03 Aralık 2016

Yine Maraş meselesi!

Haber İçi Üst

Şu Maraş konusu nedense ısıtılıp ısıtılıp gündeme getiriliyor.

Rum tarafı her köşeye sıkıştığında Maraş kartını masaya sürüyor.
Talep hep ayni…
Maraş’ın 1974 öncesi sakinlerine devri isteniyor.
Ancak Maraş’ın devri ile bir şey olacağı yok.
Gelinen noktada, önemli olan Kıbrıs meselesinin bütünlüklü bir çözüme ulaştırılması…
Bunun için de şartlar müsait.
Yeter ki niyet olsun.
Kıbrıs meselesi şıp diye çözülüverir.
Ama niyet yok!
Maraş’ın devri ile işler hemen hallolacak olsa bu konu konuşulsun.
Ancak Maraş devredilse de Kıbrıs meselesi devam eder gider.
Gelinen aşamada gözler Kıbrıs konusuna çözüm müzakerelerinin başlayacağı iddia edilen tarih olan Eylül ayına çevrildi.
Beklenti müzakerelerin Eylül ayında başlaması.
Ama müzakerelerin başlamasından çok nasıl ve ne şekilde başlayacağı önemli!
Kaldığı yerden mi, yoksa sil baştan yapılarak her şeyin yeniden tartışılmaya başlanacağı bir şekilde mi?
İşte kritik soru bu!
Umarım zaman kaybına neden olacak şekilde Kıbrıs meselesinde yeni bir akademik tartışma başlatılmaz.
Ve taraflar bugüne kadar yapılan müzakerelerde ortaya çıkan uzlaşma kağıtları ile ayrılıkları esas alarak sorunun çözümüne odaklanır.
Aslında Türkiye AB Bakanı Egemen Bağış’ın Kıbrıs meselesinde ‘Papa seçimi’ modeli önerisi dikkate alınması gereken ciddi bir öneridir.
Bu öneri, meselenin kısa bir zamanda çözümlenmesine zemin yaratmaya dönük bir çıkış yolunu ortaya koyan gerçekçi bir öneridir.
Dileyelim Bağış’ın bu önerisi dikkate alınsın…
Kıbrıs konusunun geldiği bu aşamada, Türk tarafının çözüm konusunda iradesinin var olmasının yanı sıra kafası da nettir.
Ancak Rum tarafında kafalar karışık olmaya devam etmektedir.
Ben Türkiye ile Yunanistan Dışişleri Bakanları arasında dün Ankara’da yapılan görüşmeyi çok önemsiyorum.
Çünkü biliyorum ki, Türkiye Kıbrıs konusunda kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm için adım atmaya hazırıdır.
Ve bu adımı atabilecek zemini yaratmak için çabalarını sürdürmektedir.
Bu çerçevede ilgili tarafları ikna etmek ve uzlaşının yolunu açmak için girişimlerini sürdürmektedir.
Yunan Dışişleri Bakanı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun görüşmesinde Kıbrıs konusu da önemli bir yer aldı.
Ankara, Atina’ya “Sen de artık geri durma Kıbrıs konusunda elini taşın altına koy” mesajını verdi.
Yunanistan kanadının mesajı doğru algıladığı ve aslında onların da Kıbrıs meselesinin sonlandırılmasını istediği iddiaları var.
Ancak bunun için cesur olmaları ve adım atmaları gerekecek.
Eksiklikleri bu noktada!
Kıbrıs meselesinde çözümsüzlüğün devamı kimsenin faydasına değil.
Çözüm koşullarında ilgili tüm tarafların kazançlı çıkacağını ve bölgenin bir barış ve iş birliği havzasına dönüşeceğini aklıselim sahibi herkes teslim ediyor.
Ama iş sonuç alıcı adım atmaya gelince bazı taraflar nedense geri duruyor.
Türkiye bu nedenle Amerika Birleşik Devletleri gibi güç odaklarının devreye girip adım atmakta çekingen davranan tarafları motive etmesini istiyor.
Gelinen noktada Kıbrıs meselesinin bilinmeyen, tartışılmayan bir yönünün kalmadığı ortadadır.
Bu nedenle tali yollara sapmadan meselenin kapsamlı çözümüne odaklanmanın dışında zaman kaybına neden olacak arayışlara girmeye gerek yoktur.
Maraş ve benzer konularla uğraşmak sadece zaman kaybına neden olur ve sorunun çözümsüz kalmaya devam etmesine fırsat yaratır.
Bunun için kapsamlı çözümün bir parçası olan Maraş meselesinin tartışmaya açılmasına fırsat vermemek ve Rum tarafını sorunun kapsamlı çözümü noktasında hareket etmeye zorlamak en doğru ve akılcı yoldur.
Hedef kapsamlı çözüm olmalıdır.
Bunun için de şartlar müsaittir.
Yeter ki ortaya irade konulabilsin…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam