21.02.2012 - 01:38
Okunma (157)
Yorum (0)
Paylaş

Yazar hakkında : Köşe Yazarı

Çarşı psikolojik travmayı atlatamıyor...


 

Durum hala sıkıntılıdır. Bu sıkıntılı durum kesinlikle aşılabilirdir. Bütün mesele ekonomik aklın doğru yolunun bulunması. Çarşı psikolojik travmayı atlatamadı.

Hükümet çarşıya güven taşımıyor. Vatandaş hükümete güvenmiyor.

İş dünyası resmen bunaldı. Siftah yapmayanlar çok. Sabit giderlerini karşılayamayanlar için çoook çooooook.

Bu panik hali atlatılmazsa seyredin yakın gelecekte olacak olanları.

 

Dün akşam saatlerinde iş dünyamızın önemli isimlerinden biriyle sohbet ettim.

Çarşıya adım attığı ilk günden güven yaralayıcı hiçbir vukuatı olmayan iş adamlarımızdan biri.

Daha ben sormadan hükümeti o değerlendirip aynen şunları söyledi:

“Çeyrek asırdan fazla bir süredir iş yapıyorum. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de... Ancak hiçbir zaman geçtiğimiz yılki gibi bir kötü dönem geçirmedik. Felaket hala sürüyor.”

Bu sözlerin ardından rakamlar istedim.

Tıkır tıkır sıraladı.

Durumumuzun Türkiye’den kötü olduğunun altını çizdi.

Halbuki kullandığımız paranın anavatanı Türkiye...

Türkiye’de yaşanan sorunun taşmasının bize gelmesi gerekir.

***

Belli oldu ki biz yanlış karar ve uygulamaların kurbanı olmaya devam ediyoruz.

Hatalı kararlarla piyasanın boğazı sıkıldı.

Hiç kuşkusuz hükümetin hatalı politikalarında öngörüsüzlük olduğu gibi en başta Ticaret Odası’nın, atılan adımların -farkında olun alınan ekonomik kararlar demiyorum- piyasanın boğazını sıkacağını görmemesi de dikkat çekicidir.

***

Yıllar sonra ilk defa kamu çalışanları ve emekliler maaşlarını alıp alamama kaygısına düştü.

İş adamlarımızla konuşun tümü de 2011 yılı hedeflerinin gerisinde kaldığını söyleyecek.

Yüzlerin güldüğü söylenen turizmde bile elde edilen, yaranın pansumanına ancak yaramıştır.

Sadece 13. maaşlarla ilgili belirsizlik yaratılmasaydı çarşı en az yüzde on daha iyi olacaktı.

13. maaş belirsizliğini ne sendikalar yarattı ne de muhalefet partileri.

Hükümetin en yetkili ağızlarının korkak ve belirsiz konuşmaları insanları para harcamaktan korkar hale getirdi.

Geçmiş yılları anımsayın.

İnsanlar 13. maaşlarına güvenerek ailece önemli temel gereksinimlerini karşılarlardı.

Bunun anlamı çarşının yüzünün gülmesiydi.

2011 yılının sonuna yaklaşırken çalışanlar ve emekliler maaşlarını alamama korkusundan öte derin travmasına kaydı.

Unutmayalım, Cemil Çiçek, Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakan iken ne demişti?

“2011 Ekiminde KKTC ekonomik anlamda batacak.”

Bunu söyleyen Ankara’nın bir mahallesinde manavlık yapan biri değildi.

Koca Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı söylüyordu.

... Ve bu sözün karşısında bizim bakanlarımız dut yemiş gibi susmuştu.

***

Bir ekonomik kriz ya da sorunun boyutu, salt ekonomik nedenlerle sınırlıysa kaynağının etkisi gücünden büyük olmaz.

Eğer ekonomik nedenler bir de psikolojik panikle birleşirse sorunun hem boyutu hem de tedavisi zorlaşır.

Bizdeki durum öyledir.

Kuzey Kıbrıs’ta bu krizin yaşanmasını erteleyip engelleyecek para vardır.

Bankalarda yedi milyarın üzerinde mevduat yani halkın birikmiş parası var.

Bu parayı iş dünyası kredi olarak kullanmaya kalksa bankaların kredi politikaları nedeniyle pahalı bir paradır.

Halbuki bu paranın sahipleri için mevduat faizleri cazibesini uzun zamandır yitirmiştir.

Akıllı ve tüketiciye cazip gelecek sunuşlar, yastık altında durur gibi bankada kısa vadeli olarak duran milyarlarca lirayı yuvasından çıkarıp piyasaya kazandırabilir.

Örnek mi istersiniz?

İşte inşaat sektörü.

Güven verici bir şekilde konut pazarlayanlar yüzlerce konutu satabiliyor.

Satın alanların önemli bir kısmı Kıbrıslı Türk.

***

Hiç kimse alınganlık göstermesin.

Bizim yaşadığımız sıkıntıların kaynağı hükümetin yetkili ağızlarının yerli yersiz açıklamalarıdır.

Öyle bir hava pompaladılar ki, herkes savaş çıkacakmış gibi evlerine erzak depolayıp sıcak paralarına sıkı sıkı sahip çıktı.

Bu yapılanları benim aklım almadı.

Ekonomiyi bizden çok daha iyi bilenler anladıysa anlatsınlar ve biz de anlayalım.

***

Durum hala sıkıntılıdır.

Bu sıkıntılı durum kesinlikle aşılabilirdir.

Bütün mesele ekonomik aklın doğru yolunun bulunması.

Çarşı psikolojik travmayı atlatamadı.

Hükümet çarşıya güven taşımıyor.

Vatandaş hükümete güvenmiyor.

İş dünyası resmen bunaldı.

Siftah yapmayanlar çok.

Sabit giderlerini karşılayamayanlar için çoook çooooook.

Bu panik hali atlatılmazsa seyredin yakın gelecekte olacak olanları.

 

Günün sözü:

Rehber akıl değilse, yolun şaşırılması kaçınılmazdır

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı