04 Aralık 2016

Yanı başımıza gelen kriz dalgası: 1

Haber İçi Üst

Güney Kıbrıs’ı da feci şekilde vuran dünya finans krizi bana çok şeyler söyledi: Ya size? Normal beklenenler dışında, gördüklerim ve bunların etkilerini, örneğin, özelleştirme altında Rus halkının mallarının şahıslara peşkeş çekilmesi ve bunun neticesi Oligarh’lar ve yurt dışına kaçırılan paraları; Ekonomist zengini ABD’de politikanın ekonomik aklı bazen gölgelediğini ve yapılan hataları, ayni durumun AB gibi toplulukta politik “consensus” kisvesi altında ekonomik kararların gerekli sürat ve dozajda alınamamasını; Menfaat bazında globalleşen dünyada yardımlaşmanın ayni oranda globalleşmediğini; İnsan psikolojisine gerekli değer verilmediğini; Komonist ve insancıl geçinen bir liderin dar görüşü ve yalnız kendini düşünmesi neticesi insanına yaptığı kötülüğü; Bir ülkedeki yapısal bozuklukların ekonomik müdafaa mekanizmasını nasıl zayıflattığını; İrrasyonel maddi kuduzluğun, popülizmin eninde sonunda ne felaketlere sebep olabileceğini, bu davranışların 21 yüzyıla yakışmadığını, görerek, düşünerek kahroldum.
  Yapılan araştırmalar, kapitalist düzende, ortalama, aşağı yukarı her 7 yılda bir, değişen etkinlikte ekonomik krizlerle karşı karşıya geliriz ve geleceğiz. Gittikçe  globalleşen dünyada krizler daha da bulaşkan olacak, ülkeler arası domino etkisi yaratacak, yaratmaktadır. Tamamen yukarıdan kontrollü, planlı,  içine kapanık komonist bir sistemde ekonomik kriz olmaz, yoğunlukla tarıma dayalı, ilkel bir ülkede de tahribatı hiç denecek kadar az olur. Dünyadan izole bizde de. Peki, neden dünya devletleri buna rağmen genel anlamda kapitalist üretim ve dağıtım sistemini ezici çoğunlukla benimser, uygular ve buna bağlı globalleşme trendinin önünü almaya çalışmaz?  Bunun cevabı, niye ara sıra düştüğü halde yine de uçağa bineriz? Hiç binmeyenlerimiz çok az sayıda?  Önemli olan teknoloji, tecrübe ile uçak kazalarını asgariye indirmek. Uçak kazalarını sıfırlayamasak bile, azaltmada başarılı olduk. Neden? Çünkü ilme, teknolojiye uçak şirketleri uyar, tecrübeden ders çıkarır, süratle uygular. Uymayan da yasal yollardan uyması zorlanır, bunda taviz verilmez. Aksi durumlarda felaket açık, seçik bireysel bazda da gözler önünde olur, savsaklanamaz.  Kapalı komonist üretim sistemi insan tabiatına ters, üretkenliği öldüren, böylece ülkeleri görece geri bırakan bir yapı. Rekabete dayalı kapitalist sistem, ürettiği kadar tüketme adalet motivasyonunun kamçısı ile ve bunun neticesi globalleşme ile, üretim kaynaklarını en verimli kullanan, insan istek ve tercihlerine göre üretime yönlendiren, böylece refaha katkısı yüksek olabilen ancak bilinçle yönetilmediği, törpülenmediği, bizdeki gibi vahşi kapitalist durumlarında doğa kanunu gibi acımasız, adaletsiz olabilen bir sistem. Kapitalist sistemin başarısı, insanın içgüdüsü rekabete, ürettiği kadar tüketebilme motivasyonunun motor gücüne dayanır. Onu güçsüzü koruma ile ancak takviye, üretkenliği fazla etkilemeyecek derecede gelir dağılımının adaletli yapılmasına özen gösterirseniz; Kriz tehlikesi barındıran bu sistemde ekonomik rasyonelliği politik şark kurnazlığının gerisine değil, önüne çıkarırsanız, tamam. Yoksa bizdeki gibi, ekonomiyi politik rant, ganimetçilik, ekonomik güçlülüğün alın teri değil, politik yozlaşmaya dayandırıldığı, üretenin değil, yağcının, rezilin faydalanmasına sunan, güçlünün güçsüzü ezdiği bir sistem hem halkınızı yozlaştırır, hem de kriz gibi geçici değil, süregelen yapısal bir deforme yaratır, duvara toslarsınız. Bizim haller, maalesef bu!
Teknoloji ilerledi, uçaklar artık çok ender düşer dedik. Ekonomi ilmi ilerledi mi? İnsan faktörü ve onun karmaşıklılığı neticesi pozitif ilim teknoloji kadar olmasa dahi son yüz yılda epeyi yol aldı. Periotik krizlerin sebeplerini, ekonomideki dalgalanmaları asgariye indirmeyi, hatta öncü sinyallere göre bu fecaatlerin tamamen nasıl önleneceğini bilir. Bilir da ne halt etti? Üniversitede dünyaca meşhur bir hocamız ilk günlerimizde bize şunları söylemişti. Geçerli, önemli, zevkli bir bilim dalını seçtiniz, ancak bilesiniz ki işiniz çok sabır ve sinirinizi kontrol gerektirir. Sebebi şu, bir doktor size böbreğinizin birini almam lazım, ayağınızı kesmem lazım, aksi takdirde öleceksiniz dediğinde, buna derhal uyar neşter altına yatırsınız. Ama iktisatçı olarak gelen bir ekonomik fecaatten ve alınması gereken önlemlerden bahsederseniz büyük bir olasılıkla sizi hiç kale almayabilirler. Kimler politikacı geçinenler. Kimler, bütçesi olan, para tutan ve bu nedenle kendini iktisatçı sanan sıradan halk kütleleri. Üniversitede yabancı olmadığı o devrede, ağır politika okumak istemediğimi, sevmediğimi kendisine bunu söylediğimi bilerek beni işaretle, hele sen, bilesin ki hemen hemen tüm üçüncü dünya ülkelerinde politika ekonominin önündedir. Halbuki ilim politikacının önünde olursa, onun rasyonelliğine uyarsa ancak ülkesine refah getirebilir. Bu yazımın ikinci bölümünde ekonomik krizlerin sebeplerini, bu son krizin sebebini, neden önlenemediğini veya etkisini zayıflatacak tedbirlerin süratle ve da belli dozajda alınmadığını, ekonomik bünye direncinin nasıl artırılacağını ve yapılan hataları ve verilen zararları yazmaya çalışacağım.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam