kötü hükümetiyle karşı karşıyayız. ‘Formül çantada’ diyerek iktidara gelenler halkı çöpler içinde yaşatıyor; ‘devlet küçültülecek’ denirken kurultay nedeniyle 400 istihdam yapıldı ama Girne Hastanesi’ne 5 hemşire istihdam edilmediği için bir servis kapalı duruyor” iddiasında bulundu.

“SİYASİ İSTİKRARSIZLIK EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK GETİRİR”

“Ülkenin tepesinde, Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında kavga yaşandığını” savunan Mehmet Çakıcı, siyasi istikrarsızlığın ekonomik istikrarsızlık getirdiğini belirtti.

Çakıcı, yurt dışından ve Türkiye’den gelenlerin Cumhurbaşkanı’nı da ziyaret etmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’yle ilişkilerde dalkavukluk yapmamak, dik durmak gerektiğini söyledi.

Türkiye’deki değişimi takdirle izlediğini belirten Mehmet Çakıcı, KKTC’de ise iktidarın tutumunu eleştirdi ve “UBP yine yüzde 45 oy alırsa yazıklar olsun bize. Her halk layık olduğu gibi yönetilir” ifadelerini kullandı.

Değişimin hep birlikte başarılacağını kaydeden Çakıcı, vizyonlarla mücadele etmeyi istediğini de sözlerine ekledi.

ÇIRALI: “SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPI İÇİN ÜRETİM TÜKETİMİN ÖNÜNE GEÇMELİ”

Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı da konuşmasında, KKTC ekonomisinin sürdürülebilir bir yapıya ulaşabilmesi için mal ve hizmet üretiminin, tüketimin önüne geçmesi gerektiğini vurguladı.

Güney Kıbrıs’ın üretmeden tükettiği yıllarda yaşadığı refahın suni olduğunun, bugünlerde yaşadığı ekonomik krizden çok rahatlıkla anlaşıldığını ifade eden Çıralı, “Komşumuzda yaşanan bu gelişmelerden, mal ve hizmet üretiminin lehine dersler çıkarmazsak, bunun gibi krizlerin daha kötüsünün Kuzey Kıbrıs için de geçerli olacağını üzülerek belirtmek isterim” dedi.

Dış ticaret açığının 1,6 milyar dolar, turizm net gelirlerinin 460 milyon dolar, yükseköğrenim sektöründen gelen gelirin ise 340 milyon dolara yakın olduğu gerçekleri dikkate alındığında, cari açığın finansmanı için Türkiye’nin katkılarına muhtaç bir yapı bulunduğuna dikkat çeken Ali Çıralı, düzelme için Türkiye’nin tecrübelerinden yararlanılması gerektiğini söyledi.

Çıralı, sanayicilerin bu ülke için çalıştığını ve ülkenin kendi ayakları üzerinde durabilmesi, sürdürülebilir bir ekonomiye ulaşması için ellerini taşın altına koymaya her zaman hazır olduklarını vurguladı.

2013-2015 yıllarını kapsayan Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı’nda başta sanayi sektörü olmak üzere, üretim sektörlerine yeterli önemin verildiğine inanmadıklarını belirten Ali Çıralı, kamu maliyesi ve kamu sektöründe çok spesifik önlemlere yer verildiğini kaydetti.

Çıralı, geçen yıllarda zeytinyağı ithalatını yasaklama kararına karşı kendilerini çağdışılıkla suçlayan ithalatçı lobisinin bir kısmının bugün doğruları görmeye başladığını; ülkede binlerce üretici olduğunu fark ettiklerini ve bundan mutluluk duyduklarını belirterek, “Ancak ülkemizde zeytinyağı gibi önemi paha biçilemez, %100 katma değeri olan ürünlerimiz bulunmaktadır. Portakal suyu, harnup, nar, patates, enginar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, piliç eti, yumurta, el sanatları ve daha birçok yerel ürünümüzü turistlerin tüketimine sunabilmenin yollarını bulmalıyız” dedi.

“NARENCİYE SUYU İTHALATI YASAKLANMALI”

Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, hükümetin daha cesur adımlar atarak, narenciyenin dalında kalmaması, sektörün ve ekonominin gelişimi için, narenciye sularının ithalatını yasaklaması gerektiğini söyledi. Çıralı, yılda 5 milyon dolarlık narenciye suyu ithal edildiğini bildirerek, bu kararın ekonomi ve üreticilere yapacağı katkıya işaret etti.

“İZOLASYONLARA RAĞMEN 40 ÜLKEYE İHRACAT”

Çıralı, izolasyon ve engellemelere rağmen Kıbrıs Türk ürünlerinin 40’tan fazla ülkeye ihraç edildiğini kaydederek, “KKTC’li üreticilerin, sanayicilerin, ihracatçıların bu başarılarıyla Sanayi Odası olarak gurur duymaktayız. Ancak bu başarı tüm KKTC’nin başarısıdır. Bununla gurur duymak ve sahip çıkarak, geliştirmek için hep beraber çalışmalıyız. Çünkü ihracatımızı diğer turizm adalarıyla kıyasladığımız zaman en az 3 katı daha düşük olduğunu görebiliyoruz” dedi.

NAVLUN VE GİRDİ MALİYETLERİ

İhracat yapan üyeleri için izolasyonların sorun olmaktan çıktığını; navlun ve girdi maliyetleri sorunlarının ön plana çıktığını ifade eden Ali Çıralı, engellerin aşılması için karamsarlığın bir tarafa bırakılması gerektiğini; bu bağlamda, Ekonomi ve Enerji Bakanı’nın 2015 yılı için açıkladığı 150 milyon dolarlık ihracat hedefini takdirle karşıladıklarını söyledi.

“SANAYİ BÖLGELERİNDE YASAYA AYKIRI TAHSİSLER VAR”

Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, organize sanayi bölgelerinde yasaya uygun olmayan yer tahsisleri yapıldığını; yıllar içinde üretim yapmayan işletme sayısının arttığını ve gerçek sanayiciler yer beklerken, “özellikle seçim dönemlerinde siyasi çıkar uğruna tahsis edilen arsaların boş olduğunu ve bu arsa sahiplerinin devretmek için fahiş rakamlar talep ettiğini bildiklerini” savundu.

Çıralı, “Özellikle seçim dönemlerinde ekonomiden sorumlu bakanlıkların Organize Sanayi Bölgesi Yasası’na aykırı olarak yaptığı bu tahsislerin, üretim sektörleri üzerinde yarattığı yıkımın anlatılması mümkün değildir” dedi. Çıralı, organize sanayi bölgelerinde sadece üreticilere tahsis yapılmasını istediklerini; yasa çalışmalarında buna dikkat edilmezse sanayicilerin çok büyük öfke ve tepki göstereceğini söyledi.

“KARALAMA KAMPANYASINA İTİBAR ETMEYİN”

Sanayi Odası Başkanı Çıralı, son günlerde yerel üreticilere ve yerel ürünlere karşı bir karalama kampanyası yürütüldüğüne üzülerek tanık olduklarını da belirterek, asılsız ve maksatlı haberlere başta basın kuruluşları olmak üzere, muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri ve halkın itibar etmemesini, hep birlikte yerel ürünlere sahip çıkılmasını istedi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam