11 Aralık 2016

“Yapamayacak olan gider yapacak olan gelir”

“Yapamayacak olan gider yapacak olan gelir”
Haber İçi Üst

Türkiye’de o dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in ekonomik tedbirlerle ilgili, “Yapamayan gider, yapacak olan gelir” demesi ile birlikte Kuzey Kıbrıs’ta erken seçim kaçınılmaz oldu. CTP hükümeti erken seçim kararı almak durumunda kaldı.
“Ömer Kalyoncu, Enver Bey’in evine gidiyor”
Mete Tümerkan:
Ömer Bey Enver Bey’in evinin önünde görüntülendi ama?
Ferdi Sabit Soyer: Bu arada UBP içinde bu gelişme oluyor ve bu arkadaşlar istifa ediyorlar. Biz oturuyoruz bu istifa ile ilgili MYK’da görüşüyoruz, bu insanların niyetini öğrenmeye çalışıyoruz. Ömer Kalyoncu arkadaşı görevlendiriyoruz “git bu insanlarla konuş ve meramlarını anla” diye. Ömer Kalyoncu, Enver Bey’in evine gidiyor. Gizli görüşülecek olsa oraya gitmezdi. Gidiyor ve dinliyor. Geliyor bize aktarıyor, hükümete destek olmak istiyorlar. Biz de diyoruz ki bu arkadaşlara teklif edin destek olsunlar, bir süre bağımsız kalsınlar ondan sonra partileşirler, biz açığız. Ama onlar bunu kabul etmiyor ve partileşiyorlar. O zaman bu koalisyonu kuruyoruz.
“Çarşaf çarşaf beyanat verdi”
Şimdi gelelim bugüne. O koalisyon kurulunca Serdar Denktaş, yapmadığını bırakmadı ne Egemen Bağış kaldı bu işin arkasında oyun oynamayan, ne Erdoğan kaldı. Çarşaf çarşaf beyanat verdi. Şimdi AKP ile ilişkisini düzeltmek için bunu Ferdi yaptı diyor. Şimdi bütün o söylediklerini, yok bir milyon STG para vermişler Turgay’a diye nasıl unutur. O dönemde bu insanları aşağıladılar. Bu memlekette o dönemi ele aldığınızda siyaseten en aşağılanan insanlardır bu arkadaşlar. Bunlara çok üzüldüm ben. Bundan ötürü ÖRP kurulduktan sonra bu yapılan vicdansız saldırılara tahammül edemediğim için bunlara da karşı çıktığım için beni hemen bu insanlarla özdeşleştirdiler. Çünkü insana bir saygı olması lazımdır. Pesbaye görüşlerle başka bir görüşü sen karşına alamazsın. Ama sonuçta Serdar Bey dün bütün söylediklerini bugün reddederek kendisini Türkiye’deki merkezlerle yakınlaştırmak için günah keçisi olarak beni ilan ediyor. O kadar barizidir. O zaman o bütün demeçlerini tekrar tekrar alsın okusun ve onların gerekçesini kamuoyuna anlatsın.
“Turgay Bey para aldı da biz gizledik diyelim”
Bugün bir başka hadise yaşanıyor. UBP’nin kahramanları Turgay Bey’e yapmadıklarını bırakmayanlar, Cumhurbaşkanından tut bugünkü başbakan, bakanlar, milletvekilleri bugün hepsi aşna fişna aynı grup toplantısında beraber oturuyorlar. Bu hazmedilecek bir olay mı? Hadi Turgay Bey para aldı da biz gizledik diyelim. Sen tek başına hükümetteydin niye açığa çıkartmadın? Birileri daima günah keçisi yaratarak tarihi hadiselerin perspektifini göz ardı ediyor. Turgay Bey’le bu oluşum olduktan sonra görüştüm.
“En aktif Dışişleri Bakanı Turgay Bey idi”
Mete Tümerkan: Turgay Bey ile neler konuştunuz?
Ferdi Sabit Soyer:
Turgay Bey’e söylediğim şudur, biz hükümet olacağız ama Kıbrıs konusunda bu çizgiyi izleyeceğiz, bu çizginin dışında bir hareket olursa biz bu koalisyonu götürme niyetinde değiliz. Turgay bey bu çizgiye çok bağlı oldu. En aktif Dışişleri Bakanı oldu. Hatta UBP’den, DP’den ve bizim partiden insanlar bana geldiler ve dediler ki “yahu bu Turgay niçin böyle atılır, sen fırsat verin da atılır kapılır”. Turgay Bey’in bu girişimlerini engellememi talep ettiler. Ben de dedim ki “ayıptır, bir Dışişleri Bakanı’nın bundan daha fazlası yapması gerekir.” Bu ülkede en büyük kötülük Dışişleri Bakanlığı’nın Cumhurbaşkanlığı’nın gölgesi altında öldürülmesidir.
Mete Tümerkan: 2009’da erken seçim kararını neden aldınız?
Ferdi Sabit Soyer:
Erken seçim kararı alınmasının tek bir nedeni var. 2007’deki ekonomik kriz gerçekleşince bu bizi negatif olarak etkiledi. Biz kendi kararlarımızı kendimiz almaya karar verdik. Dedik ki “1 Ocak 2008’de ek artış verilmeyecek.” Aynı zamanda 2006’da %19 enflasyon oldu. Bunu 1 Ocak 2007’de yüzde 19 olarak maaşlara yansıttık. Yüzde 7’de artış verdik. 2008’e doğru giderken hayat pahalılığının 2007 içerisinde %10 gerçekleşeceğini gördük. Bunun üzerine “biz bunu durduramayız” dedik. “1 Ocak 2008’de hayat pahalılığı %10 yansıyacak maaşlara ama ek artış vermeyeceğiz” dedik. Şimdi bugüne bakıyorum ben o dönem buna isyan eden sendikalar eşelmobilin kaldırılması ve eşelmobilin hiç uygulanmaması ile tüm emekçilerin tanışmasına neden oldular. Bunun kıymetini hiç biri bilmedi. Bugün de al 100 lirayı da otur. Ercan’ı satarak 13. maaşı al da otur.
“Sen seçimleri kaybedeceksin”
Mete Tümerkan: Erken seçime gidilmesinde Türkiye’nin rolü oldu mu?
Ferdi Sabit Soyer:
  Şimdi bakın, benim Cemil Çiçek’le yaptığımız görüşmede şok yaşadılar. Çünkü onlar benim masaya para istemek için oturacağımı sandılar. Onlar da dosyalarında “şunu böyle yap” diye bir program sunacaklardı. Ben “yaptığımız anlaşmaya göre desteğinizi istiyoruz” dedim, başka bir şey istemiyoruz. Şok oldular. Bir kısım tedbirler daha alacağız bu da bizim vereceğimiz kararlar olacaktır. Berki Dibek Bey dedi ki “böyle bir hükümet başbakanı ilk defa gördüm.” Sen dedi sonuçta seçimleri kaybedeceksin.
“Tatar, Halkın Sesi’nde o zaman köşe yazısı yazardı”
Biz 2008’i göğüsleyeceğimizi hesaplıyorduk. Ancak beklenmedik bir hadise oldu. Dünya petrol fiyatları fırladı, bir de aşırı bir kuraklık geldi. Memlekette ot çıkmadı. Şimdi bakıyorum bu hükümet petrole zam yapıyor ve diyor ki “dünya petrol fiyatları yükseldi.” Kardeşim dünya petrol fiyatları en yüksek seviyesine bizim dönemde çıktı, 155 dolardı. 155 dolardan 125 dolara düştüğü zaman Sayın Tatar, Halkın Sesi’nde o zaman köşe yazısı yazardı, bir yazısında ne yazdı biliyor musunuz? “Petrol 125 dolara düştü hükümet derhal elektriği %30 ucuzlatmalıdır” dedi. Şimdi ise petrol fiyatları 100 dolardır ve biz kendisine 1.450’den devrettik mazotun litresini, şimdi 4’e dayanıyor.
“Bugün gayet iyi anlıyorum ki başbakana rağmen bunlar oldu”
Bu dünya petrol fiyatlarına rağmen dolaylı vergilerde artışa gitmeden insanların alım gücünü koruyarak ülke ekonomisini gözeterek gitmeye çalıştık.  Bu aşamada ben Türkiye’den destek istedim. 60 bin ton arpa istedim bir yıl vadeli, 30 bin ton da mısır istedik. Başbakan tam destek verdi. Bir türlü bunun kararı yaşama geçmedi. Bugün gayet iyi anlıyorum ki başbakana rağmen bunlar oldu. Bu gecikti. Bu kez elimizdeki kaynakları saman getirmek için bile kullanmak zorunda kaldık. Pahalı arpa almak zorunda kaldık. Hatta gemiyi bile yaktılar.
“Sanki de toplantıya bomba atılmış gibi oldu”
Mete Tümerkan: 2009’da ekonomik kriz daha da mı derinleşti?
Ferdi Sabit Soyer:
Bu noktada önemli bir sıkışıklığa gittik. Türkiye ile önemli bir görüşme yaptık. “Bu ekonomik kriz aşmak için bir kısım desteklere ihtiyacımız var. Bütçe katkısının desteklemenizi istiyoruz” dedik. O güne kadar bazı yatırım kalemlerini aktardılar. Sonra haberler gelmeye başladı. Ankara’ya gittik heyetler arası görüşme yapıyorduk, Ahmet Uzun arkadaşım dedi ki “bizim gelire ihtiyacımız var. Bu yüzden burada yatırım yapan Türkiyeli bazı firmalara vergi muafiyetleri vardır, bu vergi muafiyetlerinin bir kısmını gidereceğiz. Bunların bir kısmından vergi almamız gerekiyor. Bu insanlar iç piyasadan alışveriş yapmıyor. Dolayısı ile vergi kaldıracı ile düzenlemeye çalışıyoruz.”
“Çiçek, Uzun’a yapamayan gider”
Mete Tümerkan: Bunun üzerine ne dediler?
Ferdi Sabit Soyer:
Sanki de toplantıya bomba atılmış gibi oldu. Bunun üzerine ayrı bir görüşme istedik. Maliye Bakanımızı yolladık. Maliye bakanı ile yapılan görüşmede Sayın Cemil Çiçek Ahmet Uzun arkadaşımıza tedbirler konusunu sözlü olarak gündeme getirdi. Ahmet Uzun da dedi ki “biz hükümet olarak bunları yapamayız” onun da cevabı şu oldu “siz gidersiniz başkası gelir yapar.” Ahmet Uzun bana bunu söylediğinde “film bellidir” dedim. O zaman partiye ben götürdüm. Arkadaşlar dedim “ya kendi tedbirlerimizi biz kendimiz alacağız, ya da seçime gideceğiz.” Bu çok tartışıldı.
“Burada ben Türkiye’yi ilk kez kandırdım”
Önceleri erken seçim konusuna partide sempati olmadı. Ama süreç geliştikçe ve sıkışıklık olup bu öneriler değişik kanallardan gelmeye başlayınca o zaman önemli bir çoğunluk erken seçimin kaçınılmaz bir gerçek olduğuna karar verdi. Burada ben Türkiye’yi ilk kez kandırdım. 13’üncü maaşta sıkışıklığımız vardı, Türkiye’den belli bir kaynak istiyoruz. Onlar da diğer şeyleri bir kenara bıraktılar “kamuya yeni girenlerin düşük maaş almasını öngören yasayı çıkartmazsanız bu parayı vermeyiz” dediler ben de “tamam” dedim. Ahmet Uzun bir hazırlık yaptı. Ben ona “bunu 1 hafta beklet” dedim. Bu beklerken bu arada para alındı. Bunun üzerine bu yasa tasarısını Bakanlar Kurulu’na koydum ve aynı anda erken seçim yasasını da koydum ve Meclis’e gitmeden kabul oldu.
“Cesaretli oldun ama hapı yuttun”
Bir gerçek vardır. Orta yere koyduğum tez toplumun değişik kademelerinde bugün dillendirilmektedir. Ben bundan dolayı mutluyum. 2006’ın sonunda ve 2007’nin içerisinde şu hedefi koyduğumda partiden de tepki aldım. Kamuoyundan çok büyük tepki aldım. Biz kendi gelirimizle kendi giderimizi karşılamayı hedeflemeliyiz. Hiç unutmam Aydan Bey geldi beni ziyaret etti. “Kıbrıs’ta görev yaptığım sürece en akıllı ve en cesaretli oldun ama hapı yuttun” dedi.
Mete Tümerkan: Siz cesaretli oldunuz ama UBP sizin söylediklerinizin tam tersini söyleyerek iktidara geldi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Ferdi Sabit Soyer:
UBP bu seçimi kazandığı anda kaybetti çünkü o boş vaatlerle siyaset yapılamayacağına insanlar kanaat getirdi.
Mete Tümerkan: Kabineyi değişmemeniz bir hata mıydı?
Ferdi Sabit Soyer:
Bir kısım insan hata diye nitelendiriyor. Ben bu konunun hata olduğuna inanmıyorum. Çünkü ben görüyorum ki erken seçime gideceğiz. Erken seçimi ben Eylül 2008 olarak düşünüyordum. Bunu partinin içerisinde ben 2008’in Şubat ayı içerisinde konuşmaya ve tartışmaya başladım. Bunun başka hiçbir çaresinin olmadığına inanmış bir insan Bakanlar Kurulu’nda yapacağı değişikliklerle nasıl sahte umut yaratabilirdi ki? Bu artık ekonomik tedbirler alınmadan sürdürülebilecek bir yapı değildi.

Yarın: Eröz Paşa neden hapiste anlamış değilim…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil