05 Aralık 2016

Ya % 25 Maaştan Ya % 25 Durdurma

Ya % 25 Maaştan Ya % 25 Durdurma
Haber İçi Üst

“TEDBİR ŞART”… “Bu kadarını da beklemiyordum. Ya, yüzde 25 personel ek ödemelerinden kesinti yapılacak, ya da 250-300 kişinin işine son verilecek. Bunun başka yolu yok. Başka çözüm yolu bilen varsa söylesin, her fikre açığız”
“6 AYDA DİBE VURURUZ”… “Hiçbir tedbir almazsak, Ziraat Bankası’ndan 90 milyon TL krediyi alsak bile, 6 ay sonra yine aynı duruma geliriz, maaş bile ödeyemeyiz. O nedenle kimse buna oynamasın”
“REFERANDUM YAPARIM”… “Sendikanın da gerçekleri göreceğine inanıyorum. En kötü ihtimalle sandık kurup referandum yapacağım, çalışan karar versin. Bunu sendikacı arkadaşlara da söyledim. Ya personel gideri azaltılması, ya personel durdurulması. Çalışan kendi karar versin geleceğine”
“HÜKÜMETTEN İSTEĞİM”… “Hükümetten benim tek isteğim vardır. 90 milyonluk krediyi Bakanlar Kurulu’nda onaylamaları. Sadece bu kadar. 15 günde bir tek kuruş ödettirmedim belediyeye. Hiç para harcamadım. Kendi izaz ikramlarımızı kendimiz ödüyoruz. Kendi arabamla gidip geliyorum. Belediyeye yük olmak istemem”
DUYARLI VATANDAŞTAN 5 BİN TL… Duyarlı bir vatandaşımız geçen gün gelip bizlere 5 bin TL bağışladı. Bu bizi çok duygulandırdı. Diğer vatandaşlarımıza da bunun örnek olmasını dileriz”
Selda İÇER
Uzun ve tartışmalı bir sürecin ardından LTB’de yavaş yavaş işlerin yoluna konulmasına başlandı gibi. Yeni belediye başkanı olan Kadri Fellahoğlu, iki hafta önce görevine başladı. Tabii başlamasıyla birlikte de önünde birçok sorun buldu. Yoğun bir çalışma temposu içinde girdi kendisi. Günde, ortalama on saat çalışıyor. Bireysel olarak ne personel, ne de yurttaşlarla görüşmüyor. Teknik kadrolarla ve kurumsal olarak ziyaret yapmak isteyenlere de randevuları yayarak, görüşüyor. Kadri Fellahoğlu ile cuma günü bir araya geldik ve iki haftalık serüvenini kendisinden dinledik. Fellahoğlu, “Bu belediyeyi kurtarmak tüm kurumların boynunun borcudur. Hep beraber kurtaracağız. Ben tek başıma asla kurtarıcı olamam. Başbakan da hükümet de, tüm belediyelerimiz de yardım edecek” diyor ve Don Kişot olmadığını ifade ediyor.

HAVADİS: Yaklaşık iki hafta oluyor görevinizi devralalı. Seçilmeden önce kafanızda bir tablo vardı belediye ile ilgili ancak görevinize başladıktan sonra gördüklerinizi nasıl yorumlarsınız?
FELLAHOĞLU:
Açıkçası, bu kadarını da beklemezdim. Örneğin, asansörlerin çalıştığını düşünüyordum. Dört tane su motorunun çalışır olmasını bekliyordum. A4 kağıdı yok, temizlik kağıdı yok, temizlik malzemesi yok, eldiven yok, yelek yok. Ot kesme makinesi yok.
HAVADİS: Tüm bunlar uzun süreçli grevden dolayı mı oldu, yoksa para olmadığı için mi alınamamıştı?
FELLAHOĞLU: Para olmadığı için, belediyenin içine düşürülmüş olduğu durumdan dolayı. UPS sisteminin çökmüş olduğunu duymayı beklemezdim. Tamam, belediye çek yasağındadır, belediye ciddi bir mali gelir-gider dengesinde. Belediye sürdürülebilir bir mali durumda değil. Sürdürülebilir bir personel yapısı yok. Her ay 3 milyon TL açık veren bir belediye var, bunları biliyorduk. Seçim döneminde ben de, diğer aday arkadaşlarım da benzer şeyleri söylüyordu. Belediye, sürdürülebilir bir yapıda değil. Geliri giderlerini karşılamıyor. Geliri, maaşlarını ödemeyi bile karşılamıyor. Böyle bir yapısı var ve bunu biliyorduk. Ama çözüm de ortaya koymak gerekiyordu. Ben hep söyledim. Sürdürülebilir bir yapıda değil belediye ve ben görevi devraldığımda bu sürdürülemez yapıyı, bu şartlarda, aynı durumda sürdürmek düşüncesinde değilim. “Belediyenin mutlaka sürdürülebilir bir noktaya gelmesi gerekmektedir. Bunun için de ne gerekirse yapacağım” dedim televizyonlarda ben açık açık. Popülistçe konuşmadım, popülizm de yapmadım. Ama üzülerek görüyorum ki hala daha birçok kesim popülizm yapıyor. Bu popülizmden battı bu belediye ve dibe vurdu. Hala da popülistçe açıklamalar duyuyorum ve “ortaya bir çözüm” koyun diyorum. “Net bir duruş ortaya koyun diyorum” o da yapılmıyor.
HAVADİS: Belediye Meclisinde BES yetkilileri ile aranızda bir gerginlik yaşandı. İçinde bulunulan durumda sendikanın size önerileri var mı?
FELLAHOĞLU:
Sendika ile en az 3 kez görüştüm bu süreçte. Sendika şunu söylüyor “ Mutlaka Ziraat Bankası’ndan 90 milyon TL alınmalı ve bu borç yapılandırılmasına mutlaka gidilmelidir. Başka da bir şansımız yok” Burada hem fikiriz. Geçen akşamki karşılıklı tartışmamıza gelince. Ben çok toleranslı davrandım. Ancak bundan belediye meclis toplantıları bu şekilde olmayacaktır. Sadece belediye meclis üyeleri konuşacaktır. Meclis üyeleri dışında hiç kimseye söz veremeyeceğim bundan sonra. Çünkü bu suiistimale ve şov yapmaya sebep olmuştur. Ve belediye meclisinin sağlıklı çalışmasına engel olmuştur. Oraya gelen tüm yurttaşlar, belediye meclis üyeleri dışındaki herkes izleyecek ve değerlendirecek. Söz alıp konuşma yoktur artık. Cumhuriyet Meclisi’nde olduğu gibi olacak bundan sonra. Milletvekillerinin arkasında olan yerlere nasıl ki halk gelip izleyip değerlendirmesini yapıyor, belediyede de böyle olacak. İzleyiciler gelip dinleyip, değerlendirmelerini yapacaklardır. Sendikacı arkadaşların tavırlarına gelince. Onlar da popülizm yaptılar. Bu belediye popülizmden batmıştır. Bu devlet popülizmden zor durumdadır. Maalesef hala daha üzülerek görmekteyim ki, popülizm üzerinden siyaset yapılmaya çalışılmaktadır. Popülizm ölmüştür ve bir daha asla hayata dönmemesi, hayatımıza girmemesi gerekir popülizmin. Bu kadar açık ve net söylüyorum. Sendika başkanı arkadaşım diyor ki “Ben arkadaşımın haklarına dokundurmam.” Ben de diyorum ki kendisine, “Senin çalışanlarının hakları mı kaldı. 7 yıldır İhtiyat Sandığı primleri yatmıyor çalışanların. 2 yıldan fazladır Sosyal Sigorta primleri yatmıyor. 3 aydır maaş almıyor. Ne hakkı kaldı ki senin çalışanlarının. Bu ay nisan ayı sonu itibarıyla emlak vergilerinin birinci taksitlerinin son ödeme tarihidir. İyi bir tahsilat geliyor. Bu ay çalışanlarımıza maaşlarını ödeyeceğiz. Peki gelen ay ne olacak? Ne kadar çalışacak bu insanlar maaş almadan. Biz, çözüm üretmek, sürdürülebilir bir yapı oluşturmak zorundayız. Sendikacı arkadaşlarla ben tekrar görüştüm toplantıdan sonra. Bana dedikleri, “Bize maaşlarımızı garanti edin, bize geriye dönük Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primlerini karşılayın. Biz, sizi desteklemeye hazırız ama bize bunu garanti edin.” Alınacak olan kredinin yapısal bir katkı sağlaması için belediyemizi sürdürebilir bir noktaya getirebilmesi için mutlaka bizim giderlerimizde azaltma yapmamız şarttır. Ziraat Bankası bize, hiçbir koşul ortaya koymadan 90 milyon TL’yi kredi olarak verse. Bir yıl geri ödemesiz, yüzde 9.5 faiz ile. 5 yıl veya 10 yıla yayarak. Ben giderlerde mutlaka azaltma yapacağım. Bu kredinin belediyemize katkı yapması için ve gerçekten anlam ifade etmesi için, giderlerimizi azaltmamız şarttır. Aksi halde, alırız bu krediyi 6 ay “el bebek, gül bebek” geçinir gideriz, herkes alır maaşını altı ay boyunca, 6 ay sonra tekrar tekrar belki de daha kötü sorunlarla karşı karşıya kalırız. Bu yüzden benim şu temel hedeflerim vardır. LTB sürdürebilir bir noktaya getirmek; çalışanlarımıza düzenli maaşlarını ödemek; çalışanlarımızın sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borçlarını ödemek ve bundan sonra yatırımlarını düzenli yapmak. Yüksek faizli özel finans kuruluşlarına ve özel bankalara olan borçları kapatmak ve Lefkoşa halkına hizmet etmek. Benim bu ana hedeflerim vardır. Benim bu ana hedeflerim vardır. Bu misyonla bu görevde bulunmaktayım. Ama ben tek başıma bu sorunun üstesinden gelemem. Ben Don Kişot’luk yapacak da değilim. Öyle bir niyetim de yoktur. Bunu çalışanlarımızla, sendikamızla yaratacağımız akıl yolu, mantık yolu bir anlayışla, el birliği ile çözeceğiz. Bu kurum batmış, batırılmıştır. Bunu en fazla sendikacı arkadaşların idrak etmesi gerekmektedir. Çalışan arkadaşların, Lefkoşa halkının bunu idrak etmesi gerekir. Bu belediye batmıştır. Hala daha bu batmış kuruluşun üzerinden popülizm mi yapacağız.
HAVADİS: Sendikacı arkadaşlara, bu istediklerini yapabileceğinizi taahhüt edebilecek misiniz?
FELLAHOĞLU:
Açık açık konuşmak gerekir bu konuları. Sorunların arkasına saklanarak popülistçe konuşmalarla bir yere varamayız. Ya personel, ya da personel giderlerini azaltacağız. Varsa başka bir fikir, herhangi birinin lütfen bunu bizimle paylaşsın. Belki bizim aklımız kesmez. Biz aradık çok bulamadık.
HAVADİS: Personel azaltması konusunda kafanızdaki fikir nedir? Ne düşünüyorsunuz?
FELLAHOĞLU:
Bakın, işe gelmeyenlerle ilgili disiplin soruşturmasını başlattık. 6 aydır işe gelmeyen kişiler var. Burada bizim listemizde görünüp Spor Dairesi’nde çalışan var ama sigorta, İhtiyat Sandığı bizim hanemize yazılır. İhmal edildi. 6 ay, 3 ay, 5 ay göreve gelmeyenler var.
HAVADİS: Siz göreve başladıktan sonra hala işe gelmeyenler var mı?
FELLAHOĞLU:
Gelmiyorlar evet. Gelmeye başlayanlar da var ama 6 ay gelmeyerek maaş aldı. Kimisine son birkaç ay maaş da verilmedi işe gelmedikleri için. Ceza evinde olan insanlar var çalışır gözükür bizde.
HAVADİS: Kaç kişiden bahsediyoruz bu şekilde olan?
FELLAHOĞLU: 1
2 kişi var bu şekilde yetkili kişiler tarafından önüme konan. Disiplin kurulunun vereceği karara göre ileri götüreceğiz bu çalışmaları. Bizim ivedi bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Bu bir süreç alacak. Ama bakın, başka bir şey söyleyeyim ben size. Bu belediyenin kötü duruma düşürülebilmesi için, yapılabilecek ne varsa yapılmıştır. Daha da kötü duruma düşürülmesi için yapılabilecek hiçbir şey kalmamıştır. İsteseniz de yapamazsınız. Bugün öyle birimler vardır 12 kişi bir odada oturur, hiçbir şey yapmaz. Birim içinde birim, şube içinde şube yaratılmıştır. 10 şube amirliği, 20 şube amirliğine çıkarıldı.
HAVADİS: Neden bu şekilde hareket edildi sizce?
FELLAHOĞLU:
Bu iki dönemde istihdam edilen kişilere şube amirliği yaratılsın diye. Bu belediye 10 şube amirliği ile bunca zaman gayet iyi yönetiliyordu. Hizmet alanları artmadı ki bu belediyenin. 22 tane de şube amirliği vardır.
HAVADİS: Bu konuda ne yapmayı düşünüyorsunuz?
FELLAHOĞLU:
Şubelerle ilgili yapacak hiçbir şey yoktur. Yasal düzenleme yapmıştır bu hükümet 2010 yılında. Bunu yasallaştırmıştır. Yasal düzenleme yapmak kaydıyla ancak bu şubeler azaltılabilir. 457 memur vardır burada. Kutlay Erk burayı devrettiğinde 2006’da 48 memur vardı. Bir belediye düşünün ki, memur sayısı işçiden fazla. 933 personelim var şu anda.
HAVADİS: Belediyenin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için, gelir giderin dengelenmesi açısından ne kadar personeliniz olması gerekiyor?
FELLAHOĞLU:
Ya yüzde 25 personel giderlerinde azaltma yapılacak, ya da yaklaşık 250-300 kişi işten durdurulacak.
HAVADİS: “Personel giderleri azaltılacak” derken, bundan neyi kastediyorsunuz?
FELLAHOĞLU:
Burada yapılabilecek olan ek ödeneklerden yüzde 25 azaltmadır. Bunu bir yıl için yapmamız gerekir diye düşünüyorum bunu. Bir yıl sonra yine gözden geçirilir. Bu ek ödenekler eğer belediye çalışanları 380 kişi olsaydı ve bu kadar kötü borçlanma içine sokulmasaydı ödenirdi. Sorun da olmazdı. 2014 Haziran ayına kadar devlet geliri borçlara gidiyor. Devlet gelirimiz yoktur. Topladıklarınızla da personeli ödeyeceksiniz. Biri çıksın ve söylesin 934 personeli toplanılan bu para ile nasıl ödeyeceğimizi. Belki bizim aklımız kesmez.
HAVADİS: Nasıl artıracaksınız gelirlerinizi?
FELLAHOĞLU:
Nasıl artırabiliriz. Hizmet vermediniz insanlara. “Faizleri düşün, taksitlendirme yapın ki paramızı ödeyelim” diyor insanlar. Ekonomik kriz de var memlekette, neyi artıracağız. Biz, sadece tahsilatı yapalım şu anki durumda yüzde 80-90 ona da razıyız.
HAVADİS: Faizleri düşecek misiniz peki?
FELLAHOĞLU:
Faizleri düşürmek için Cumhuriyet Meclisi’nin yasa yapması gerekiyor. Hükümetin öyle bir niyeti varsa yapsın. Taksitlendirme zaten var. Çek ödemeleri ve kredi kartında taksitlendirme yapıyoruz.
HAVADİS: İki haftada tahsilatınız ne kadara ulaştı?
FELLAHOĞLU:
Ortalama, her gün 140-150 bin TL toplanıyor. Artışın en önemli nedenlerinden birisi emlak vergilerinin son taksitlerinin bu ay olmasıdır. Önümüzdeki ay bizi ciddi sorunlar bekler. Buna çözüm üretmek lazım, popülizm yapmak değil. Kredi de alsak, eğer önlem almazsak, 6 ay sonra yine aynı duruma düşeceğiz. Yine maaş ödeyemeyiz, yine sosyal sigortaların primlerini yatıramayız, yine çöp toplayamayız.
HAVADİS: Kredi için Ziraat Bankası ile görüşmeniz oldu mu?
FELLAHOĞLU:
Biz seçimlerde görüştük. Seçimlerden sonra henüz görüşmedik. Önümüzdeki hafta görüşmeyi düşünüyorum.
HAVADİS: Bu kadar sıkıntı yaşarken hükümetten herhangi bir talebiniz olacak mı?
FELLAHOĞLU:
Hükümetten benim tek isteğim vardır. Bu 90 milyonluk krediyi Bakanlar Kurulu’nda onaylamaları. Sadece bu kadar.
HAVADİS: Belediye meclis üyeleri ile çalışmalarınız nasıl? Muhalefetten üyelerle aranız nasıl?
FELLAHOĞLU:
Bence sorunun bilincindedir arkadaşlar. Sorunun nasıl çözüleceğini de çok iyi biliyorlar. Ancak konuşmaya ve telaffuz etmeye cesaretleri yoktur. Sessiz kaldılar bu borçlanmayla ilgili son toplantıda. Bir tek ben konuştum. Sadece DP’den Kemal Mut arkadaşın bir önerisi oldu. Maliye Bakanlığı’na bir yazı yazalım. Temlikleri kaldıralım, kaldırmazsa ara emri alalım. Çünkü bu borçlanmalar usulsüzdür, yasa dışıdır. Gerekçemiz budur. Bu çalışmayı da başlattık. Kendilerine bu ay sonuna kadar da süre verdim. Ara emrine başvurulması için. Kaldırırsanız ay sonuna kadar kaldırın. Biz devlet gelirini alalım, yolumuza devam edelim, eğer olursa. Borçlanmayla ilgili ben bu hafta girişimimi yapacağım. Bekleyeceğim ay sonuna kadar. Ara emri ile kaldırılırsa, çünkü Bakanlar Kurulu kararıdır. Sonuç verirse bu ara emri, borçlanmadan da biz bu işi götürebiliriz.
HAVADİS: Bu durumda borçlar nasıl ödenecek?
FELLAHOĞLU:
Borçların ödenmesi zamana yayılacak artık. Devlet katkısını aldığımız zaman o borçlar duracak. Eğer ara emri ile devlet katkısını biz alabilirsek, topladıklarımızla da biz bu gemiyi yüzdürürüz. Borçlar için de ilgililer dava edecekler belediyeyi. Mahkeme de karar verecek. Zaten İhtiyat Sandığı bizi dava etti. 40 milyon TL ister bizden. Sadece, Metropol bölgesindeki trafik ışıklarına 49 bin TL borcumuz vardır elektrik kurumuna. Girişim yaptık kuruma, bağladılar. Ancak, bu sefer de sistemde sorun oldu. İhaleye çıkan da İçişleri Bakanlığı idi. Arkadaşlar ilgili firmayla girişimde bulundu sorun çözüldü ama bizim kuruma 49 bin TL borcumuz hala duruyor.
HAVADİS: Belediyenin böyle çok mu borcu var?
FELLAHOĞLU:
Değim yerinde ise, uçan kuşa borcumuz var. 4 milyon TL piyasaya borcumuz var. Özel finans kuruluşları ve bankalara, 1 Nisan tarihine kadar olan borcumuz 34 milyon 259 bin 375 TL, Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı, devlete avans borcu, Elektrik Kurumu, Telefon Dairesi, 79 milyon 269 bin TL, esnaf ve müteahhitlere olan borçlar, 4 milyon 184 bin, 826 TL. Belediyeler Birliği’ne 937 bin 875 TL, yurt dışı üyeliklere aidat borcu 68 bin 469 TL. Toplam, 118 milyon 719 bin 736 TL borcumuz var. Biz bu ay, sadece maaş 2 milyon 907 bin 989 TL ihtiyacımız var. Bunlara eğer, maaş gelir vergisi, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığının toplamını da koyarsak, bu 4 milyon 090 bin TL olur. Kısacası bizim, her ay 4 milyon 090 bin TL ihtiyacımız var. Bize biri söyleyecek, bu kadar parayı nereden bulup ödeyeceğiz.
HAVADİS: Sizin ne kadar geliriniz var?
FELLAHOĞLU:
Bu ay 3 milyona yakın bir gelirimiz olacak. Ama sadece bu ay. Ama gelen ay sanmıyorum bu kadar olsun. Eksik olan miktarı nereden bulup da arkadaşlara maaşlarını ödeyeceğiz. Konuşurken bu sorulara da cevap vermek gerekir.
HAVADİS: Belediyeler olarak İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’na bağlı olarak çalışıyorsunuz. Bu çerçevede bakanlıkla herhangi bir görüşmeniz oldu mu?
FELLAHOĞLU:
İçişleri Bakanlığı ile ilk yazışmamızı yaptık. TC Hükümeti’ne, öngördüğümüz, su, kanalizasyon, kaldırım, altyapı park bahçe, yol yapımı ile ilgili projeleri teknik personel ile hazırladık ve İçişleri Bakanlığı’na gönderdik. Oradan da TC Yardım Heyeti’nde değerlendirilecek ve uygun görülen projelere kaynak ayrılacak. Biz bu projeleri süreç içerisinde hayata geçireceğiz. Tüm çalışanlarımız özveri ile çalışıyor, çevre düzenlemesi ve temizliği için. Tüm parklarımızın elektrikleri kesik. Onlarla ilgili ihtiyaç tespiti yaptırıyoruz. Bağlatmak için ne gerekiyor diye. Biz bunları diğer belediyelerimizden temin etmeye çalışacağız. Çünkü bizim harcayacak paramız yok. Tüm çemberler aydınlatılacak. Tüm belediyelerden çiçek de istedik. Çevreyi güzelleştirmek istiyoruz.
HAVADİS: Vatandaşların yaklaşımı nedir belediyeye?
FELLAHOĞLU:
Bir duyarlı vatandaşımız geldi geçen gün, bize 5 bin TL bağışlamak istediğini söyledi. Arkadaşları çağırdık nasıl alabileceğimizi konuştuk bu parayı. Alıp bağış makbuzu vereceğiz, Meclis de bunu onaylayacak. Başka vatandaşlara da örnek olsun bu ve bilsin ki vatandaşlarımız bunların tek kuruşu bile gereksiz harcanmayacak.
HAVADİS: İki hafta içerisinde gördükleriniz, “keşke aday olmasaydım” deme noktasına sizi getirdi mi?
FELLAHOĞLU:
Hayır demedim. Çünkü sonunda sağduyu galip gelecek. Sendikacı arkadaşlar da, çalışan arkadaşlar da, aklı salim düşünerek hareket edecekler ve bu belediyeyi kurtarmak için hepimiz sorumluluk üstleneceğiz. Hep birlikte bu belediyeyi kurtaracağız.
HAVADİS: Sendikanın bu süreçte önünüzde engel olacağını düşünüyor musunuz?
FELLAHOĞLU:
Kesinlikle düşünmüyorum. Durması için bu belediyeyi bu durumdan kurtarmak için başka bir önerisinin olması lazım, somut. Öyle bir görüş de şu ana kadar ortaya konulmadı.
HAVADİS: Önünüze bir grev konulur mu?
FELLAHOĞLU:
Kesinlikle düşünmüyorum. Ben en kötü ihtimalle sandık kurup referandum yapacağım, çalışan karar versin. Bunu sendikacı arkadaşlara da söyledim. Ya personel gideri azaltılması, ya personel durdurulması. Çalışan kendi karar versin geleceğine. Ya da başka görüşleri varsa onu ortaya koysunlar. Ben buna açığım. Beni üzen gerçekçi olmayan yaklaşımlardır.
HAVADİS: Bir sonraki meclis toplantısı ne zaman?
FELLAHOĞLU:
Önümüzdeki Çarşamba olacak. Gündem ise, belediye pazarındaki kira ücretlerinin düşürülmesi. Personel durumunun değerlendirilmesi ve yapılan bağışın onaylanması.Bir de bunun yanında fazla olan araçların elden çıkarılması konusu değerlendirilecektir. Bizim kayıtlarımıza göre 224 aracımız var. Bunların yaklaşık 100 tanesi salon araç. Durum değerlendirilecektir.
HAVADİS: Son olarak halka mesajınızı alabilir miyiz?
FELLAHOĞLU:
LTB, Lefkoşa halkının malıdır. Lefkoşa halkını belediyesine sahip çıkmaya davet ediyorum. Hepimizin mutlaka belediyemize dair yapacak bir şeyi vardır. Emlak vergilerini, su faturalarını, iş yeri izinlerini mutlaka çıkarsınlar. Sağlık denetimleri devam etmektedir. Mutlaka gıda üretimi yapan tüm kuruluşlar, sağlık şartlarına uysunlar, denetimler artarak devam edecektir. Kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam