11 Aralık 2016

Yorgancıoğlu hükümeti değişimin başlangıcı olsun…

Haber İçi Üst

Özkan Yorgancıoğlu, KKTC’nin 9. Başbakanı, CTP’nin 5. Genel Başkanı.  Gerçek anlamda demokratik yaşamımızın 1976 seçimleriyle başladığını kabul edersek, tam 37 yıl dile kolay.
Köklü geçmişi olan bir ülkenin tarihinde 37 yılın bir önemi olmayabilir. Ancak bizim, toprağımızla ve üzerinde yaşayan halkımızla egemenliğimiz de demokrasimiz de daha çok yeni. Öyle olmakla birlikte, yine de bu süre içinde birtakım geleneklerin oturmuş olması gerekirdi. Hele de dünyadaki gelişmeleri, yönetim şekillerini teknolojinin verdiği olanakla ve eğitim düzeyimizle yakından takip eden insanlar olarak, hala daha bir kaşık suda boğulmamalıydık…

Artık tıkanmış olduğu kesin olan siyasi sistemimizi yenileyebilmeliydik. Eş, dost, akraba ilişkilerine dayalı neredeyse feodal bir yapı değil, aksaklıklarını gidermiş, tıkır tıkır işleyen, gerçek anlamda hukukun üstünlüğüne dayalı bir mekanizmamız olmalıydı. Artık ilallah dediğimiz, köhnemiş, kokuşmuş  “Gör beni, göreyim seni” zihniyetini ve o zihniyetin temsilcilerini siyasetin temelinden söküp atabilmeliydik. İş yapan, vizyonu olan, ülkeyi olduğu yerden daha ileriye taşıyabilecek olanları seçebilmeliydik. Seçmen oyunu verirken bireysel çıkarını düşünmek yerine, ülkenin çıkarını düşünmeliydi.  Ya hep birlikte, ya hiç birimiz diyebilseydik keşke.

Ama yapamadık. Kim daha çok insanın aklını çelerse, yönetimi o ele geçirdi. Bu ülkeye, bu halka ne verebileceğini bile doğru dürüst anlatamayanlar,  yıllar yılı kapı aralıklarında, küçük menfaatlerle insanların oylarını toplayabildiler. Onlar geçmişin karanlık ilişkilerinden başka bir şey bilmezler. Ve bugün maalesef hala varlar… Sağda solda aynı taktiklerle savaş vermeye devam ediyorlar. Bunu inkar edemeyiz. Ancak onların değişimin önündeki bu direnişini kırmak hepimizin elinde. Yeter ki kendi çıkarları için bu hükümetin de, hükümete ortak olan partilerin de içlerini karıştırmak isteyecek olanlara prim verilmesin. Yeter ki, doğru işler yapan, niyetinden kuşku duymadığımız, halkın tümünü kucaklayan, eşitliğe, adalete inanan, geleceği kurabilecek vizyona sahip insanlar görebilelim… 

Şimdi yeni bir hükümet kuruluyor. İçinde şöyle ya da böyle anılan, bildik isimler olduğu gibi, yeni isimler de olacak. Hangi partiye oy vermiş olursak olalım, yarından itibaren Başbakanımız olacak olan Yorgancıoğlu ve kabinesinin iyi şeyler yapmasını bekleyeceğiz. Eski alışkanlıklarını sürdürmek isteyecekler olacaktır. Onlara “dur” denmesini, yan basanın gözünün yaşına bakılmamasını görmek isteyeceğiz. Var olanın devamını sağlamak kolaydı. Bugüne kadar gelip gidenler hep bunu yaptılar. Biz bu hükümetten artık, ortaya bir vizyon koymasını, ülkeye bir umut getirmesini dileyeceğiz. Geçici olmasından dolayı, icraat hükümeti olamayan, ancak iyi niyetinden kuşku duymadığımız Sibel Siber hükümetinin topluma verdiği morali sürdürmesini, bunu icraatlarla güçlendirmesini bekleyeceğiz…

Son seçimlerde Meclis’in yarıya yakınını değiştiren bu vatandaş, gerçek anlamda değişimi istediğini ortaya koymuştur. Bu iki iki daha dörttür. Hükümet de bu mesajı doğru okursa, halkın talebi onlara güç verecektir, motivasyon verecektir. Yıkmadan, dökmeden, yeni sosyal sorunlar yaratmadan, ama değişim hedefinden asla vazgeçmeden yapılacak icraatlar, yeni dönemin başlangıcı olabilecektir. Biz bugün bu umudu taşımak istiyoruz…

 

YERİN KULAĞI VAR

HÜKÜMET TEKNOKRAT AĞIRLIKLI:
Kurulacak CTP-DPUG koalisyonunun teknokrat ağırlıklı olacağı konuşuluyor. Özellikle CTP kanadının kabinde teknokrat isimlere yer vereceği iddia edilirken, DPUG kanadının ise böyle bir tasarrufu yok. Yani DPUG kanadı kabineyi seçilmişlerden oluşturacak…

DPUG SIKINTILI BAŞLIYOR:
DP-UG’de DP kanadının ileri gelenleri ile UG kanadı arasındaki çekişmeler sürüyor. Hasan Taçoy’un “DP’nin bakanları teknokrat olmayacak” sözleri, bu çekişmenin bir ifadesi olarak değerlendiriliyor. Hükümette yer alabilmek adına baştan öne sürdüğü tüm şartları geri çeken DP-UG’nin attığı geri adım, parti içi çekişmelerde de Serdar Denktaş’ın başını epey ağrıtacak gibi…

DAİRELER DE PAYLAŞIMDA:
Koalisyonlarda paylaşım kavgalarında olan kamuya oluyor. Her defasında bakanlıklar paylaşılırken, etkinliğine bağlı olarak daireler de paylaşıma dahil oluyor ve sonuçta, o bakanlıktan, o bakanlığa geçip duruyor. Sadece bu bile, siyaset adına devlete zarar veren anlayışın devam ettiğini göstermeye yetiyor. Yani iki parti anlaşacak diye, devletin temelleriyle oynanabiliyor. Alın size yine onlarca yeni müşavir, müdür, müsteşar…
  
GERİSİ TEFERRUAT:
DP için 7 yıldır süren özlem nihayet sona erdi. CTP’nin ciğerini sökme niyetinde olan DPUG, sıkıyı görünce bırakın ciğer almayı, dalak, böbrek, ciğer, yürek ne varsa verdi. Utanmasalar ruhlarını bile vereceklerdi. Amaç hükümet olmak, koltuk da oturmaksa, gerisi teferruattır…

UBP KURULTAYI YİNE GÜNDEM:
UBP yeni Genel Başkanını seçmek için yarın olağanüstü kurultaya gidiyor. Hüseyin Özgürgün’ün tek aday olarak gideceği kurultay öncesi UBP içerisinde yine ciddi iddialar ortalıkta geziyor. Bu iddialara göre bazı kişiler, kurultayda nisabın sağlanmaması ve iptal edilmesi için birtakım girişimlerde bulunuyorlarmış. Sizin anlayacağınız ne olağan, ne olağanüstü, UBP’nin son yapılan kurultayları hep krize neden oluyor…
 
TURİZM GELİRLERİ NE DURUMDA:
Otellerin doluluk oranları açıklandı. Geçen yıla göre yüzde 7’lik bir artış söz konusu. Otelciler Birliği, kendi üyelerinden aldığı bilgilerle bize bu sonuçları sunabiliyor da, acaba bu artışın ekonomiye katkısı ne? Yani başka bir deyişle turizm gelirlerimizdeki artış, doluluk oranlarıyla paralel mi? Bunu bize kim söyleyecek? Turizm ya da Ekonomi bakanlıklarının bunu saptayacak bir mekanizması var mı? Varsa açıklamalıdırlar. Yoksa, işte o zaman bir adım ileri gidemeyiz. Elinizde rakam olmayınca, nasıl planlama yapacaksınız ki…

REKLAMLAR BİTTİ:
KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, sendikanın onca çabasına rağmen, yüzlerce sorunla mücadele eden devlet okullarının yine öğretmensiz, muavinsiz ve müdürsüz açılacağını söyledi. Aylardır “Melek Başbakan”ın pembe bir tablo gibi geçen hükümet döneminden sonra, gerçeklerle yüzleşme vakti geldi anlaşılan. Siber hükümeti tıpkı reklamlardaki gibi 3 ay boyunca, en renkli ve en çarpıcı sahneleri bizler gösterdi. Şimdi ise gerçek filimle baş başa kaldık…

LTB PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA GİBİ:
BES Başkanı Savaş Bozat, “Kadri Fellahoğlu göreve geleli 4 ay oldu ancak belediyenin durumu ortadadır. Sıfıra sıfır elde var sıfır” iddiasında bulundu. Bozat’ın bu açıklamaları, Belediye’de yeniden grevlerin yaşandığı o günlere geri dönüşün habercisi olarak yorumlandı. Öyle görünüyor ki belediye, pimi çekilmiş el bombası gibi ha patladı ha patlayacak. İnşallah yine vatandaşın başına patlamaz…

ZİRVEDEKİLER                                                                                                                                                        

Mahmut Anayasa: Özellikle sosyal medyadaki yorumlarıyla dikkat çeken Mahmut Anayasa’nın, ince avla ilgili yorumunu sizlerle paylaşmak istedim. “Silah zoruynan sabah saat üçte yatağından kalkmayan ama av mevsimi geldi mi roket gibi yataktan fırlayan, hatta hiç uyumayan canlı türüne Kıbrıslı denir…”

DİPTEKİLER
Savaş: Ne acı bir tesadüf. Sanki tokat gibi… Tam da Dünya Barış Günü’nde yeni bir savaşın başlamasını bekliyoruz. Bir çok örgüt, gayet saf bir şekilde barış günü mesajı yayınlarken, dünyanın gerçeklerinin hiç de öyle olmadığının pekala farkındalar. Yine ölümler, yine yıkımlar… Var olmak, hayatta kalmak, hak aramak için değil… Petrol için, para için, güç için… Çağımızda insanın zerre kadar değeri yok. Hele de bizim bulunduğumuz coğrafyada…

Devlete bağlı ilköğretim okullarının açılmasına sayılı günler kaldı ancak henüz öğretmen atama ve nakilleri yapılmadı, tadilat çalışmaları tamamlanmadı. 2013-2014 eğitim ve öğretim yılı sıkıntılı geçecek

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil