Yazar hakkında : Yazar
Borç ilişkileri ile ilgili yasa tasarısı ihtiyaca cevap vermiyor
Ülkemizde borç ilişkileri ile ilgili kurallar yıllardır sık sık gündeme gelmekte ve borç ilişkilerinde karşılaşılan gerek kurumsal gerekse bireysel ve hukuki meseleler hep tartışılmış ve sürekli şikayet konusu olmuş. Bilinçsizce alınan borçlar veya birtakım yanlış uygulamalar sonucunda ödenemeyen krediler neticesinde birçok zararlar yaratılmıştır.
Bu konunun bir yasal düzenlemeyle belli kurallara bağlanması büyük bir ihtiyaçtı. İhtiyacın da ötesinde bir gereklilikti.
Borcu alanı da borcu vereni de devlet korumalı faiz konusu sınırsız bir şekilde tarafların kendi iradelerine bırakılmamalıdır. Bu serbest piyasa ekonomisine de uygun değildir. Bugün birçok Avrupa ülkesinde (ki serbest piyasa ekonomisi uygulanır) finansal kuruluşların faiz nispetleri konusunda devletin kontrolü mevcuttur.
Ülkemizde borçlarla ilgili esas kanayan yara;
a) Kaynak maliyeti ve agresif rekabet ortamından dolayı faiz nispetlerinin yüksek olması
b) Faiz kapitaliz esinden dolayı faiz nispetlerinin yıllık yüzdelik olarak yükselmesi
c) Teminatlı borçlarda teminatın talep edilen borcu karşılayamaması
d) Yasal sürecin başlatılmasının herhangi bir periyoda bağlı olmamasından ötürü çok geciktirilebilir olması
e) Ticari mahkemelerin olmaması yasal sürecin uzaması.
İlgili yasal düzenleme ilk gündeme geldiği zaman yapılan tartışmalar ve hazırlanan taslak ile murat edilen düzenleme eksikliklerine rağmen ihtiyaca göre yapılan düzenlemeydi. Fakat son hazırlanan taslak sadece borç-alacak ilişkilerinde şeffaflığı sağlayan (olumlu taraf) fakat borçlanmalara istenen yıllık faiz nispetinden daha fazla faiz elde edebilmeyi yasallaştıran bir taslak olmuştur.
Borçlanmalara şeffaflık getirilmesi bir ihtiyaçtı. Yalnız taslakta bankalara borçlanmalarla ilgili yaratılmaya çalışılan şeffaflık zaten bankalarımızca uygulanıyor. İhtiyaç bu değildir. İhtiyaç faiz oranlarının düzenlenmesinde sermayeyi verecek olan kurum tarafından talep edilen yıllık faizin üzerinde faiz talebinin yapılmamasında, finans sisteminin maliyetlerinin azaltılmasında, ödenemeyen borcun tüm girişimler yapıldıktan sonra yine de ödenememesi halinde yasal sürece havale edilmesinde ki zaman periyodu konmasında, ihtiyaç temerrüt faizinin yıllık ortalama piyasa faizinin yüzde 5-10 gibi bir oran üzerinde olmasında veya kaldırılmasında, ihtiyaç borçlanmalarda verilecek olan borçların çeşitlendirilmesinin yapılıp nasıl işleyeceğinin belirtilmesindedir. İhtiyaç borcu veren ve alanın itilafını kısa sürede giderip sonuçlandıracak düzenlemeyi yapmaktır. İhtiyaç KKTC’deki bankalar arası rekabeti düzenlemektir. Yapılan taslak belirttiğim ihtiyaçlara cevap verecek düzenlemeleri içermemekte. Ne sermayeyi vereni ne de sermayeyi alanı tatmin etmemektedir.
En çok üzerinde durulan faiz kapitaliz esinin veya faizlerin dört kez senede hesaplanması hiç önemli değildir. Faiz hesaplaması her gün sonunda da yapılabilir. Ast olan faiz oranları yıllık olarak belirlenip ilan edildiğine göre yıl sonu ulaşılacak olan veya borcu alan ile borcu veren arasında anlaşılmış bulunan faiz ilan edilen veya anlaşılmış bulunan borcu geçmemesidir. Yılda bir kez hesaplanıp tahakkuk edilen faiz ile her üç ayda bir hesaplanıp borca tahakkuk edilen faiz oranı arasında borcu alan kişinin aleyhine fark oluşur. Halen bu konuda yasal düzenleme mevcut değilken hazırlanan taslak bunu yasal hale getirmektedir. Uygulanacak temerrüt faizinin de Türk Lirası borçları ile döviz borçlarında yüksekliğinin yasallaşmış olduğunu görmekteyiz.
KKTC Merkez Bankası’nın hazırlanmış olduğu taslağın olumlu birtakım maddelerinin mevcut olmasına rağmen esas meselenin özüne çözüm getirmemekte olduğunu görmekteyiz. KKTC Merkez Bankası ile Maliye Bakanlığı’nın bir araya gelerek taslaktaki eksikleri tamamlamaları ve gerçek ihtiyaca cevap verebilecek bir düzenlemenin ortaya çıkartılması gerekir.
Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.

Güncel Köşe Yazıları
- Her görüş değerlidir...
- Dünyanın en iyi restoranları
- Ekonomik kriz ve Kıbrıs sorunu!
- UBP muhtırası!!!
- Kabineyi “Kartal yaptı” ve gitti
- Bizi tahrik ediyorlar...
- DEVRALMA ZAMANI
- CTP’liler devre dışı kalmamalı… Tarihi hatadır
- UBP içerisinde bu yıkıma dur diyebilecek yürek olm..
- İrsen Küçük aralık ayını bekliyor...
- Atilâ’nın Defteralı isyanı
- 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı...
- BES ve öfke kontrolü
- Ankara neden versin ki?
Yorumlanan Yazılar
Be Gavole
24.05.2012 - 10:46
“ANKARA VERMEYE MECBURDUR…”
m.zeki
24.05.2012 - 07:22
Ankara neden versin ki?
durmuş adsız
23.05.2012 - 07:40
Esen rüzgar etrafı toparlar mı?
M.ZEKI
22.05.2012 - 08:45
Ülkenin ihtiyacı nedir?
Be Gavole
21.05.2012 - 08:52
1958 Lefke Olayları














