02 Aralık 2016

YER GÖK SARI-LACİVERT

Haber İçi Üst

 

Havaalanından şehir merkezine giderken yeniden takdir ettim “bu güzellikleri” yaratanları.
Bilenler bilir, havaalanından Çankaya'ya yaklaşık 40 kilometredir ve hep bir protokol yolu olduğu söyleniyordu.
Fakat bu söylem palavraydı sadece.
Havaalanından itibaren sefaletin ve yoksulluğun simgesi gecekondular yükseliyordu tepelerde.
Daracık ve kıvrımlı yolda hemen her gün bir ölümlü kaza olurdu.
Koyundan biraz daha iri inekler yollarda pineklerlerdi.
Tam bir geri kalmış doğu başkenti görünümündeydi Ankara, biz okumaya gittiğimiz 1983 yılında.
1987'de Büyük Britanya Kraliçesi gelecekti Ankara'ya.
Rahmetli Özal henüz yeni gelmişti sivil göreve.
Kraliçe soracaktı; “Mr. Özal tepelerin üzerindeki bu küçük evler nedir” diye.
Özal utana sıkıla yalan söyleyecekti; “Ekselansları bizde arıcılık çok gelişmiştir. Gördüğünüz evler arı evidir.”
Kraliçe hayrete düşecekti; “Very fantastic.”
“O arı evlerinin” hepsi yıkıldı. Yerlerine çağdaş gökdelenler yapıldı. Protokol yolu viyadük ve tünelleriyle muhteşem bir parkura dönüştü havaalanından Çankaya'ya kadar.

***

İşte o yolda seyrederken  bol bol bordo-mavili formalı gördük.
Hemen şoföre yüklendik;
“Kaptan nedir bu durum” diye.
Kaptan gayet rahat;
“Ağabey bunlar varoşlarda çoğunluktadır.” Merkezde Kızılay ve Ulus'ta on binlerce Fenerbahçeli var. Trafik daha şimdiden kilitlendi.
Saat 16.00'ı gösteriyor ve aldı bizi bir gaile, stada nasıl gideceğiz diye.
En son 1985 yılında maç izlemiştim Ankara 19 Mayıs stadında.
Gençler Birliği ile Fenerbahçe oynamıştı.
Maçtan 5 dakika önce stada gitmiş, maç bittikten 15 dakika sonra evimizin yolunu tutmuştuk.
Şimdi en az 7 saat harcamamız gerekecekti kupa şampiyonunu izlemek için.
İyi ki de izlemişiz. Sonuçta değdi.
Ankara'da yer gök sarı-lacivertti.
Ve Fenerbahçe hak ettiği bir kupayı, havaya kaldırmanın sevincini yaşadı.

***

Ligde başarısız bir sezon geçiren Trabzonspor’un maça asılacağı ve çok koşup uzun toplarla, defansın arkasına sarkıp sonuç almaya çalışacağı aşikardı.
Fakat arada kalite farkı vardı. Fenerbahçe istediği gibi oyunu çevirdi, kupayı kaldıracak golü attı. Trabzon için geriye kalan kalecisinin inanılmaz başarısıydı. Bu açıdan da teselli bulabilir.
Fakat elli birinci kupa Fenerbahçe'nin oldu.
Hüseyin Ekmekçi bu maçı saha içinde izledi. Yani Fenerbahçe'nin galibiyetini çok yakından gördü.
Onu teselli etmek de bana düştü…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam