08 Aralık 2016

Yorgancıoğlu: Hedefimiz tek başına iktidar…

Haber İçi Üst

 

Radyo Havadis’te haftanın son programında CTP-BG Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nu konuk ettik. Adaylarını ilk açıklayarak rahatlayan CTP, diğer partilerde süren liste savaşlarını uzaktan izliyor. Partilerde yaşanan kaotik ortam nedeniyle doğal olarak ilk sorumuz da, bu yönde oldu.
Yorgancıoğlu, “Başka partilerle ilgili yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim, bu yaşananları gördükten sonra, seçime hazır tek partinin CTP olduğunu söyleyebilirim. Seçim sürecini iyi okuyup hazırlığını yapan, vizyonu olan, plan ve programını yapan tek partiyiz” diyor.
Partilerde yaşanan kavgaların CTP’de yaşanmamasının tek nedenini ise, BG’li arkadaşların dışındaki adayları delegeye götürmüş olmalarına bağlıyor. Acaba delegeye götürmeselerdi CTP’de de bir kaos olur muydu acaba? Yorgancıoğlu sorumluluğu delegeye havale etmenin huzuru içinde, “Delegenin takdirini tartışmak mümkün değildir. Temennim, partilerin bu yaşananları değerlendirip bir sonuç çıkarmalarıdır…” şeklinde konuşuyor.

En kötü durumda UBP…
Yorgancıoğlu, adaylar arası sıra kavgaları yaşayan partiler arasında en kötü durumda olan partinin UBP olduğunu söylüyor. UBP’de yaşananları, “büyük bir panik” olarak yorumluyor. UBP’nin torbasının bu seçimde küçüleceğini, kavganın da “küçülen torbaya” kimlerin gireceği kavgası olduğu değerlendirmesi yapıyor.

UBP’de, seçimden sonra hesap sorulacak olmasının korkusunun yaşandığını iddia ediyor Yorgancıoğlu ve “28 Temmuz, Kıbrıs Türk halkı için mihenk taşıdır. Ülkede büyük sorunlar var ve bunların etkin ve hızlı bir şekilde çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz CTP olarak, zor olsa bile hedefimizi “tek başına iktidar” olarak koyduk, ve tüm gücümüzle bunu gerçekleştirmek için çalışıyoruz…” diyor.

Geçmişten ders çıkardık…
CTP’nin geçmiş iktidar dönemlerini açıyoruz, “hesap soracağız” diye geldiniz, hesap sorulan oldunuz dediğimizde, Yorgancıoğlu bunu inkar etmiyor ancak, “Her insan yaşadıklarından ders çıkarmak zorundadır. Toplumla ilişkimiz, 2004’teki kadar sıcak değil belki ama 2009-2010’a göre çok daha iyi noktadadır. Geçmişte yaşadıklarımızı bir deneyim olarak görüyorum. Bu deneyim de bize, yeni dönemde daha dikkatli olmamızı sağlayacaktır. 28 Temmuz’da seçmenin önüne çıkacak adaylarımızın, gerek kalite olarak, gerekse bilgi ve birikim olarak, diğer partilerdeki adaylar karşısında, daha avantajlı olduklarını söyleyebilirim…” şeklinde konuşuyor.

Davul ve tokmak başkasında olsun istemedik…
UBP’nin hükümetten düşürülmesi ve yeni hükümetin oluşturulması süreciyle ilgili, CTP’ye yönetilen eleştiri ve suçlamalar için ise Yorgancığoğlu; önceleri UBP’nin iktidardan gitmesinden sonra kurulacak seçim hükümetinde yeralmakla, bu kısa dönemde yıpranabileceklerini düşündüklerini, o nedenle yer almama eğilimi ortaya çıktığını vurguluyor. Daha sonra yaptıkları değerlendirmelerde, kurulacak hükümete güvenoyu verdiklerinde, davul ve tokmağın kimlerin elinde olduğu konusunun öne çıktığını ve bu nedenle de yeni oluşumun, “Saray’ın ya da İrsen Küçük’ün inisiyatifinde olmasını” istemediklerinden, hükümette yer aldıklarını ifade ediyor.

Halkımıza güveniyoruz…
Seçimlerin sonucunu, halkın iradesinin belirleyeceğini söyleyen CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu, “Gerek ekonomik sorunlar, gerekse Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, en tutarlı ve alternatif politikaları ortaya koyan tek parti olan CTP’ye, seçmen de desteğini verecektir. Ben halkımıza güveniyorum…” şeklinde noktayı koyuyor.

CTP için seçimin bir başka anlamı var, çünkü seçimin hemen ardından bu kez kurultay gündeme gelecek. Sonuçta seçim sonucu, doğal olarak kurultay sonucunu da belirleyecek gibi görünüyor.

YERİN KULAĞI VAR

GÖREV SEÇMENİN: İnsanın doğasında var, kendini bulunmaz Hint kumaşı sanıyor. Bütün bu liste savaşlarının sebebi bu. Adam önce kendini bilecek, haddini bilecek, sonra doyuma ulaşmayı bilecek, arkadan gelen birikimli gençleri görebilecek, kendini onlarla mukayese etmeyi bilecek. Yapamıyorsa, seçmen yapacak, başka yolu yok…

HİÇBİR DÖNEM OLMAZ: Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Sami Dayıoğlu, bakanlıktan emekli Hüseyin Özçağ’ı “teknik danışman” olarak görevlendirmekle yaptığı hatayı görmüş, kararı geri almış. Bakanlıkta herhangi birine sorsa, emeklinin, para almadan da olsa görevlendirilemeyeceğini öğrenirdi. Acemilik diyelim. Ancak Dayıoğlu açıklamasında “Yapılan değerlendirmede bu dönem içerisinde görevlendirilmesinin uygun olmadığı tespit edildi” diyor. Aman dikkat, ne bu dönem, ne de başka bir dönem emekli istihdamı olamaz. Sakın ola yeni iktidarlar da bunun yolunu açmaya kalkmasınlar…

SİYASET HUKUKA ÖYLE UZAK Kİ: Ah sevgili Barış Mamalı, senin kabahatin her olaya hukuk gözlüğüyle bakman. Hele de siyasette hukukun esamesi okunur mu… Özünde dolap var, entrika var, kıvraklık var, döneklik var… Ama hukukun üstünlüğü yok, hepsinden önemlisi vefa yok, etik yok… Politikanın ruhu bu. Sen yine de en iyi bildiğin işi yapmaya devam et. Siyasette hukukun üstünlüğü mücadelesinden hiç vazgeçme…

BAKANLAR AÇIKLASIN: Kendisi de, eşi de çok yakın bir tarihte vatandaş olan Nazmi Pınar’ın, “eşimin akrabalarının arazisiydi, hisseliydi, izni alan biz değildik” açıklaması kimseyi tatmin etmedi. Bu konuda esas açıklamayı yapması gereken, ön izni veren dönemin İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu ile verilen izinlerin denetimini yapmakla yükümlü dönemin Ekonomi Bakanı Sunat Atun’dur…

TDP’DE LİSTE KRİZİ: TDP Genel Başkanı Çakıcı son gün yediği, “aday darbesi” ile adeta şaşkına döndü. Lefkoşa’da Suphi Hüdaoğlu ile Barış Mamalı, Güzelyurt’ta ise Tahsin Mertekçi merkezin hışmına uğradı. Sıralarına itiraz ettikleri için, liste dışında bırakıldılar. Bu son gün değişikliği 28 Temmuz seçimlerinde TDP’yi nasıl etkileyecek hep birlikte göreceğiz. Ancak özellikle Lefkoşa’da merkezin bu kararına seçmenin de bir tepkisi olacağını söylersek, yanılmış olmayız…

KADIN ADAYLARDA CTP ÖNDE: Partilerin aday listelerine baktığımızda CTP’nin 12 kadın adayla ilk sırada yer aldığını görüyoruz. CTP’yi TDP izlerken, kadın aday konusunda UBP ve DP-UG sınıfta kaldı. Kadın bir başbakanın toplumda yarattığı olumlu havayı iyi koklayamayan bu iki parti, yine erkek ağırlıklı bir listeyle seçmenin karşısına çıkıyor…

EJDER BU: Daha iki gün öncesine kadar savurduğu tehditlerden sonra, ne oldu ki bir anda dut yemiş bülbüle döndü acaba. Geçen akşam partideki toplantıdan pür sinir çıkan ve “Bana yaptıklarını ödeteceğim, oynanan oyunları deşifre edeceğim” diyen Ejder Aslanbaba’nın, son günlerde sesi soluğu çıkmıyor. İddiaya göre bazı taleplerinin karşılanması üzerine, hem yeni hükümete güvenoyu vereceğini, hem de konuşmayacağı yönünde söz vermiş…

ZİRVEDEKİLER

Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği: Sayısız sosyal sorumluluk projesine imza atan ve toplumsal mücadele yıllarına damgasını vuran Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği 60 yaşında. 60. yaş günü fotoğrafında yer alan, Süheyla Küçük, Oya Talat, Gülin Küçük ve daha niceleri toplumsal barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde herkese anlamlı bir mesaj verdi sanırım…

DİPTEKİLER

Mehmet Çakıcı: Daha iki ay önce Lefkoşa Belediye Başkan adayıydı Dr. Suphi Hüdaoğlu. Ne yalan söyleyelim, aldığı oy bir yana, TDP’ye artı bir sempati getirmişti. Hatta TDP bundan aldığı cesaretle erken seçim demeye başlamıştı. Şimdi o Hüdaoğlu, kendisini öve öve bitiremeyen parti başkanı tarafından liste dışı bırakıldı. Politika ve vefa, birbirinden ne kadar uzak iki kelime…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil