09 Aralık 2016

Yerel yönetimler ve eğitim

Haber İçi Üst

Dünyamızdaki gerek teknolojik, gerekse ekonomik ve siyasal değişiklikler ve gelişmeler yerel yönetim bağlamında da yeni bir yönetim anlayışını da beraberini de getirmiştir. İşte bu noktada “örgütlü toplum” ve “katılımcılık” en önemli unsur olarak karşımızda durmaktadır. 21’inci yüzyılda yerel yönetimler daha demokratik ve katılımcı olmak, ayrıca toplumun örgütlenmesine, bütünleşmesine katkı koymak durumundadır. Çağdaş yerel yönetim anlayışında topluma sunulan beledi hizmetler yanında, kültür ve eğitim verilen değer ve bu anlamda sunulan hizmetler de o yerel yönetimin çağdaşlığının bir göstergesidir.
*********
İşte bunların ışığında Avrupa’nın tek bölünmüş başkentinin kuzey yarısında 7 Nisan’da yerel yönetim seçimleri yapılacak. Üstelik de ülkemizde uluslararası tanınan tek kurum olduğu iddia edilen Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yönetimine seçilmek için 9 başkan, 70’i aşkın da meclis üyesi adayı bulunurken… Yoğun bir propaganda dönemi geçtiğini söylemek mümkün. Başkan adayları genel anlamı ile ekonomik olarak batmış bir kurumun nasıl düzlüğe çıkarılması gerektiği üzerinde duruyor. Belki ilk bakışta bu doğru gibi görünüyor. Peki sonrası? Çağdaş bir yerel yönetim anlayışında uzun vadeli hedefler de ortaya koymak gerekmiyor mu? Hakkını yememek gerekir ki bazı siyasi partiler ve adaylar 5 yıllık hedeflerini ortaya koydular ve adım adım belediyeyi nasıl düzlüğe çıkaracaklarını da anlatıyorlar.
…Ama yine de ben ortada ciddi bir eksiklik görüyorum. Ülkemizde bulunan 9 yüksek öğretim, 150 civarında da ilk ve orta öğretim kurumu bulunuyor. Bu kurumlarda 45 bin civarında üniversite öğrencisi, 40 bin civarında da ilk ve orta öğretim öğrencisi öğrenim görüyor. Yani ülkemizde toplam 85 bin civarında adına “öğrenci” denilen bireyler yaşamaktadır. Bu öğrencilerin yarıya yakını Lefkoşa’da ikamet etmekte ve hizmet beklemektedir.
Hal böyle olunca bir vatandaş olarak Lefkoşa’yı yönetmeye talip olanlardan eğitim adına bir şeyler duymak istiyorum. Kaldı ki dünyadaki çağdaş yerel yönetim anlayışında eğitim, yerel yönetimlerin önemli bir bacağını oluşturuyor.
Üzülerek söylemek zorundayım ki hiçbir başkan adayı “eğitime şu katkıyı yapacağım” dediğini duymadım, görmedim, okumadım. Gönül ister ki kaçırmış veya yanılıyor olayım.
********
Çağdaş demokratik toplumlarda “yerinden yönetim” anlayışı hakim kılındığı için eğitimin yönetimi de yerel yönetimlere bırakılmıştır. Genellikle, merkezi otorite (bakanlık olabilir) eğitimin müfredatını ve ilkeleri belirliyor, yerel yönetimler ise denetleme görevi yapıyor. Her ülkede farklı uygulamalar olmakla birlikte genel anlamı ile yerel yönetimler müfredatın uygulanması, personel istihdamı, çalışma takvimi belirlenmesi, sınavlar ve benzeri çalışmaları yürütmekle yükümlüdür.
Çağdaş ve demokratik ülkelerin çoğu (İngiltere, İsveç gibi) 30 yılı aşkın bir süredir eğitimi yerel yönetimlere devretmiş durumdadır. Bizde ise hala merkezi sistemin hantal yapısı ve bürokratik engelleri ile eğitim yönetilmeye çalışılmaktadır. Okul yöneticileri bu hantal yapı yüzünden devletten bir şey beklemekten vazgeçmişler, tüm olanaksızlıklara rağmen okulları ekonomik olarak ayakta tutmaya çalışmaktadır.
Bu nedenle Lefkoşa’yı yönetmeye talip olanların hedefleri arasında, “eğitimi yönetme” de olmalıdır ve bunu merkezi hükümetten talep etmelidir. Belki bunun için yasal değişiklik de gerekmektedir. Ancak bunu talep eden olmayınca hükümetler de eğitimi yönetme erkini yerel yönetimlerle paylaşmayı pek düşünmüyorlar.
Bu noktada sivil topluma da büyük görevler düşmektedir. Halk, yerel yönetimlerde demokratik anlayışın ve katılımcılığın gelişmesi için baskı unsuru olmaya devam etmeli ve eğitimin yönetiminde yerel yönetimlerin daha etkin rol alması için çaba göstermelidir. Çünkü çağdaş toplum, çağdaş yerel yönetim ve çağdaş eğitim anlayışı bunu gerektiriyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil