05 Aralık 2016

Yeşim Örek Gümüşdağ hepimize bir ayna tuttu…

Haber İçi Üst

Yeşim Örek Gümüşdağ… Babası, eski başbakanlardan Osman Örek… Bundan önce de adını yine anma törenlerinde, rahmetli Örek’in anıt mezarına gösterilen ilgisizliği kınarken duymuştuk. Ancak bu yıl güncel sorunlarımızdan bahsetti ve öyle şeyler söyledi ki, Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesini bizzat verenlerin çocukları olan bir neslin temsilcisi olarak, herkesin yüzüne kocaman bir ayna tuttu…
Gümüşdağ, 1960 Cumhuriyeti kurulurken, Kıbrıs Türklerinin ayrı belediyelere sahip olması için verilen mücadeleyi hatırlattı. Gerçekten ne büyük bir mücadeleydi o. Dr. Küçük’ün yakın arkadaşlarıyla köy köy gezerek halk desteğini sağlayıp, masaya getirdiği ilk siyasi eşitliğimiz, ilk egemenlik alanımızdı. Hatta Makarios 1963’te Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırma planında baş yeri bu konuya vermişti. Artık bizim de belediyelerimiz vardı. Belediye başkanlarımızı biz seçecektik… Seçtik de. Öyle insanlar seçtik ki, tarihe mal oldular. Örneğin Lefke Belediye Başkanı Nekipzade’ye, Kraliçe’nin madalya verdiğini hatırlarım… 
Aradan elli yıldan fazla bir zaman geçti. Adanın yarısında tam anlamıyla egemen olduk. Ama o mücadelenin ruhunu da, onun yanında başka şeyleri de kaybettik. Bugünkü belediyelerimizin durumuna bakınca, benim aklıma gelen en güçlü neden şudur; biz o mücadele yıllarından geçip, rahata erdikten sonra, çok önemli bir anlayış değişikliğine gittik. O da, “toplum için mücadeleden, bireysel mücadeleye geçiş”tir.
Belediyelerimiz bugün büyük oranda borç batağındadır. İyi durumda olanlar dahi, devlet sistemi adam gibi işlemediğinden dolayı sık sık sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Şimdi siz söyleyin, o gün o mücadeleyi verenlerle aramızdaki en büyük fark bu değil midir? Ne doğru dürüst bir devlet sistemi kurabildik, ne de var olanı işletebildik…
İşte Gümüşdağ’ın işaret ettiği budur. Her yıl birileri için anma törenleri düzenlemekte üstümüze yoktur. Kürüm kürüm gideriz törenlere de, orada anılanların mirasına sahip çıkmak aklımıza gelmez. Ama “eserlerine sahip çıkacağız” diye bağırdığımızda, dağlar Mehmetali çağırır, o başka.
Başka şeyler de söyledi Yeşim Örek Gümüşdağ. Devletin içindeki yolsuzluklara, usulsüzlüklere, insanların borç batağına sürüklenmesine değindi ve “Artık bu durumun suçlusu olarak başkalarını değil kendimizi sorgulamalıyız. Ancak ortak akılla birleştiğimiz zaman bunu başarabiliriz. Eskiden olduğu gibi” dedi.
O yılların varlıkla yokluk arasında gidip gelen insanlarının evlatlarıyız bizler. Çok iyi eğitim görenlerimiz, dünyayı bilen vizyon sahibi olanlarımız çoğunlukta. Ama içinde yaşadığımız ortam, bu kaliteyle asla uyumlu değil. Kendi kendimize reva gördüğümüz yaşam, aldığımız kültürle ya da eğitimle doğru orantılı hiç değil.
Kısacık konuşmasında, esas sorunlarımızı özetleyen ve orada olan herkese ders veren Yeşim Gümüşdağ’ın konuşması bana bunları düşündürdü. Bana öyle geliyor ki, önceliğimiz, hayatı yaşanmaz hale getiren şark politikasından bir an önce kurtulmak olmalı. Bunu da, sadece kendini kurtarmayı değil,  toplumu kurtarmayı düşünenleri başa getirerek yapabiliriz diye düşünüyorum.
O gün orada, o anma töreninde olanlar, bu sözlerden kendilerine pay çıkarttılar mı acaba..? Hiç sanmıyorum. Öyle olsa, o anıt mezar hala o durumda olmazdı…

YERİN KULAĞI VAR
LTB ÇALIŞANINA İKİ MAAŞ: UBP’nin belediye başkan adayı Hasan Sertoğlu,  üç aylık maaş alacağı olan LTB çalışanlarına iki aylık maaş ödemesi yapılması için kolları sıvamış. Sertoğlu, seçimlerde kendisine büyük bir artı getireceğine inandığı ödemeler için bugünlerde tüm imkanları zorlamaya başladı. Bunu başarırsa, kendisine oy olarak geri döner mi bilinmez ama, birçok kişinin hayır duasını alacağından şüphesi olmasın…
İSYANCI BAŞKANLAR ALACAKLARINI ALDI: Meclis Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, belediyelerin aldığı katkı paylarına ilişkin bir yasa değişikliği hazırladı. Buna göre, belediyelerin yerel gelirlerden aldığı pay, yüzde 9’a çıkarılıyor. Yerel gelirlerin % 8,50’si nüfusa göre dağıtılırken, 0.50’lik bir miktar da, son nüfus sayımında nüfusu 5.000’den az olan Belediyeler ile 2008 yılında bağlanan köylerin son nüfus sayımındaki nüfusları dikkate alınarak Belediyelere dağıtılacak. Paranın on üçte biri, her ayın 15’ine kadar belediyelere ödenecek. Belediyeler bunun altıda birini alt yapı için kullanmak zorunda… Bu durumda isyancılar, Başbakan’dan istediklerini şantaj yoluyla almış oluyorlar…
YA BİZİM SAĞLIĞIMIZ: LTB Halk Sağlığı Şubesi ile Zabıta Şubesi ekipleri son on gün içerisinde 243 adet işyeri denetimi yapmış. Sağlık yönünden uygun koşullarda olmayan ve yapılan uyarılara rağmen kurallara uymayan iş yerlerinin gıda maddeleri müsadere edilmiş, iş yeri kapatma cezası uygulanmış. İyi güzel de, haftalardır toplanmayan çöplerden dolayı Lefkoşalının bozulan sağlığı için, biz kime kapatma cezası uygulayalım…?
YİNE İŞ BAŞA DÜŞTÜ: Çöpler yine Lefkoşa Kaymakamı Kemal Deniz Dana’nın başına kaldı. Haftalardır biriken ve çirkin bir görüntüye neden olan çöp yığınları geçmişte olduğu gibi yine kaymakamlık tarafından toplatılıyor. Lefkoşalı Deniz Dana’ya borcunu nasıl ödeyecek acaba..?
VATANDAŞ DA DİKKAT ETMELİ: Son günlerde yeniden baş gösteren çöp krizinde vatandaşlar olarak bizler de suçluyuz. Dün bizim mahallede Kaymakamlığın organize ettiği çöp toplayıcılar, biriken çöpleri toplamakta oldukça zorlandılar. Küçük poşetler halinde sokağa fırlatılan çöpleri yerlerden toplamak büyük dert. Ellerinde çöp toplamaya uygun araç olmayınca da, yerlere saçılan çöpleri yeteri kadar temizleyemediler. Vatandaşlar olarak çöplerimizi büyük torbalarda atmak zorundayız. Her şeyi başkasından beklemek yerine, biraz da biz çaba gösterelim ne olur.
BEDELİ NE OLURSA OLSUN: KTHY eski çalışanlarının yatırılmayan ve faizleriyle birlikte yaklaşık 15 milyon lirayı bulan İhtiyat Sandığı paraları için, KTAMS dava açtı. İhtiyat Sandığı Müdürü’nün hiçbir yasal girişimde bulunmaması ve neden olarak da,”bakan baskı yapıyor” imajı yaratması pek inandırıcı değil. Memlekette yola çıksan her adımda bir avukata çarpar durumdayken, dairenin davayı açacak avukat bulamadığı bahanesi, milleti uyutmak, hatta enayi yerine koymaktır. KTAMS bu davayı bedeli ne olursa olsun, sonuna kadar götürmek zorundadır. Kazanılacak bu dava, birçok sorunun da çözümüne emsal teşkil edecek. 
DEVLETE SOKUŞTURULMAYACAKLAR: Güney’deki bankalar krizinde en kötü durumdaki iki bankadan biri olan Laiki Bank, aşamalı olarak kapanacak. Bu durumda 3 bin kişinin işsiz kalacağı belirtiliyor. Bizler şimdi bu olayı yakın takibe almalıyız. Bakalım bu 3 bin kişi nasıl tazmin edilecek. Kendilerine tazminat mı ödenecek, yoksa hepsi devlete mi sokuşturulacak. Hiç sanmam. Zira orada çalışanların tümü hem sendikalı, hem de o ülkede, çalışanlarla ilgili güçlü AB yasaları geçerli… Onun için, takır takır tazminatlarını alacaklar…

ZİRVEDEKİLER
Yeşim Örek Gümüşdağ: Babasının ölüm yıl dönümünde yaptığı konuşmada, kurduğumuz devletteki yolsuzluklara, usulsüzlüklere, insanların borç batağına sürüklenmesine değindi ve “Artık bu durumun suçlusu olarak başkalarını değil kendimizi sorgulamalıyız. Ancak ortak akılla birleştiğimiz zaman bunu başarabiliriz. Eskiden olduğu gibi…” dedi. Utanması gerekenler utandı mı acaba?

DİPTEKİLER:

Alo Kaçak: Ekonomideki kaçak ve kayıt dışılıklara haberleşme de eklendi. Arz – talep dengeleri internet üzerinden yapılan yurt dışı sesli görüşmelerde kayıt dışılığa olan cazibeyi artırdı. Bunu fırsat bilen bazı uyanıklar bu yolla, yüz binlerce liralık haksız kazanç elde edip devlete tek kuruş vergi ödemiyorlar…

Euro Grup’ta varılan uzlaşıyla Laiki Bank tarihe karışıyor

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam