04 Aralık 2016

Vergi cezalarına ve faizlerine af

Haber İçi Üst

 Maliye’nin milyarlarca kamu alacağı var ama bu alacağın çoğu tahsili mümkün değildir. Bu yüzden, bir süreden beri Maliye, artık tahsil kabiliyetini kaybetmiş, birikmiş kamu alacaklarıyla ilgili bir çalışma içinde.
     Maliye, çalışma ile ilgili nabız yokluyor, iş dünyası dahil çeşitli kesimlerle görüşüyor. Maliye, vergi cezalarına ve faizlerine af getirerek, tahsili mümkün olmayan donuk kamu alacaklarına, tahsil kabiliyeti kazandırmak istiyor.
     Kamu alacakları, “vergi anapara, vergi cezaları ve gecikme faizlerinden” oluşuyor. Yani, 3 ayaklı. Maliye, vergi anaparasına değil, cezalarına ve faizlerine af getirip, bu paraların bir kısmını toplamak istiyor.
    Vergi affından faydalanacak 2 grup var. Birinci grup, bu sıkıntıya ilk kez düşmüş kişi ve şirketler; ikinci grupta hale hazırda önceki aflarla borçlarını yapılandırmış ama daha sonra sıkıntıya girmiş olanlar. Tabii, bir kısım da önceki aflarda pozisyonu uygun olmadığı için yapılandırmaya hiç başvurmamış olanlar var.
    Maliye’nin amacı, hem donuk alacaklarından toplayabildiği kadar para toplamak, hem de vergi borçları yüzünden iş yapabilirliğini kaybetmiş olanları yeniden sisteme kazandırma fırsatı yaratmak.
Ki, bunları sisteme kazandırmayı başarabilirsek, bunlar ekonomide büyüme ve istihdam demektir.
    Serbest piyasada aflar, ahlaki zafiyet yaratır, ödeyenleri cezalandırır, adaletsiz ve haksız rekabet yaratır. Sonraki dönemlerde vergi ödeme iştahını-motivasyonunu, bilincini azaltır, beklenti yaratır vs. Bunların hepsi teorik ve pratik olarak doğrudur.
     Ama 2008 global krizden itibaren en kapitalist ülkeler bile sistem  çöktüğünde, tıkandığında, ki serbest piyasanın dönemsel olarak böyle bir zafiyeti-sıkıntısı var; her tür affı, enjeksiyonu, kurtarmayı vs yapmak zorunda kaldığını da gördük.
    O yüzden gerçek hayatta af vardır, dönem dönem, mümkün olduğunca az da olsa olmak zorundadır.  Yani, piyasa gerçeğinde ve pratiğinde af var. Sistem tıkandığında, arkada birikme yarattığında sistemin önünü açmak için yapılmak zorunda, önemli olan sık olmamasıdır.
      Bir kere, af konuşulmaya başlandığı andan itibaren artık geri dönüşü yoktur, çünkü beklenti oluşmuştur, o yüzden mümkün olan en erken zamanda adil, kurallı, rasyonel bir şekilde yapmak lazımdır. Bizde de konuşulmaya başlandı artık, o yüzden bu işi fazla uzatmadan yapmak lazım.
     Sıkı tanımlarla, sürelerle kurallı af yapmak lazım. Özellikle, daha önce aflardan faydalanıp ödeme kabiliyetini kaybedenlere sınır koymak lazım (örneğin 3 defadan fazla affa başvuramaz).
    Peki vergisini zamanında düzenli ödeyenler ne olacak? Vergisini, borcunu, kredisini, çekini vs. zamanında ödeyenleri piyasa açısından ödüllendirmek, farkını göstermek lazım. Bunun için, kredi kayıt bürosuna-siciline benzer bir sistemi oluşturmak lazım. Türkiye, banka tarafında bunu yaptı. Buna devlet yükümlülüklerini de eklemek lazım.
   Böyle bir sistem hem ödüllendirme, hem de riskleri minimize etmek bakımından çok faydalı olur. Yani, kişi ve şirketlerin hem banka kredibilitesini, hem de devlete olan yükümlülüklerini şeffaf olarak piyasa sunmak lazım. Bu şekilde, kişi ve şirketlerin özele ve kamuya yönelik mali yükümlülüklerini yerine getirme performansları ortaya çıkacaktır.
     Bu performanslar, bireylerin ve şirketlerin bir bakıma kredibilite notunu ortaya çıkarmış olacaktır. Bu şeffaflık ve bilinirlik, haliyle kredibilitesi yüksek olanlara güveni ve itibarı artıracak, onları diğerleri nezdinde ön tarafa çıkaracaktır.
    Böyle bir sistem kurulması halinde, gelecekte daha az af olur; çünkü, sistem önceden riskleri minimize eder, otokontrol sunar. Böyle bir sistem, iyi olanlara daha fazla ve ucuz kaynakla iş yapma fırsatını sunar.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam