05 Aralık 2016

Yektaoğlu: Politikalarımızı dıştan gelen etkilerden dolayı tepkisel olarak yapıyoruz…

Haber İçi Üst

Son dönemde yaşananlarla gündeme damgasını vuran ve kısa süre sonra yenilenecek olan KKTC Meclisi’ni konuştuk dün Radyo Havadis’te. Konuğumuz ise, CTP Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Mustafa Yektaoğlu idi. Mevcut yapı ve yetersiz yasalar nedeniyle bir yerde eli kolu bağlı olan KKTC Meclisi’nin yeni dönemdeki önceliğinin başta Anayasa olmak üzere Meclis İçtüzüğü’nün mutlaka değiştirilmesi ve daha demokratik ve daha çağdaş bir yapıya kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi… Ejder Aslanbaba olayı özelinde, içtüzük disiplinsizlik konusunda 144. maddesindeki bazı müeyyideleri uygulayabiliyor ki, bu da yetersiz. Yektaoğlu bu noktada bilinmeyeni de söyledi. Meğer partiler perdenin önünde, mevcut yasaların daha demokratik ve çağdaş bir yapıya kavuşmasını söylerken, perde gerisinde yaşananlar hiç de öyle değilmiş…
Ülkemizde özellikle son yıllarda fazlaca görülen milletvekili transferleriyle ilgili olarak Avrupa’daki emsallerini örnek gösteren Meclis Başkan Yardımcısı Yektaoğlu, “Avrupa’da partisini herhangi bir sebepten dolayı değiştirmek isteyen vekilin, ya milletvekilliği düşer veya bağımsız kalır. Boşalan sandalye içinse, bizdeki gibi milyonlarca liralık harcama ile ara seçim yapmak yerine, söz konusu kişiden sonra en çok oyu alan aday vekil olur” dedi. Çarşaf listeye mutlaka geçilmesi gerektiğine inandığını söyleyen Mustafa Yektaoğlu, tek listede tek sakıncanın, nüfusu küçük bölgeler olduğunu ancak, bunun için de formüller üretilebileceğini belirtti…
Yektaoğlu, Meclis’in toplanabilmesi için ille de 26 sayısının aranmaması gerektiğini savundu ve sayının 13-17 arası bir yere çekilmesi ile muhalefetin bile Meclis’i açabileceğini, böyle olması durumunda ise hükümet kanadının katılmaması halinde bile bazı yasaların geçebileceğini söyledi… Böyle bir değişikliğe iktidar olan ya da olmayı hedefleyen herhangi bir parti ne kadar onay verir, orası kuşkulu tabii.
KKTC’de genel anlamda siyasete karşı bir güvensizliğin oluştuğunu, bunun nedeninin de toplumun önünü göremediğinden kaynaklandığını söyleyen Yektaoğlu, iç politikada var olan sorunlar kadar Kıbrıs konusunda da müzakere masasının çöktüğünü, buna da Rum lider Anastasiadis’in her şeye sil baştan başlamak istemesinin neden olduğunu savundu…
Yektaoğlu Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme arzusuna saygı duyduğunu vurgulayarak, bunun için ise herkesin oyuna sahip çıkması gerektiğini savundu ve bu noktada çok ciddi bir tespit yaptı; “Ne yazık ki bizler politikalarımızı dıştan gelen etkilerden dolayı tepkisel olarak yapıyor ve kendimiz politika üretemiyoruz. Dıştan içe değil, içten dışa yönelik politikalar üretmeliyiz. Ancak üzülerek belirmeliyim ki, sadece tepkisel kalıyoruz…” Bence gerçekten de doğru, hem iç, hem dış politikada sürekli olarak aksiyoner değil, reaksiyoner olabildik. Basit anlatımıyla da hep savunmada olduk. Bence de çok doğru.
Yeni dönemde yeni yüzlerin de önemli bir oranda Meclis’te yer alacağına inandığını söyleyen Yektaoğlu, seçmenlerden güçlü ve kaliteli adaylara oy vermelerini isteyerek, özlemini duyduğu yapıyı “üreten, disiplinli ve sorumluluk bilinci olan, dışta güçlü bir temsiliyeti bulunan bir yapı” olarak tarif etti ve bulunduğu görevle bağlantılı olarak da, “Unutulmamalıdır ki, halkın iradesi, Meclis’ine sahip çıktığı oranda hayat bulur…” ifadesini kullandı.

Okur Mektubu
Sayın Mehmet Moreket:
Gazeteniz Havadis’in devamlı okuru olduğum kadar, köşenizin de meraklı bir okuyucusuyum. Yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum. 29 Temmuz tarihli köşenizde, Ejder Aslanbaba ile ilgili yazınızı okudum ve katkı koymak istedim.
Sayın Aslanbaba’nın KKTC siyasi yaşamına ne zaman ve hangi partide başladığını bilmiyorum ve beni de ilgilendirmiyor. Bugün yoğun eleştirilere konu olan kişiyle ilgili şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, hangi partide olduğu da önemli değildir. Ancak o partinin bir üyesi olarak, rüştünü kanıtlamayan birinin, her nasılsa bugünkü durumunun oluşumunda, en az onun kadar o partinin de sorumlu olduğu görüşündeyim. Dostça selamlar.
Tuğrul Hilmi Berkay

YERİN KULAĞI VAR
İŞİN DOĞRUSU: Kim ne derse desin, maaşlardaki gecikme bir kez daha gösterdi ki, TC parayı göndermediği sürece biz maaşları ödeyemeyiz. Bir günlük bir aksama bile olsa, toplumdaki genel kanı, yaşananların seçim hükümetine verilen ince bi Kim ne derse desin, maaşlardaki gecikme bir kez daha gösterdi ki, TC parayı göndermediği sürece biz maaşları ödeyemeyiz. Bir günlük bir aksama bile olsa, BİZ ADAM OLMAYIZ: MİKTARI SÖYLESİN ÖDEYEYİM: SEÇİM UYUŞTURUCU GİBİ: NE PARTİLERİN, NE DE SEÇMENİN HAVASI YOK:Zeren Mungan:Ilgaz’ın Suçlusu Kim:r mesaj olduğu yönünde…
HÜKÜMETİ, PROGRAMI YAKTI: Maaşların tamamının ilk anda ödenememesinin ardında, Sibel Siber hükümetinin programında, TC ile yapılan ekonomik iş birliği protokole yer verilmemesi olduğu iddia ediliyor. TC’nin “olmazsa olmazı” olan ve programda yazılanların harfiyen uygulanmasını talep eden Ankara’nın, konunun hükümet programına konmamasına tepkisini böyle gösterdiği yine iddialar arasında…
TATAR YİNE DİLİNİN KURBANI OLDU: Vatandaşın faiz borcu altına girdiğini söylemiş, gazeteci de “Siz de mi” diye sorunca, “Evet” yanıtını vermiş. Bu ilk gafı değil tabii. Hürriyet’ten Vahap Munyar’a “Bizim kadınlar evde oturuyor, temizliği Türkiye’den gelenler yapıyor” diyen de oydu. Öyle görünüyor ki, Tatar hala politikacı olamamış anlaşılan…

BİZ ADAM OLMAYIZ: UBP Meriç Gençlik Kolları’ndan birileri istifa etmiş. Gerekçeleri, istihdamlarda kendilerine hak verilmemesi. Şimdi bu gençler, büyük olasılıkla DP-UG’ye geçecekler ve istihdam taleplerini onlardan isteyecekler. Bu durumda hala adam olacağız beklentisi olan var mı?..

MİKTARI SÖYLESİN ÖDEYEYİM: Dün bir okurum aradı. Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın düştüğü ekonomik krize oldukça üzüldüğünü ve katkı yapmak istediğini söyledi. Ancak tek şartı, kredi kartından doğan faiz miktarının ne olduğunu ispatlamasıdır. Söz konusu okur, “Bunu kanıtlaması halinde, miktarı ne olursa olsun sorgusuz sualsiz ödemeye hazırım” dedi. Yıllarca devletin kasasının başında olan birisinin, düştüğü bu duruma oldukça üzüldüğünü de söyleyen okurum, hükümetten de bir ricada bulunarak, sadece Ersin Bey’in maaşının tamamının ödenmesini istedi…

SEÇİM UYUŞTURUCU GİBİ: Bizler burada kendi geleceğimizi doğrudan etkileyecek gelişmelerden çok uzakta, bir kaç hafta sonrasının hesaplarını yaparken, Rum basınına düşen bir gelişme esas geleceğimizi belirleyecek de haberimiz yok. Haberde, Türkiye’nin doğal gaz konusunu, Maraş konusuyla birlikte ileri götürdüğü belirtiliyor. Yani doğal gazın Türkiye üzerinden nakline karşılık Maraş’ın iskana, Ercan’ın da uluslararası uçuşlara açılması formülü. İşin ilginç tarafı, Rum basını uluslararası aktörlerin de bu formüle sıcak baktığını yazıyor. Biz de elimizde seçim oyuncağı, oynayıp duruyoruz.

NE PARTİLERİN, NE DE SEÇMENİN HAVASI YOK: Radyo Havadis’teki sabah kuşağına katılan köşe yazarımız Derviş Doğan ile Güzelyurt muhabirimiz Gürsel Karagözlü, 28 Temmuz seçimlerine yönelik bölgelerinin nabzını aktardılar. İkisinin de ortak görüşü, bir aydan az bir süre kalmasına rağmen, ne seçmenlerin, ne de partilerin henüz seçim havasına girmedikleri yönündeydi. Aslına bakarsanız sadece bu iki bölgemizde değil, diğer ilçelerde de 27 gün sonra seçimlerin olacağı yönünde en ufak bir belirti yok. Böyle giderse tarihin en düşük katılımlı seçimini yaşayacağız galiba…

ZİRVEDEKİLER
Zeren Mungan: Maliye Bakanı Zeren Mungan gerçekleri dile getirdi. Her ay belli danışmalarla Türkiye’den paranın aktarıldığını, hükümet çalışmaları uzadığı için 10 günlük gecikmeyle, sürenin 1,5 güne sıkıştırıldığını izah etti, bu arada da bir tek şeyi herkesin anlayacağı şekilde netleştirdi, “Cari bütçe için Türkiye’den yürürlükteki ekonomik protokolle 400 milyon alınıyor, maaşlar da bunun içinde.”

DİPTEKİLER

Ilgaz’ın Suçlusu Kim: Kim tutuşturdu demiyorum, yangının büyüyüp, yayılmasını önleyememekten bahsediyorum. Devletin gelirlerini har vurup harman savuranlar, yangın helikopterine kaynak ayırmadılar, halkın talebini de duymazlıktan geldiler. Yangın kasıtlı olmadan da çıkmış olabilir, ancak helikopter alımını yapmamak bilerek işlenmiş bir suçtur.

Alsancak’ta Ilgaz Yeşiltepe mevkisinde ormanlık alanda dün öğle saatlerinde başlayan ve öğleden sonra kontrol altına alınan yangında 300 dönümlük alan yandı

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam