09 Aralık 2016

Vural: Kıbrıs sorunu Türkiye’nin sorunu

Vural: Kıbrıs sorunu Türkiye’nin sorunu
Haber İçi Üst

KİMSE KALMASA DA… MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, Havadis Ankara Bürosu’nda Mete Tümerkan’ın sorularını yanıtladı. Kıbrıslı Türklere bakışını,  yeni bir tartışma yaratacak şekilde ifade etti: Kıbrıs sorunu Kıbrıslı Türklerin değil, Türkiye’nin sorunudur

AK PARTİ’DEN FARKLI… Havadis Ankara Bürosu, MHP’nin önemli isimlerinden Oktay Vural’ı ağırladı. Vural, “Biz bugünkü hükümetten Kıbrıs sorununa çok farklı bakıyoruz. Kıbrıs bizim için bir milli meseledir” dedi

KIBRISLI TÜRKLERİN DEĞİL… Vural: Kıbrıs davası, Türkiye’nin bir meselesidir. Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin değil, Türkiye’nin bir sorunudur. O bakımdan Kıbrıs Türkiye’nin bir parçasıdır

SİZİ KANDIRDILAR…  Vural, Kıbrıslı Türklerin 2004 referandum sürecinde kandırıldıklarını ileri sürdü. Vural, “Kıbrıs’ta barış var, iki ayrı devlet, iki ayrı halk var. Çözüm bu temelde olmalı” dedi

PKK KENDİ ÇÖZÜMÜNÜ DAYATIYOR… Vural: Türk milletinden, milli kimliğini, varlığını, cumhuriyetini vermesi isteniyor. Maalesef masalarda bu var. Bu masada olan Türk milletinin çözümü değil, PKK’nın bir çözümüdür

MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, Kıbrıs’ta bulunacak çözümün gerçeklere dayalı olması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkan Vekili Vural, Kıbrıs’ta iki bölge ve devlet bulunduğuna vurgu yaptı ve Kıbrıs Türklerinin egemenliğini koruyacak bir çözümden yana olduklarını belirtti. Oktay Vural Havadis Ankara Bürosu’nda Mete Tümerkan’ın Kıbrıs konusu ve Kürt meselesine ilişkin yaşanan gelişmelerle ilgili sorularını yanıtladı.
Vural, Kıbrıs konusunda AKP Hükümeti’nden MHP olarak farklı düşündüklerini ifade ederek, “Kıbrıs meselesi Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin değil, Türkiye’nin meselesidir” dedi.
Vural Türkiye’de AKP Hükümeti’nin “Çözüm süreci” olarak tanımladığı süreci yorumlarken ise, bunun bir çözüm süreci değil, Türk milleti ve devletinin çözülme süreci olduğunu bildirdi. Oktay Vural ile yapılan röportajın tam metni şöyle:

Mete Tümerkan: MHP Kıbrıs meselesine nasıl bakıyor?
Oktay Vural:
Biz Kıbrıs sorununa bugünkü hükümetten çok farklı bakıyoruz. Kıbrıs bizim için bir milli meseledir. Türkiye’nin bir meselesidir. Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin değil Türkiye’nin bir sorunudur. O bakımdan bizim bir parçamızdır.
Ayni şekilde maalesef ben şuna inanıyorum, Kıbrıs Türkleri kandırılmıştır. Referanduma evet demekle Avrupa’ya bağlanacakları söylendi ama maalesef Rum tarafı Avrupa’ya bağlandı.
Ama çözüm konusunda Kıbrıslı Türklerin haklarını koruyacak bir çözüm oluşmadı. Ve Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargo uluslararası hukuk ve insanlığın yeni bir yüz karasıdır. Orada aslında barış vardır. Önemli olan çözümün uluslararası hukuka ve Kıbrıs’taki gerçeklere dayalı olmasıdır. Bize göre Kıbrıs’ta iki halk vardır.
İki devlet ve iki bölge vardır. Dolayısıyla bu gerçeklere dayalı olarak bir çözüm aranmalıdır.

Mete Tümerkan: AB’nin izlediği Kıbrıs politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Okay Vural:
Sayın Derviş Eroğlu müzakereleri bu çerçevede sürdürüyor. Maalesef Kıbrıs’ı ilhak etmek isteyen ve Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu ortadan kaldırmak isteyen bir siyaset orada daha etkili olmaktadır.
Bu bakımdan bu süreç içerisinde, önümüzdeki dönem içerisinde, Türkiye’nin ortaya koyduğu çözüm çerçevesinde Kıbrıs Türklerinin hak, hukuk ve bölgesini, egemenliğini ortaya koyabilecek bir çözüm bence gerçekten bir çözüm olur. Kıbrıs AB’ye girmişse, bu durumda bulunacak bir çözüm zaten AB içerisinde olacağı için Kıbrıs Türklerinin haklarını içeren bir çözüm AB müktesebatına da aykırı olmaz.
Bu nedenle bu şekilde bakıldığı zaman Kıbrıs Türkleri bu yönü ile dikkate alındığında referanduma evet demiş olmasına ve büyük tavizler verilmiş olmasına rağmen Anavatan’ın iradesi doğrultusunda oy kullandı. Ama maalesef kullandığı oy kendisine bumerang gibi çarpmıştır.
Arkadan hançerlenmiştir. Bu bakımdan bu gerçekleri dikkate alacak bir çözüm olabilir, olmalıdır.

Mete Tümerkan: Nasıl bir çözüm?
Oktay Vural:
Çözüm Kıbrıs’taki gerçeklere dayanmalıdır. Yoksa Kıbrıs meselesini, Kıbrıs Türklerini Girit modeli sonucuna benzer bir duruma götürmek söz konusu olacaktır.
MHP olarak biz bu milli meselenin Kıbrıs’taki gerçeklerin dikkate alınarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar devam eden müzakerelerden bir sonuç alınmamasının sorumlusu olarak batı dünyasını görüyoruz.

Mete Tümerkan: Kürt meselesi konusunda yaşananları nasıl yorumluyorsunuz?
Oktay Vural:
Açılım diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü Kürt kökenli insanlar bu milletin evladıdır. Bu milletin milli kimliği, milli kültürü içerisinde olan insanları etnik kimliklerine göre tanımlamak ve Kıbrıs’ta bütünleşmeyi hedefleyen zihniyetin nedense Türkiye’de ayrışmayı bir çözüm olarak göstermesi de Batı dünyasının çifte standartları ve çarpık anlayışının bir neticesidir. Bu nedenle böyle bakıldığı zaman Kürt açılımı adı altında Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin çözülmesini temin ederek Büyük Kürdistan’ı oluşturmak isteyen bir zihniyetin meşrulaştırılması bizatihi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş temellerine ve Türk milletinin bu coğrafyada varoluşuna aykırı bir tutumdur. O bakımdan Kürt kökenli insanları azınlık statüsüne dönüştürecek ve bu eksende anayasamızı ve yasalarımızı etnik kimliklere göre tanımlamak son derece yanlıştır.

Mete Tümerkan: Kürt meselesi ile Kıbrıs meselesinin bir bağı var mı?
Oktay Vural:
Az önce de izah ettiğim nedenlerden ötürü, Kürt meselesi ile Kıbrıs meselesi bir biri ile benzeştirilemeyecek konulardır. Bir bağlantısı yoktur. Onun için oyun emperyalizmin bir oyunudur. Bizde yüz yıl öncesinde de bu coğrafyada bir Kürdistan kurulması istenmişti. Sevr Barış antlaşması getirilmişti, biz bunu yırtıp atmıştık. Yine ayni şekilde bu sefer Kıbrıs’ta uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarımızı Kıbrıs Rum kesimi maalesef yok etti. Buna karşılık Kıbrıs Türkleri bugünkü durumu ile hem varlığını hem de demokrasisini güçlendirdi. O bakımdan onların da Kıbrıs’tan kopartılması da mümkün değildir. Bu eksende bakıldığı zaman biz Kürt açılımını doğrudan doğruya PKK terör örgütünün ve bu coğrafyada dört parçalı bir Kürdistan oluşturmak isteyen emperyalist düşüncelerin 100 yıl önce Osmanlı şark meselesi adı altında ortaya koydukları oyunun yeni bir veçhesi olduğunu düşünüyoruz. Bunlarla ilgili bizim düşüncemiz, arananın bir çözüm değil, çözülme olduğudur. Bu açık ve nettir. Ama silahı bir meşru araç olarak görüp milletimizi etnik kimliklere göre ayırmak suretiyle bölücülüğü meşrulaştırmak bizatihi demokrasiyi yok etmek demektir.

Mete Tümerkan: O zaman siz AK Parti Hükümeti’nin şu anda uyguladığı politikalara karşı çıkıyorsunuz…
Oktay Vural: Hükümetin bir politikası yok. Hükümet doğrudan doğruya PKK’nın çözüm planını, PKK’nın isteklerini kabul ediyor. Ne yazıktır ki maalesef bugün AKP, Türkiye’deki hükümet, PKK’nın, İmralı’nın çözümünü Türk milletine hazmettirmek istemektedir. Çözüm olarak AKP’nin ortaya koyduğu bir çözüm de söz konusu değildir. Çözümün sonucunda ne olacaktır. Çözümün sonucunda hedef bu coğrafyada Türk milletinin olduğu gerçeğini ortadan kaldırıp ismi değiştirmekse, bu çözüm değil, çözülmedir. Kıbrıs’ta Türklerin varlığını yok eden bir zihniyetin bu coğrafyada Türk milletinin varlığını yok etmek isteyen bir zihniyetin bu eksende hedefi Türk milletidir.

Mete Tümerkan: Siz bunu bir çözüm olarak görmüyorsunuz o zaman…
Oktay Vural:
Bu bir çözüm değildir. Bu devleti ve milleti çözmektir. Zaten terör örgütünün isteklerini yerine getirdikten sonra terörün amacı gerçekleştikten sonra zaten terör kalır mı? Kıbrıs’ta ENOSİS gerçekleşseydi, Kıbrıs Türkleri buna evet deseydi, Kıbrıs’ta Türk kalmazdı. Bu bakımdan bugün Kürt kökenli insanlarımızı bizden kopartmak isteyen tarihi bir senaryo tekrar pişirilip milletin önüne konuluyor. Bunun bir çözüm olmadığı açık. Üstelik, bu millete “analar ağlamasın” adı altında “silahları bıraksınlar” adı altında amacı söylemekle birlikte karşılığında ne verileceği hususunun milletten saklanması bile terörü bir araç olarak kullanmaktadır. Dolayısıyla bugün PKK terör örgütünün kullandığı silahla, bugün PKK terör örgütünün silahı bırakması karşılığında ortaya konulan çözüm planı ikisi de terörü meşru bir araç olarak ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu millete dönük bir tehdittir.

Mete Tümerkan: Sizce Türkiye Cumhuriyeti’nden karşılığında ne vermesi isteniyor?
Oktay Vural:
Milli kimliğini, varlığını, cumhuriyetini vermesi isteniyor. Maalesef masalarda bu var. Bu masada olan Türk milletinin çözümü değil, PKK’nın bir çözümüdür.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil