10 Aralık 2016

Yeniden adayım

Yeniden adayım
Haber İçi Üst

“HİZMETLERİME DEVAM ETMEK İSTERİM”… “Ülkemiz ve halkımız adına hizmetlerin devam etmesi için yeniden göreve talip olduğumuzu söylemek isterim. Biz bu hizmetleri ada çapında yaptık ama Mağusa seçmeninin bunu çok iyi değerlendireceğini düşünüyorum”
BAŞARININ SIRRI… “Proje temelinde çalışıp gerçeklerin ortaya konulması halinde işin olmaması için hiçbir neden yok. Böyle olunca, 30 yılda yapılanları, 3 yılda yapabiliyorsunuz. Bunu herkes gördü”
HÜKÜMETİN DÜŞÜRÜLMESİ… “Parti içi mesele, ülkenin bir meselesi haline dönüştü. Bu da bizlerin, görev yaparken yorulmamıza neden oldu. En son atılan adımın da tarafımdan hiç taktir görmediğini açıkça ifade etmek isterim”

Selda İÇER

UBP Genel Başkanı İrsen Küçük başkanlığındaki hükümetin güvensizlik önergesi sonrası düşürülmesi sonrasında şimdi gözler 28 Temmuz’da yapılacak erken seçimde kimlerin aday olacağı konusuna çevrildi. Yavaş yavaş isimler belirlenirken, tablo bizlere şu anda Cumhuriyet Meclisi’nde şu anda vekil olan hemen hemen tüm isimlerin yeniden aday olacağını gösteriyor. Bunlardan bir tanesi de, şu anda düşmüş olan İrsen Küçük kabinesinde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı görevinde bulunan Gazimağusa Milletvekili Hamza Ersan Saner. Ersan Saner bizlerle yaptığı görüşmede 3 kabinede yer alan bir bakan olarak bugüne kadar yaptığı hizmetleri anlattı. Saner, bakanlığında yapmak istediği, yarım kalan birçok projesi bulunduğu ve bunun yanında genel anlamda halka hizmete devam etmek için yeniden aday olmak istediğini açıkladı. Mimar olan Ersan Saner, bakanlığının mesleği ile alakalı olduğu için 3 yılda bu kadar çok projeye imza atabildiğine de işaret etti.
HAVADİS: Hükümetin düşüp Başbakan’ın istifasını sunması sürecinde yaşananları siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
SANER: Bir yılı aşkın bir zamandır UBP, kurultay sürecine girdiği andan itibaren parti içindeki çalışmalar hep hükümet icraatlarının önünde algılanmaya başlandı. Bu da tabii süreç içerisinde vatandaşımızın olduğu gibi bizlerin de yorulmasına ve halka hizmet götürürken de, her ne kadar “sıkıntı yaşamadık” desek de, bir huzursuzluğun oluşmasına neden olduğunu söyleyebilirim. Kendi iş ortamımız içerisinde. Çünkü birinci kurultay yaşandı. Ondan çıkan sonuçtan sonra, ikinci kurultaya gidilmesi için bir mahkeme süreci yaşandı. Daha sonra ikinci kurultay gündeme geldi. Bu sürecin basında gereğinden çok fazla yer aldığını düşünüyorum. Çünkü sonuçta kurultaylar parti içi meselelerdir. Çünkü partinin idaresinin kimin elinde olacağı yönünde parti tabanının kullanacağı oyla belirlenecek bir durumdur. Ama bunların yerine basında UBP’nin kurultayı ön planda tutuldu. Bunun bir parti içi mesele olmasından çok, ülkenin bir meselesi haline dönüştü. Bu, daha önce de söylediğim gibi, bizleri görev yaparken yorulmamıza neden oldu. İkinci kurultayımızdan sonra da herkesin de basından takip ettiği gibi, bir takım oluşumlar gerçekleşti. Bu oluşumdan sonra guruplaşmalar daha net bir tavır almaya başladı. Açık söylemek gerekirse 1997 yılından bu yana ilçe yönetim kurullarında, Parti Meclisi’nde, belediye meclis üyesi olarak ve daha sonra da 2006 yılında belediye başkan adayı olarak tüm bu süreçler içerisinde yaşamış olduğum UBP, gerçekten çok severek, çok büyük hizmet aşkı ile bu partiye hizmet veren birisi olarak da bu günlere gelinmemesi gerektiğini düşünüyorum. Burada “kim kaybetti, kim kazandı”dan çok, UBP’nin bu noktaya gelmesinde ciddi sıkıntılarımız olduğunu düşünüyorum. Ve her ne pahasına olursa da olsun, burada kim haklı, kim haksız diye burada sabaha kadar tartışabiliriz ama, en son atılan adımın da tarafımdan hiç taktir görmediğini açıkça ifade etmek isterim. Tabii ki burada mutlaka bir taraf haklı olduğunu söyleyecektir, diğer taraf haksız olduğunu iddia edecek. Karşılıklı bunlar söylenecek ama benim kişisel kanım, sonuç ne olursa olsun hükümetin düşürülmesi konusunda çok büyük bir problem yaşadığımızı ve bunun kabullenilemeyecek bir olgu olduğunu söylemek isterim.
HAVADİS: Parti içindeki sıkıntılar gerçekten vekillerin kendi partisinin hükümetini düşürüp, bir başka partiye geçecek kadar kötü mü idi?
SANER: Onu söylemeye çalışırım. Böyle bir şey asla olmaması gerekirdi diyorum. Bu konuda bunun asla bizim tarafımızdan ne problem olursa olsun yaşanmaması gerektiğini düşünüyordum. Ama talihsiz bir şekilde yaşadık.
HAVADİS: Bundan sonrası için ne görüyorsunuz? Nasıl bir hükümet modeli çıkar ortaya?
SANER: Bu geçiş sürecini bilmiyorum. Süreci hep birlikte takip edeceğiz. Çünkü tamamen senaryolar konuşuluyor.
HAVADİS: Teknokrat bir hükümetin kurulmasından söz ediliyor. Buna nasıl bakarsınız?
SANER: Olabilir. Senaryolardır bunlar sadece. “Güvenoyu aldıydı, almayacaktı, iade edecekti” yani bunlar tamamen senaryo. Faraziyeler üzerine çok da yorum yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum ben.
HAVADİS: Şu anda düşmüş bir hükümetin bakanısınız. Yeni bir hükümet kurulana kadar da bu göreviniz devam edecek. Görevde olduğunuz süre içerisinde projelerinizin ne kadarını hayata geçirebildiniz?
SANER: Birçoğunu, yüzde yetmişin üzerinde. Bunu sadece ben söylemiyorum. Bugün çıktığımız yollarda bunların tümünü çok net görüyorsunuz. 2010 yılında göreve geldiğimizde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın sahip olduğu yol ağı 124 kilometre. Bizim bu üç yıl içinde tamamlayıp halkın hizmetine verdiğimiz sadece bölünmüş yol, 63 kilometre. Artı 65 kilometrelik bir yol da şu anda ihale edilmiş ve hepsinin inşasına başlanmıştır. Sonuçta, 127 kilometre ek yol, ek bölünmüş yoldan bahsediyorum sadece, bizler inşallah 2015’in ilk çeyreğinde halkın hizmetine koyacaktık. Artı, bu yıl yapacaklarımızla 124 devraldık, 127 ekledik, toplam 251 kilometre ediyor ulaşılacak yol. Ama dikkatinizi çekiyorum 2010 yılına kadar 124 kilometre, 3 yılda 127 kilometre. Ve bu yıl, projelendirmesine başladığımız toplamda da 78 kilometrelik bölünmüş yolumuz vardır. Türkiye ile imzaladığımız 2020 protokollerine 2015 yılı sonu itibarıyla ulaşılacaktır. 5 yıl öne çekecek tüm bunları. Tüm bunların yanında yol güvenliğinin artırılması için, ilk kez ülkede New Jersey korkuluklarını gündeme taşıdık. Ölümlü trafik kazaları ilk kez, geçtiğimiz yıl AB standartlarının altına indi. Bu yıl da ölümlü trafik kazalarının yüzde 95’i, sadece tek şerit yollarımızda gerçekleşmiştir. Sadece tek bir ölümlü kaza çift şeritli yolda ölümlü kaza gerçekleşmiştir. O da bizim polisle yaptığımız istişarede, emniyet kemeri kullanılmamasından oluştu. Yol aydınlatmalarında da, 2010 yılına kadar ülkedeki toplam yol aydınlatması 37.6 kilometre. Şu anda 87 kilometre. İki katından fazla yol aydınlatması yaptım. Yani ben Turizm Bakanı iken Lefkoşa’dan Girne’ye karanlıkta gidiyordum. Ulaştırma Bakanı olduktan sonra, aydınlıkta gitmeye başladım.
HAVADİS: Sizin farkınız ne idi ki bu kadar hızlı bir şekilde projelendirip hayata geçirdiniz işleri?
SANER: Vallahi şunu söyleyeyim. Bizdeki farkın, sadece projeler üretip bunların üzerinde ısrarcı olmamız olduğunu düşünüyorum. Çünkü biliyorsunuz bizim alt yapı yatırımlarımız ağrılıklı olarak yüzde 95’in üzerindeki kısmı TC ile ilgili protokollerde geliyor. Burada 11-12 yıllık dönemde TC’de Başbakan, aynı başbakan, Ulaştırma Bakanı keza, aynı Ulaştırma Bakanı. Ancak bizler, aynı Ulaştırma Bakanı ile çalışan altıncı bakan. Buradaki fark, herhalde bizim proje açısından daha zengin olmamız. Lefkoşa Büyükelçimiz ile olan diyaloğumuz. Onlarla da Lefkoşa kaynaklı projelerin gelişmesinde ortaya koyduğumuz projelerimizin sebep sonuç ilişkisine dayalı olması ve belli bir mantıktan geçtikten sonra ortaya konulmasının çok etkili olduğunu düşünüyorum.
HAVADİS: Proje temelinde çalışıp gerçeklerin ortaya konulması halinde işin olmaması için bir neden yok mu diyorsunuz?
SANER: Evet, 30 yılda yapılanları 3 yılda yapabiliyorsunuz. Bunu herkes gördü. En güzel tarafı aynı bakanla çalışıyorsunuz, yönetimde aynı Başbakan var. Ancak buradaki hükümetlerin değiştiğini görüyorsunuz. 30 yılda yapılan kadar 3 yılda bu hizmeti verebiliyorsak demek ki çalışmak zorundayız. Onu burada çok net görebiliyoruz. Mesela yaptığımız güzel işlerden birisi de aletli iniş sistemidir Ercan Devlet Havaalanı’ndaki. Dünyadaki artık tüm standart havaalanlarında bu aletli iniş sistemi varken, bizde bu yoktu. 2011 yılında bunun projelendirmesine başladık. 2011 yılında ihalesine çıkıldı. 2012 yılında tamamlanıp, geçtiğimiz ağustos ayından itibaren kullanımdadır. Bundan yaklaşık bir ay önce Sayın Anastasiadis, İsrail’den buraya gecikmeli rötarlı olarak kalkmasına rağmen, Larnaka Havaalanı’na sisten dolayı iniş yapamadı ve Baf’a gitti. Güney, AB üyesi olmasına karşı, 2003 yılından itibaren başladığı bu iniş sistemine henüz kavuşamamışken, bizim bir buçuk yıllık süreçte bunu başarmamız ve şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ercan Havalimanı’nın sahip olduğu smart binası, orada görev yapan sivil havacılık personeli ile hep bunu söylüyoruz zaten. Güney bize diyor ki “Bunlar Kuzey Kıbrıs’ta havacılık adına tehdit, tehlike oluşturuyorlar.” Kimin tehdit, kimin tehlike oluşturduğu, sahip olduğumuz gerek alt yapımız, sahip olduğumuz kaliteli personelimiz ve teknik imkanlarımızla çok net ortadadır. Çünkü biz, teknik imkanlarımızla, olumsuz hava koşullarında dahi, uçakların çok rahat iniş kalkışını sağlıyoruz. Bunun yanında, bu ülkede bir baş üstü levhanın ilk olduğunu bu yüzyılda konuşmak beni gerçekten üzüyor. Ama bir de realite, ilk gerçekleşti. Bunu siz de görüyorsunuz. Ve sadece baş üstü levhalar değil, ülkenin tüm yol sistemi, kuzey, güney istikametinde numaralandırılmış, en büyük D30 yolu Gazimağusa Lefke arasında bölünmüş yol olacak. Onlar yazılmış. İlçelere göre yollar kodlandırılmış. Tüm bu sistemler artık yolda giderken, yollarımızın makyajının artık net bir şekilde ortaya çıkmasını gözlemliyoruz. Ve ilk kez KKTC’de tabelalar İngilizce isimler kullanılmaya başlandı. Turistik bölgelerin ören yerlerin kahverengi olarak, tüm dünyadaki trafik levhalarındaki aynı dili kullanarak ifade edilmesi gündeme geldi. Onun yanında da, 28 kavşakta baş üstü levhalar kullanılmaya başlanıyor. Yani adanın dört bir tarafı baş üstü levhalarla donatılıyor şu anda. Biz bunları mayıs sonu haziran ayı itibarı ile basına tanıtacaktık ama seçim yasakları geldi hiç beklemiyorduk.
HAVADİS: Yarım mı kaldı bu işler?
SANER: Hayır, devam ediyor, proje bitmiştir. Bizim görevde olup olmamamız önemli değildir, önemli olan halka hizmettir. İhale bitti, şimdi sadece takılmaları devam ediyor. Yaptığımız yenilikler arasında posta kod sistemini getirdik adaya. Eskiden internete girip bir şey yaptığımızda, “postcode” isteniyordu. Ancak bizde bu kod olmadığı için orayı boş bırakıyorduk. Şu anda posta kod sistemimiz çok rahat kullanılıyor. Birçok yurt içi üçüncü sınıf, birinci sınıf yol ihalesi yaptık. Mesela Yeşilırmak-Gemikonağı yolunu tamamladık. Dipkarpaz-Erenköy yolunun birinci etabını tamamladık. Bu yıl ikinci etabını ihale ettik. Turunçlu-Vadili, Beyarmudu-Türkmenköy, Gönendere-Tirmen, Metehan-Dereboyu bölünmüş yol olarak tamamlandı. Şu anda devam eden Metehan şehit çocukları arsasının Alayköy bağlantısı, son Ankara kaynaklı ihalemiz, Kuzey çevre yolu Lefkoşa’da. Girne, Alsancak, Güzelyalı projemiz. Lefke-Güzelyurt bölünmüş yol ki bunlar hep başladı. İlk temel Lefkoşa-Kuzey çevre yolunda atıldı. İskele-Bafra, bunlar hepsi bir bir inşallah 2015’in ilk çeyreğinde halkımızın kullanılmasına sunulacaktır. Biz görevde olsak da, olmasak da bunu kimsenin durdurması mümkün değildir. Posta pul serisinde ilk kez Kıbrıs Türk halkına hizmet edenleri çıkardık ve çok isabetli bir karar oldu. Yıllardan sonra ailelerin, Kıbrıs Türk halkının kendilerini unutmadığını görmeleri onları o kadar çok mutlu etti ki, o an yaşananlar anlatılmaz, sadece yaşanır. Hatırlanmanın verdiği gurur onlar için çok önemli idi.
HAVADİS: Ercan Havaalanı ihalesi konusunda ne diyeceksiniz. Çok tartışıldı bu ihale kamuoyunda?
SANER: Bu ihale ile Kuzey Kıbrıs tarihinde gerçekten ben inanıyorum ki önümüzdeki 25 yılda da yapılabilecek en büyük ihaleyi başarabilmenin onurunu yaşıyoruz.
HAVADİS: Bir yük gibi hissediyor musunuz bunun sorumluluğunu üzerinizde?
SANER: Hiç hissetmiyorum. Doğru işler yaptığınız zaman onun gururunu yaşarsınız. Zaten havalimanı bittiği zaman esas konuşacağız.
HAVADİS: Bu konuda çok eleştiri alıyorsunuz ama?
SANER: Olabilir, bakınız bizim her yaptığımız işte eleştiri geliyor ama doğru yaptığınız işlerde hiçbir şekilde eleştirilerden korkmayacaksınız. Bu da, gerek bakanlığımın yapmış olduğu işlerde, ki özelleştirme benin bakanlığıma değil, Ekonomi ve Enerji Bakanlığımıza bağlıdır. Fiyat artışları son günlerde gündeme gelmiştir ama bizimle alakası yok. Bizim önerimizdi ama Maliye Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Tüm bunlara rağmen Ercan Havaalanı ile ilgili tüm eleştirileri usanmadan, bıkmadan tümünü cevaplamaya çalışıyorum. Sorumluluğu yüklenmek için görev alıyorsunuz, sorumluluktan kaçmak için değil. Biz, hükümet olarak halkımıza karşı sorumluyuz zaten. Hiçbir şekilde sorumluluktan kaçmadık.
HAVADİS: Yeniden erken seçimlerde aday olacak mısınız?
SANER: Evet, halka hizmet etmeyi sürdürmek isterim. Bundan sonraki siyasi hayatımızda da halkımız taktir etti bizleri bugünlere getirdi. Bunları yapmaya da devam edeceğiz. Yani halkımıza sorumlu bir şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz. Belki pek önemli değil ama Gazimağusa’da bir liman duvarını 38 sene sonra yıktık. Halkı denizle buluşturduk. Bu konu benim için çok önemli. Çünkü Mağusa halkının denize küs yaşaması, denize sırtı dönük yaşaması kabul edilecek bir olay değildir. Bunu da başarabildiysek ne mutlu bize.
HAVADİS: Mağusa milletvekili olarak Mağusa halkına ne kadar katkı yaptığınızı düşünüyorsunuz?
SANER: Herhalde Mağusa’da bölgede birçok işler yaptığımı düşünüyorum ama genel olarak baktığımda adanın bakanı olduğumu unutmadığımı da yaptığım icraatlarda görebilirsiniz. Gazimağusa Hastane yolu ki bu bir ölüm yolu hep halkımız tarafından adlandırılıyordu. 2006 yılında inşa edildi. 6 yılda 6 kişi o yolda vefat etti. O yolun da tekrar düzenlenmesi bizim zamanımıza denk gelmesi tabii ki benim için bir Mağusa milletvekili olarak büyük mutluluk. Ancak ben bölgeciliğe hiçbir zaman prim vermedim. Mağusa-İskele yolu standartları ile ortada duruyor. Bu yol da önemli. Özellikle unutulmuş Karpaz bölgesine çok ciddi yatırımlar kazandırdık. Bu dönem içerisinde bizler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ikinci fiber optik kabloyu getirdik. Biliyorsunuz Girne’den herhangi bir olayla fiber optik kablo koptuğunda adanın tüm yurt dışı ile bağlantısı kopuyordu. Onu yedekleme şansımız oldu.
HAVADİS: Yapamadığınız ve içinizde kalan ne var?
SANER: Geriye dönüp baktığımda, yapamadığım bir şey kalmadığını eksik kalan işlerim olduğunu söyleyebilirim. Düşünün, 2013-2015 programında Kuzey Kıbrıs geneline baş üstü levhalar gibi 13 adet alt geçit, üst geçit yerleştirilmesi kayıt altına alınmıştır. Gazimağusa’dan Güzelyurt’ta kadar toplamda on tane kavşak noktamız vardır. Bir tanesi de Girne Lefkoşa anayolu üzerinde olmak üzere. Siz düşünün biz 13 adet alt geçit, üst geçit düşündük ki bunun 3 tanesi de Lefkoşa merkezde düzenleyeceğimiz olaylarda kullanılacak.
HAVADİS: Kendi mesleğinizle ilişkili bir bakanlıkta olmanızdan dolayı mı siz bu kadar çok proje üretebildiniz? Bunun bir etkisi var mı sizce?
SANER: Bire bir bağlantılıdır diye düşünüyorum çünkü kendi mesleğinize uygun bir bakanlık icra ediyorsunuz.
HAVADİS: Son olarak neler söylemek istersiniz?
SANER: Biz bu yaptıklarımızın daha da ülkemiz ve halkımız adına bu hizmetlerin devam etmesi için yeniden göreve talip olduğumuzu söylemek isterim. Tabii biz bu hizmetleri ada çapında yaptık ama Mağusa seçmeninin bunu çok iyi değerlendireceğini düşünüyorum. İnşallah bizlere tekrar uygun görür ve meclise gitmemize onay verirlerse, bu konuda hizmetlerin artarak bir 5 yıl daha artarak devam edeceğini söyleyebiliriz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil