Yazar hakkında : Yazar
Zam geliyor
Maliye Bakanı Ersin Tatar, gündem yaratacak konularda Havadis Gazetesi’ne açıklamalarda bulundu
ELEKTRİĞE OKKALI ZAM KAPIDA… “Elektrik ücretlerinde iki yıldır bir artış olmadı. Artık, artan akaryakıt fiyatları ve döviz yükselişi karşısında bir düzenleme yapmak şart. İlgili bakanlık bu konuda çalışıyor”
“YENİ DÜZENLEMELER YILBAŞINA DOĞRU”… “Ruhsat harçları, pasaport harçları, ehliyet ve seyir-ü sefer harçlarında da yılbaşına doğru yeni bir düzenlemeye gidiliyor. 2012’de maaş artışı ve asgari ücrette artış beklenmemeli”
“KKTC’NİN 2012 BÜTÇESİ 3 MİLYAR TL”… “Ay sonuna kadar Bakanlar Kurulu’na sunulması planlanan 2012 bütçesi 3 milyar TL. TC’den bütçeye beklenen katkı ise 800 milyon TL. İsrafa son verip yerel gelirleri artırmalıyız”
BU AY MAAŞLARIN ÖDENMESİNDE SIKINTI YOK… “Sosyal Sigortalar’da çıkarılan af ve 3 aylık primlerin ödenmesinden dolayı bu ay kamu maaşlarının ödenmesinde bir sıkıntı yaşanmasını beklemiyoruz”
“SONAY ADEM’İN HAREKETİNİ ŞİDDETLE KINIYORUM”… “Özel bilgileri dağıtmak bir milletvekiline yakışmadı. Siyasete güveni sarstı ve özel mahremiyete zarar verdi”
Selda İÇER
Fotoğraflar: Hasan YIKICI
Maliye Bakanı Ersin Tatar ile gerçekleştirdiğim bu ikinci röportaj. Maliye Bakanlığı binasında bulunmaktan artık sıkıldığını ve daha farklı bir mekanda röportajı gerçekleştirmeyi dile getirmesinden dolayı Ersin Tatar ile Gönyeli’de Kıbrıslı Türklerin takıldığı otantik bir kahvede buluşup sohbet ettik. Vatandaşların, “Sadece seçim zamanı bizi hatırlarsınız” söylemi üzerine kendisinin mümkün olduğunca her hafta sonu halkın arasına girerek sohbet etmeye çalıştığını ifade eden Tatar, ülkenin mali durumundan dolayı oldukça sıkıntılı. Sohbetimize küçük bir kafede çay içip sandviç yiyerek devam ettiğimiz Tatar, daha sonra Başbakan ile 2012 bütçesi konusunda çalışma yapacak olmasından dolayı yanımızdan ayrıldı. Tatar, Ben parmağımın arkasına saklanmam hiçbir zaman” diyerek cesurca önümüzdeki günlerdeki zamlarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Tatar, 2012 yılı içerisinde asgari ücretin artması veya maaş artışı konusunda da bir beklenti içerisine girilmemesini önerdi. Tatar ayrıca, üzerinde çalışma yapılan Faiz Yasası’yla ilgili de açıklamalarda bulundu.
“Mahkemede 10 bin dosya”
Bildiğiniz gibi, mahkemeye düşen bu konudaki dosya sayısı Bankacılar Birliği’nin vermiş olduğu rakama göre 10 bin dosya civarında. Ortalama her dosyanın minimum 3 kişiyi etkilediğini düşünürsek, bu rakam 30 bini buluyor. Bu da KKTC nüfusu için ciddi bir rakam oluşturuyor. 10 bin dosya, mahkemelerde ve tapuda tıkandığı için her iki dairenin çalışmaları tıkanmış durumda. Faizler konusunda yeni düzenleme olmadığı için de bu rakam her geçen gün artıyor. Böylece bankalar da mahkemelerdeki dosyalardan dolayı, alacağını alamadığı için zora girmiş durumda. Bu nedenle acil, Faiz Yasası’nın düzenlenip geçmesi şart.^
“Faiz Yasası’na tefeci olarak bilinen finans sektörü de adapte olacak”
Yeni düzenleme ile TL borçlanan şahsın borcu, anaparanın üç katında; dövizde de 2 katında duracak. Bu eskiden borçlanan kişileri de kapsayacak. Yani yasa geriye doğru işleyecek. Bu arada tapu da bu doğrultuda paralel şekilde icraya düşen kişiler için işlemleri hızlandıracak. Böylece bankalar da korunmuş olacak. Piyasada tefeci olarak bilinen finans sektörü de bu yasaya adapte olacak. Ülkede faizlerden dolayı mağdur olan birçok kişi bu yasanın geçmesini dört gözle bekliyor.
“Eskiden siyasi tartışmalarda özel hayata önem verilirdi”
HAVADİS: Öncelikle isterseniz gündemdeki konudan başlayalım. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun bir bankadaki birikiminin CTP Milletvekili Sonay Adem tarafından Meclis kürsüsünden açıklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
TATAR: Ben özel bilgilerin bu şekilde yayılmasını çok yanlış buluyorum. Önemli olan fikir tartışmasıdır, bel altı vurmak değil. Halk nezdinde, görüşleri savunup tartıştırabilen, ekip çalışması yapan ve demokratik kurallar çerçevesindeki örgütlenme ile topluma hizmet vermek önemlidir. Yeni bir görüş, yeni bir yol haritası, yaratmak yerine bel altından vurmak çok yanlış. “UBP yönetimi güven vermiyor. UBP emir alıyor. Dayatmalara boyun eğiyor” söylemleriyle bizi yıpratmaya çalışıyorlar. Şimdi de Cumhurbaşkanı’nın özel bilgileri dağıtılıyor. Özel bilgileri dağıtmak yasaktır. Bu bir milletvekiline yakışmadı ve siyasete güveni sarstı. Özelin mahrumiyetine de zarar verdi. Eskiden özel, siyasette bir noktaya kadar kavgaya girerdi. İnsanların özeli bilinirdi ama buna girilmezdi. Artık biraz daha özele giriliyor ve ben bundan rahatsızım. Herkesin özeli kendine aittir. Ben meseleyi böyle görüyorum.
“Bankacılığa gölge düşürülmesini asla kabul edemem”
HAVADİS: Konuyu bankacılık açısından nasıl değerlendirmek gerekiyor?
TATAR: Bankalarımız bu ülkede önemli görevler yapıyorlar. Faiz konusunda bazı sıkıntılar olabilir. Ancak, yüzyılı aşkın bir deneyimle köklü bir geçmişi olan bu sektörde de çok iyi yetişmiş kişiler var. 30’a yakın yerli banka da artan kredilerle KKTC’de hizmet veriyorlar. O nedenle, bu olayı “bankacılık zafiyeti” olarak gösterilmesini yersiz bulurum. Bu bir istisnadır. Bir yerde bir hata olmuştur. Orada bir çalışan bu bilgileri sızdırmıştır. Bu hadisenin bankacılığa gölge düşürmesi asla kabul edilemez. Bu ülkede belki de yüz binlerce hesap vardır ve gayet iyi yönetilmektedir. Böyle olaylara müsaade etmemek lazım. İlgili bankanın kendi iç denetimini yapması ve bilgi bulması halinde de bunu kamuoyu ile paylaşması gerekir.
HAVADİS: Bu olayın UBP ile Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun arasını bozması söz konusu mudur?
TATAR: Sanmıyorum. UBP’yi yıpratmak için bu şekilde yayımlanan spekülatif haberler beni rahatsız ediyor. UBP, Cumhurbaşkanı’na yapılan bu olayı tasvip etmemektedir. Kamuoyuna da bu yönde mesaj veriyor. UBP olarak bu olayı büyük bir öfke ile kınıyoruz.
HAVADİS: Maliye Bakanlığı olarak şu anda sizin gündeminizde 2012 yılı bütçe çalışmaları var. Bu konuda hangi noktaya geldiniz.
TATAR: Bu bütçeyi yaparken, yerel gelirlerin artışına bakmak gerekir. Dünyada kriz derinleşiyor. Türkiye, kendi içinde birtakım çalışmalarla kendi maliyesine göre tedbir almaya başladı. Belli ki son aylardaki kriz Türkiye’yi yakalar mı diye orta vadeli programın açıklanmasıyla Türkiye bazı vergileri artırdı. Bu tedbirlerden 5.5 milyar TL ek gelir beklenmektedir. Sigara, alkol, cep telefonu ve lüks arabalarda görüyoruz bu artışları. Demek ki mesaj; geliri yüksek olan, lüks harcamalar yapanların, bir ülkenin bütçesine daha fazla katkı yapması beklentisi var. Bugün ABD ve Avrupa’daki vergi politikalarına bakarsanız, yüksek kazanandan daha fazla vergi alınması konusunda birtakım girişimler vardır. Biz de KKTC’de son 2.5 yıldır benzer uygulamalarla kendi gelirlerimizi artırma çabası içinde olduk ve başarılara imza atıldı. 2009 yılında hükümete geldiğimizde, o yılın toplam yerel gelirlerini 1.6 milyar TL; alınan tedbirler ve yapılan çalışmalarla 2010 yılında 1.76 milyar TL yaptık. 2011 yılında da toplam yerel gelirlerimizin 1.95 milyar TL olması beklenmektedir. Uzmanların da belirttiği gibi ki bunu TC Teknik Heyeti de teyit etmektedir, bu Maliye Bakanlığı’nın büyük bir başarısıdır. Her ne kadar da bütçe açığımız yılda 500 milyon TL’den 100 milyon TL’nin altına düşmüşse de yine de bir bütçe açığımızın olduğu gerçektir. Ve bu bütçe açığı faiz öncesidir. Ekonomist arkadaşlar anlayacaktır. Yılda, 3 milyar TL’ye yakın bir iç borç stoku ile en az 300 milyon TL faiz giderimiz var. Dolayısıyla, ülkenin önünü açmak ve özel sektörü güçlendirmek, KKTC bütçesinin yapısal bozukluklarına çare bulmak için arayışlarımızı ciddi ciddi sürdürmeliyiz. Dünyadaki son kriz olaylarını takip ettiğinizde formüller bellidir. Gelirlerimizi artırırken, bütçe kalemlerinde israftan kaçınmak yanında, sosyal güvenlik ve büyüyen cari transfer giderlerini kontrol etmek zorundasınız. Sosyal Sigortalar’a şu anda devletin her yıl yapmakta olduğu 200 milyon TL katkı, Sigorta Kurumu’nun açığını kapatmaya yetmemektedir. Bu katkıya rağmen yüz milyon TL açık veren Sosyal Sigortalar’ın yeni yasasının mutlak suretle Meclis’ten geçmesi gerekir.
“2012 bütçesi 3 milyon TL”
HAVADİS: 2012 bütçesinin rakamı nedir?
TATAR: Yeni bütçe 3 milyar TL civarında. Gelir-gider dengesi, TC’nin yapacağı kamu maliyesine katkı, savunmaya, reel sektöre, yatırımlara katkı söz konusu. Bütün bunlar da dikkate alınarak ekim ayı sonuna kadar bütçenin taslağı Bakanlar Kurulu’nun bilgisine sunulacaktır. Türkiye ile imzalanan Ekonomik İş Birliği Protokolü çerçevesinde, 2011 yılında olduğu gibi 2012 yılında da TC’den 800 milyon TL üzerinde bir katkı beklemekteyiz.
HAVADİS: Kamu çalışanları ile Sosyal Sigortalar’ın maaşlarının ödenmesinde geçen ay sıkıntı yaşanmıştı. Bu ay da maaşların ödenmesinde bir sıkıntı olacak mı?
TATAR: Geçen ay Sosyal Sigortalar’a beklenenden fazla para aktarıldığı için sıkıntıya düştük. Soysal Sigortalar’da 3 aylıklar ve aftan yararlananların ödenmeye başlanmasıyla daha fazla bir kaynak girişi olacaktır. Sosyal Sigortalar’a bu ay beklenenin üzerinde bir nakit aktarımı söz konusu olmayacağına göre, bu ay sonu bir sıkıntı beklemiyoruz. Ancak tabii ki hala bir bütçe açığı var. Bu bütçe açığının bazı ödemelerimizde gecikmelere yol açtığı da bir gerçek.
“2 yılda 200 milyon emekli ikramiyesi ödendi”
HAVADİS: Hangi ödemelerde gecikme söz konusu?
TATAR: Örneğin çiftçilerin doğrudan gelir desteği ödemesi. Onlara da bu ay içerisinde bir taksit ödemesi yapacağız. Ama şunu belirtmek istiyorum ki sadece Sosyal Sigortalar değil, emekliye çıkanlar da sıkıntı yaratıyor. 2010 ve 2011 içerisinde, bin-bin 500’e yakın emekliye çıkana 200 milyon TL’ye yakın ikramiye ödenmiş olacaktır. Bu rakam önceki yıllarda, yılda 30-35 milyon TL civarında idi. Bu büyük bir farktır. Ama görülüyor ki Maliye Bakanlığı tüm bu ödemeleri yerine getirdi. Spekülasyonla erken emekliye çıkmayı tercih edenler zamanında ve vaktinde paralarını aldı. Bu da bence devlete olan güvenin tekrar yenilenmesi adına önemli bir gelişmedir.
“Elektrik, pasaport, ruhsat harçları, ehliyet ve seyir-ü seferlere zam”
HAVADİS: Kamuoyunda son zamanlarda hükümetin yeni zamlar yapacağı yönünde söylentiler var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
TATAR: Şu anda tartışılan elektrikte bir düzenleme yapılmasıdır. İlgili bakanlık bunu değerlendiriyor. Yükselen dolar ve akaryakıt fiyatları sıkıntı yarattı. Bildiğiniz gibi elektriğe son 2 yıldır zam yapılmadı. Haliyle burada bir beklenti vardır ancak bunun henüz kararı verilmedi. Bakanlık çalışmayı bitirince Bakanlar Kurulu’nun gündemine getirecek. kısmen de getirildi.
HAVADİS: Elektrik dışında yapılması düşünülen başka zamlar var mı?
TATAR: Şu anda ruhsat harçları, pasaport, ehliyet, seyir-ü sefer bunlara yıllık bir zam gelebilir. Yıl sonuna doğru yapılır bu düzenlemeler. Dövizdeki hareketlenmeden kaynaklanır bu düzenlemeler. Bu bizim elimizde olan bir şey değil. Yıllardan beri kur bayağı hareketlendi. Yıllar itibarıyla bakıldığında aşırı değer kazanan TL’nin belki de olması gereken noktaya tekrar gelmesidir. Ama TC Merkez Bankası’nın yaptığı tahminde, bu kurun biraz geri gelmesinin beklendiği yönünde. İnşallah gelir ve buradaki ekonomik hayata da bir etkisi olur. Ama tabii ki TL kazancı olan insanların TL borçlanması gerekir. Çünkü döviz borçlanınca miktar da artar. Bu devletler için de böyle. Kendi para biriminiz ne ise onunla borçlanmanız gerekir ki kur farklarından etkilenilmesin. Ama ülkede, TL faizlerinin biraz yüksek seyrinden dolayı, döviz borçlanmalar dönem dönem tercih edildi. Görülüyor ki uzun vadede bu doru değildir. Herkes gelirine göre borçlanmalıdır.
“Faiz Yasası’yla tapuda da paralel düzenlemeler yapılacak”
HAVADİS: Çıkarılması planlanan Faiz Yasası bu noktada borçlanmalara bir rahatlama getirecek mi?
TATAR: Faiz olayıyla ilgili olarak söyleyeceğim 2002 yılından sonra çok yüksek faiz oranlarıyla karşı karşıya kaldık. O dönemden borçları olanların, gerek özel bankalar, gerekse Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na 3 ayda bir kapitalize hesaplamalarla olağanüstü birtakım borçları ortaya çıktı. Bu borçların uzlaşma ile halledilemediği, mahkemelerde sürecin uzadığı ve gerçekten de kanayan bir yara haline geldiği herkes tarafından dile getirildi. Mahkeme başkanıyla da yapılan görülmede bir yasaya gerçekten ihtiyaç olduğu, hakimin önüne konan son belgede yürürlükte olan yüzde onluk seviyelerdeki faizlere rağmen önceki yıllarda atılan bir imza ile özellikle temerrüde (ödenmeyip mahkemeye düşen) düşmüş olaylarda yüzde 70-80 civarında faizlerin talep edildiği ve bu konuda da hakim veya mahkemenin yapacağı bir şey olmadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla yasal düzenlemeyle on binleri aşmış bu gibi dosyaların çözülebilmesi adına bir düzenlemenin sisteme de zarar vermeden yapılabileceği görüşündeyim. İleriye dönük ise, makul bir formülle faiz hatlarının riskine göre makul bir seviyede sınırlandırılması. Ve tefecilik anlamını taşıyan birtakım insanlık dışı icraatlara dur denilmesi. Benim önerilerim ve düşüncelerim her ne kadar da liberal düşünceye, serbest piyasaya özgür düşünceye inancım sonsuz olsa da ülkedeki gerçekleri göz ardı edemeyiz. Bu önemli sektöre, bu önemli düzenlemenin yapılmasında büyük yarar olduğunu düşünüyorum.
HAVADİS: Bu yasa tasarısıyla ilgili Bankacılar Birliği’nin hassasiyetleri ne olacak?
TATAR: Sorun olduğunu bankacılar da biliyor. Aşırı yüksek faizleri bankacılar da benimsemiyor. Haklı oldukları nokta, yargının yavaş yürümesi, tapunun yavaş yürümesi, icra noktasındaki sıkıntılar doğrudur. Ancak bu yasayla eş zamanlı olarak bunları da çalıştırma durumunda olacağımızı bir kez daha belirtmek isterim.
“2012’de maaş artışı ve asgari ücret artışı görülmüyor”
HAVADİS: Burada herkesin size sormak isteyeceği soru şu olacaktır sanırım. Bu kadar zam yapılırken çalışanların maaşları ne olacak?
TATAR: Ben Maliye Bakanı olarak halka doğruları söylemekle mükellefim. Bu ülkede sadece bu devletten maaş çeken emekliler ve kamu çalışanları yoktur. On binlerce kendi imkanı ile çalışıp para kazanan insan var. Sadece kamuya bakmamalı ama benim onlara bütçeyi anlatmam lazım. Biz göreve geldikten sonra IMF gibi TC bizi destekleyenlerin ifade ettiği, gibi kamu maliyesinde önemli düzenlemeler yapıldı. Biz doğru yoldayız. Hem gelirlerimizi artıyoruz hem de israfa dur diyoruz. Yapılacak köklü reformlarla bütçesinin yapısını düzeltmeye çalışıyoruz ki gelecek kuşaklar daha sağlam bir bütçe bulsun. Bu kriz döneminde dünyada maaşlar kesilirken, önemli haklar alınırken, biz burada en hafifini yapmaya çalışıyoruz. Biz halkımızın, Türkiye’nin de yardımlarıyla en hafif şekilde atlatması için bu süreci yaşıyoruz.
“Siyasilerin aşırı harcaması yok”
HAVADİS: Halk hükümet bu kadar tedbir alırken siyasilerin neden aşırı harcamalarda bulunduğunu soruyor?
TATAR: Söylendiği kadar ne maaşlar yüksek ne de öyle bir savurganlık vardır. Bizim makam arabalarımızın hepsi yolda kalmıştır. Hepsi oradan buradan toplamadır. CTP döneminde alınan beyaz arabaların masrafını karşılayacak durumda değiliz. Bizim oradan buradan topladığımız makam arabalarıyla günü geçiriyoruz. Bazı heyetlerin yurt dışı ziyaretleri tartışılıyor. Özellikle TC’ye yapılan ziyaretler, ilişkiler açısından son derece önemlidir. Bunların da bütçe içerisinde rakamları sanıldığı kadar da yüksek değildir.
HAVADİS: İç borçlanma yapılmayacak dendi ancak buna uyulmadı? 2011’de ne kadar borçlanıldı?
TATAR: Hükümet olarak biz iç borçlanma yapmadık. Bu sadece Sosyal Sigortalar’ın borcudur. Sosyal Sigortalar’ın gideri 600 milyon toplam maaş gideri var, 28 bin emekliye. 70 bin çalışandan da ortalama yılda 300 milyon TL toplar. Buna 200 milyon TL Maliye’nin katkısı vardır. 100 milyon TL açığı var.
“İsrafa son verip yerel gelirleri artırmalıyız”
HAVADİS: Asgari ücrette bir artış olacak mı 2012 yılında?
TATAR: Büyük bir beklenti içerisinde olmamak lazım. Ekonomik duruma bakılınca açık yüreklilikle söylüyorum hala açık var bütçede. Bunun artması hem bütçeyi hem Sosyal Sigortalar’ı sıkıntıya sokar. Ülkeyi yönetenler bunları da dikkate almalıdır. Çok dikkatli olmak gerekiyor bu nedenle.
HAVADİS: 2011 bütçe açığı ne kadardır?
TATAR: 100 milyon TL civarında. TC’den gelen katkıları da dikkate alınınca bunun 100 milyonun da altına düşeceğini tahmin ederim. İsrafa son verip yerel gelirleri artırmalıyız.
HAVADİS: Son olarak neler söylemek istersiniz?
TATAR: Tüm ülkelerle birlikte, bizde de rakamlara bakılınca bir sıkıntı görüyoruz. Ancak potansiyele bakıldığında, turizm ve eğitimde yüzde 30’luk bir artış vardır. Tüm bu gelişmelerle KKTC ekonomisinin önünün açık olduğuna inanıyorum. Önemli olan reformları Meclis’ten geçirmek. Üretip pazarlamak şart. Ancak bizde en önemli üretim turizm ve eğitimdir. Biz de bunlara bakarak bu sektörleri geliştirmeye çalışıyoruz. Birçok sektörde de yeni yeni işletmelerin açıldığını görüyoruz. Ana arterlere bakılınca kiraların yüksekliği, Gönyeli’de bir arazinin 200 bin sterlin olduğunu da düşününce ülkede mal mülk de değer kazanmaktadır. Bu geleceğe olan güvenin ifadesidir. Dolayısıyla yatırım yapmaya devam etmek gerekir.
Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.

Güncel Köşe Yazıları
- Her görüş değerlidir...
- Dünyanın en iyi restoranları
- Ekonomik kriz ve Kıbrıs sorunu!
- UBP muhtırası!!!
- Kabineyi “Kartal yaptı” ve gitti
- Bizi tahrik ediyorlar...
- DEVRALMA ZAMANI
- CTP’liler devre dışı kalmamalı… Tarihi hatadır
- UBP içerisinde bu yıkıma dur diyebilecek yürek olm..
- İrsen Küçük aralık ayını bekliyor...
- Atilâ’nın Defteralı isyanı
- 2012 Uluslararası Kooperatifler Yılı...
- BES ve öfke kontrolü
- Ankara neden versin ki?
Yorumlanan Yazılar
Be Gavole
24.05.2012 - 10:46
“ANKARA VERMEYE MECBURDUR…”
m.zeki
24.05.2012 - 07:22
Ankara neden versin ki?
durmuş adsız
23.05.2012 - 07:40
Esen rüzgar etrafı toparlar mı?
M.ZEKI
22.05.2012 - 08:45
Ülkenin ihtiyacı nedir?
Be Gavole
21.05.2012 - 08:52
1958 Lefke Olayları














