08 Aralık 2016

Üniversiteye gitmeden bilme hakkı

Haber İçi Üst

 

Kıbrıs’tan baktığınızda bile sanırım net bir şekilde görünüyordur; Amerikan Kongresindeki demokrat ve cumhuriyetçi senatör ve temsilciler neredeyse hiçbir konuda hemfikir değiller. Bu yeni bir şey değil. Fakat yeni olan, her iki parti üyelerinin bir süredir son derece partizan bir tavır sergilemeleri sonucunda yasama organının kilitlenme aşamasına gelmesi ve Meclis aritmetiğine bağlı olarak gerekli olan partiler arası minimum iş birliği gerçekleşmediği için yasaların çıkarılamaması. Son iki hafta içindeki gelişmeler az da olsa bunun yakın bir gelecekte değişme ihtimali olduğu yönünde işaretler veriyor. Demokrat ve Cumhuriyetçi Partiye mensup ve sağduyu sahibi kongre üyeleri bir araya gelip, Amerikan halkının huzursuz olduğu konularda yeni yasalar geçmesi için çaba sarf ediyorlar.
* * *
Bu hafta içinde Senato’dan her iki partiden sekiz senatörün sponsorluğunu yaptığı son otuz yılda gündeme gelen en kapsamlı göçmenlik yasa tasarısı onaylandı ve temsilciler meclisine gönderildi. Bu yasaya ek olarak, geçtiğimiz hafta içinde, yine iki partiden, Virginia eyaleti senatörü demokrat Wagner, Oregon senatörü demokrat Wyden ve cumhuriyetçi Florida senatörü Rubio’nun birlikte hazırladıkları başka bir yasa tasarısı kamuoyuyla paylaşıldı. Yasanın adı “üniversiteye gitmeden bilme hakkı.”
* * *
Bu yasa tasarısının kamuoyuyla geçtiğimiz hafta içinde paylaşılmış olması rastlantı değil. Bugünlerde Amerika’daki üniversiteler diploma törenlerini yapıyor; bu sene mezun olan iki milyon Amerikalı bu törenlere katılıyor. Aynı zamanda da yine milyonlarca liseli genç, son karar verme günü 1 Mayıs olduğundan hangi üniversiteye gitmeye karar verdiklerini bildirmiş durumdalar.
* * *
Son yıllardaki iki gelişme hem üniversite mezunlarını hem de üniversiteye gitme kararı vermeye çalışan gençleri ve daha da önemlisi ailelerini kara kara düşündürüyor. Birincisi, üniversitede okumanın maliyetinin enflasyon rakamlarının çok üzerinde artış göstermiş olması. Özel üniversitelerin yıllık ortalama maliyeti (sadece okul harcı ve benzeri harcamalar) 29 bin dolar. Mezun olan öğrencilerin en az üçte ikisinin ise birikmiş ortalama 27 bin dolar borcu var. İkincisi ise işgücü piyasasındaki durgunluk üniversite eğitimine yapılan yatırımın getirisini, iyi ödeyen bir iş bulmayı zorlaştırdı.  Bu iki gelişme sonunda halktan gelen tepki ve yükselen hoşnutsuzluk seslerine kulak veren bu senatörler hazırladıkları yasa tasarısı ile her üniversitenin (1) mezun olma oranlarını; (2) öğrencilerinin aldığı kredi ve borçların miktarını; (3) mezunlarının ne tür ve nerelerde iş bulduğunu; (4) gelecekteki potansiyel gelirlerinin ne olduğu ve benzeri bilgileri öğrencilere ve ailelerine vermek zorunda kalacak. Daha doğrusu değişik federal, eyalet ve diğer kurumlara bölük pörçük verilen bu bilgiler, üniversiteler tarafından direk olarak ailelerin yaptıkları en büyük yatırımlardan birisi olan, çocuklarının hangi üniversiteye gideceği, ne tür beşeri sermaye biriktireceği kararını verirken kullanabilecekleri şekilde, kapsamlı ve bir arada sunulacak.
* * *
Bu iki yasanın devamının gelmesi ve partizanlığın azalması, Amerika’daki gergin ve verimsiz politik ortamı ciddi şekilde olumlu yönde değiştirecek. Sağduyu tekrar egemen olacak mı, bekleyip göreceğiz.
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil