08 Aralık 2016

Yabancı sermaye yatırımlarının ülke ekonomisine etkileri

Haber İçi Üst

Yabancı sermayenin ülke ekonomisine kazandırılması yönünde birçok analiz ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Peki bu fikirleri ortaya atarken, ülkemizin ekonomik yapısı sağlıklı irdelenip, analiz ediliyor mu?

Bu tür analiz ve değerlendirmeleri yapmanın ekonomiye getireceği en büyük fayda, yabancı yatırım ve yatırımcının ülke ekonomisine sağlayacağı fayda ve sakıncaları konusunda da genel çerçevede olayı yorumlayabilme kabiliyetinin geliştirilmesidir.

Yabancı sermayenin birçok kesim tarafından tartışıldığı ortamda, kimi kesim ülkeye çok büyük katkı sağlayacağı yorumu yaparken, bir diğer kesim de ülkeye büyük yıkım getireceği yorumlarını yapmaktadır. Peki sizce hangisi doğru? Yabancı sermayeye tümden karşı çıkıp, dışa kapalı bir ekonomik model mi? yoksa yabancı sermayeyi ülkeye kanalize edebilme adına yerli yatırımcıdan çok daha fazla imkan ve avantajlar mı sağlanmalı?

İlk bakışta, iki öneri hakkında da ne biri, ne ötekisi diyebiliriz.

Peki ne yapmamız gerekmektedir? Yabancı sermayeyi ülkeye kazandırırken, ulusal ekonomi modelini de fazla sekteye uğratmadan bu işi nasıl çözeceğiz? Olayın özü aslında buradadır.

Bir kere ülkemiz çok uzun yıllardan beridir tasarruf açığı darboğazı ile karşı karşıyadır. Sermaye birikiminin yetersiz olduğu ortamlarda, sürekli dışa bağımlı ve borçla boğuşmak durumunda kalınmaktadır. Son dönemlerde etrafımıza bir bakalım, bireyler sürekli borçlanarak (kredi kartı harcamaları) hayatını idame ettirmekte, keza özel sektör temsilcileri de aynı durumla karşı karşıya kalmakta ve nihayetinde, ülke ekonomisi de sürekli olarak dışa bağımlı olarak dış borç, hibe ve yardımlarla ayakta kalabilmektedir. Önce bireyler, daha sonra bireylerin oluşturduğu toplumlar, harcamalarını borç ve yardımlar üzerine yapılandırırsa, ülkenin yatırım ve tasarruf seviyesinin istenilen düzeye erişememesine neden olmaktadır.

Son yıllarda ülkemiz ekonomik yapılanmasına bakarsak, kaynaklar sürekli olarak cari harcamalara kanalize edilmekte ve yatırımlara yeterince pay ayrılamamaktadır. Olaya bu açıdan bakıldığı zaman, yabancı yatırımların mevcut ekonomik yapılanmayı tamamladıktan sonra, yani yukarıda belirtmiş olduğum gibi ülkenin yeterli iç tasarruf ve yatırım dengesini oluşturduktan sonra kanalize edilmesi, uzun vadeli sürdürülebilir ekonomik yapılanma adına da önemli unsur olmaktadır.

Yabancı sermaye yatırımları ülkeye fiziksel teknoloji, know-how, modern işletme ve pazarlama yöntemleri ile birlikte vergi gelirlerinde de artış yaratabilmektedir. Bunun aksi durumda ise kısa vadede belki bütçe ve ödemeler dengesine olumlu katkı yapmasına rağmen, uzun vadede karların yurtdışına transferi sonucu, dengelerin bozulmasına da sebebiyet verebilmektedir.

Tartışmamız gereken esas konu, yeterli seviyede kalkınma süreci geçirmeden ve tasarruf ve yatırım seviyesinin öngörülen düzeyde olmadığı durumlarda yabancı sermayenin ülkeye girişi, mevcut ekonomik model ve yapı üzerinde olumsuz etki yapabilmekte ve yerli yatırımcı açısından rekabet edilebilirlik ortamının bozulmasına neden olmaktadır. O zaman geçmiş yazılarımda da belirtmiş olduğum gibi özel sektör odaklı ve birey ve kurumlar üzerinde tasarruf bilincinin geliştirilmesi ve ekonomik yapılanma süreci sonunda yabancı sermayeyi çekmek, sektöre çok daha fazla verim getirecektir.

Kısaca yabancı sermayenin ülkeye kazandırılması, olmazsa olmaz olgular arasında yer alırken, bunu da gerçekleştirirken en önemli vizyon, “ulusal ekonomiye darbe vurmayacak düzeyde ülkeye kanalize edilmesi olgusu olmalıdır.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil