06 Aralık 2016

Yaşasın adalet..!

Haber İçi Üst

14 Mart’ta, “KHK atamaları seçim yasağına girmez mi?..” başlıklı yazımda şöyle demiştim:
“SEÇİM YASAKLARININ olduğu bir dönemde Sayın Eroğlu’nun, yangından mal kaçırır gibi alelacele bu atamaları yapması bana biraz tuhaf geldi. Merak ediyorum, acaba Sayın Cumhurbaşkanı bu atamaları yapmazdan önce Başsavcılık’tan bir görüş aldı mı, eğer aldıysa Başsavcılık bu atamalarla ilgili nasıl bir görüş verdi?”…
Bazı arkadaşlar ve avukatlar ise, “bunun bir ara seçim” olduğunu ve yasak kapsamında olmadığını savundular. Çok güvendiğim ve hukuk konusunda yazdıklarıma referans veren bir dostum ise ısrarla seçim yasaklarının ihlal ettiğini savundu. Bunun sonunda 16 Mart tarihinde, “Seçim Yasası açık, hükümet neden susuyor?..” başlıklı bir yazı daha yazmıştım. O yazımda da yasanın ilgili maddelerini bir bir gözler önüne sermiştim.
“Değiştirilmiş şekliyle 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası,
‘Bu yasa kuralları, Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği, muhtarlık, köy ihtiyar heyeti üyeliği seçimleri ile halkoylamasında uygulanır’ diyerek başlıyor. Yani bu seçimi de kapsıyor (Madde.79)… Şüphesiz seçim seçimdir, bunun geneli, arası yoktur. Kurallar tüm seçimler için geçerlidir” demiş ve şöyle devam etmiştim; “Başsavcılık bu atamalara nasıl onay verdi, hala merak ediyorum. Bir diğer merakım da hükümetin buna neden suskun kaldığı…”.
Dün Yüksek Seçim Kurulu’nun, Kamu Hizmeti Komisyonu’na Cumhurbaşkanı tarafından yapılan başkan ve bir üye atamasıyla ilgili açıklamasını okuyunca bu ülkede hukukun hala işlediğini gördüm, mutlu oldum.

Açıklama şöyleydi, “Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı’na yapılan atamalar seçim yasaklarına uyulmadığı gerekçesiyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından durduruldu…”

Geç oldu ama güç olmadı. Şimdi hükümete düşen bir görev var. Belki atamanın yapıldığı günlerde Cumhurbaşkanı’yla daha fazla dalaşmamak adına, ya da belki bir konsensustan dolayı sesini çıkartmayan hükümet, eğer gerçekten kararlıysa bir an önce KHK Yasası’nı geçirmelidir. Bunun için Meclis’ten ivedilik almalıdır.
Demek ki bu ülkenin hala daha, “bir usta bir memleket” olarak yönetilmesine “dur” diyecek mekanizmaları var. Herkes kafasına estiği gibi, “Ben yaparım olur” diyemiyor. İyi ki adalet var, iyi ki yargı sistemimizin terazisi hala doğru tartıyor. Keşke Başsavcılık ve Sayıştay da Yüksek Mahkeme gibi, yapmaları gerekeni yapsalar. 

YERİN KULAĞI VAR
İSYAN BASTIRILDI: Önceki akşam UBP’den istifa ettikleri açıklanan 7 belediye başkanı, beklendiği gibi istifalarını geri aldılar. Zaten kimse de istifaları inandırıcı bulmamıştı. Başbakan Küçük’ün de devreye girmesiyle, zaten tamamen “duygusal” nedenlere dayalı istifalar geri alındı. Nazım Çavuşoğlu’nun “Kazanacak adayın hükümetle uyumlu olması önemlidir” açıklamasındaki gizli uyarı, blöfçü başkanlara kazın ayağının öyle olmadığını gösterdi… 
MEMUR MU, PARTİ AMİGOSU MU: Özellikle kurultay öncesi devlete istihdam edilenler, işe gitmek yerine UBP’nin seçim arabalarını sürüyor. Bir okurum, daha önce özel sektörde birlikte çalıştığı bir arkadaşını, mesai saatleri içerisinde UBP’nin seçim arabasını sürerken gördüğünü söyleyerek, “Boşuna işe alınmadılar, günü geldiğinde borçlarını bu şekilde ödüyorlar herhalde” dedi. E, olacak o kadar…  
FELLAHOĞLU İNANDIRICIYDI: CTP belediye başkan adayı Kadri Fellahoğlu’nun dünkü basın toplantısı tam not aldı. Özellikle rakamlara dayalı sunumu oldukça ikna ediciydi. Popülizimden uzak, kısa ve uzun vadeli programı oldukça mantıklı ve uygulanabilirdi. Hep söylüyorum, kararı sandığa gidecek olan seçmen verecek. Ancak şu anki görüntüsü ve CTP’li 8 başarılı belediye başkanından aldığı tiyolarla diğer adaylara fark atıyor…
GOL OLUR MU: Biri gölcü, diğeri iyi bir kaleciydi bir zamanlar. CTP adayı Fellahoğlu ile DP adayı Arabacıoğlu’ndan bahsediyorum. Anketler bu ikilinin önde olduklarını gösteriyor. Fellahoğlu son dakika golü için topun başında, Arabacıoğlu ise son dakika gölü yememek için kalede pür dikkat bekliyor. Acaba bu atışın sonu gol mü olacak, yoksa Arabacıoğlu golü önleyecek mi, ne dersiniz..?
HAYROLA: Lefkoşa’yı yine pislik götürüyor. Belediye çalışanları maaşlarını alamadıkları için iş yavaşlatmasındalar, biliyoruz. Ancak iki gündür ilginç bir çaba var. Refüjler süslenmeye çalışılıyor. Özellikle de bakanlıklar kavşağında bir faaliyet bir faaliyet. Demek ki birilerinin sağlıktan, temizlikten başka öncelikleri var…

BEN YAPMADIM, O YAPTI: Ferdi Sabit Soyer, Meclis kürsüsünden soruyor; “Petrollerde özelleştirmeden sonra kar payını 0,5’ten, 0,9’a yükselttiniz, alan şirketlere menfaat sağladınız”… Ersin Tatar yanıt veriyor; “Bunun sorumlusu ben değilim”… Ekonomi Bakanı’nı işaret ediyor. Anlayamadık. Böyle ciddi bir konuda kararı hükümet değil de tek başına Ekonomi Bakanı mı almıştır? O da yetmiyor, Soyer; “Siz emeklilere kesinti yapılmayacak diye söz verdiniz, hükümete geldiniz, bir ay sonra kesinti yaptınız”. Tatar yine cevap veriyor; “O’nu da Eroğlu yaptı”…  Tek bir mantıklı savunma yok. Meclis’in denetim görevi de böylece ortada kalıyor. Yazıklar olsun…

KAVGADA BİLE GİTMEZ: Nazım Çavuşoğlu, UBP’de sevginin, saygının, birliğin, beraberliğin hakim olduğunu savunurken öyle bir söz etti ki, kavgada bile gitmez… Mustafa Emiroğlu’nun “Siz Turgay Avcı’yı da onun için aldınız” demesi üzerine, Çavuşoğlu  “O konuda benim görüşüm açıktır ama onu bile yaptık” dedi…

ZİRVEDEKİLER: GAÜ: Yıllardır atıl durumda bulunan Celebrity Oteller bünyesindeki Chateau Lambousa Otel, Girne Amerikan Üniversitesi tarafından turizmin hizmetine konuyor. Üniversitenin otel için büyük projeleri var. Keşke Celebrity de, kapılarını kapatan diğer oteller de kurtarılsa. Serhat Akpınar’ı ülke ekonomisine getireceği katkı için yürekten kutluyoruz… Con Aziz’in de en büyük hayali gerçek oluyor.

DİPTEKİLER: Cemal Bulutoğluları: Katıldığı bir televizyon programında, UBP’nin başına geçeceği yönündeki sinyallerin ardından kendisine operasyon yapıldığını ve kendisinin Türkiye’ye “kaka” olarak gösterilerek, önünün kesildiğini iddia etti. Aslında birilerinin Cemal başkanı başka türlü göstermesine gerek yok. Son bir yılın Lefkoşa’sına bakan herkes, kimin ne olduğunu görebilirdi…

GÜNÜN FOTOSU: Susuzluk, kuraklık ve yangınlar nedeniyle yeşile hasret kaldığımız ülkede çocuklara fidan dikmeyi öğreten anlamlı bir etkinliğe imza atıldı

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam