10 Aralık 2016

UFO gören masum köylü

Haber İçi Üst

 

Geçtiğimiz pazartesi sabahı 09.00’da Mustafa Müdür’ün evinin önündeydik hazır ve nazır. Or’dan da sokaktaki çöplerin arasından slalom yapıp dosdoğru Ledra Palace Hotel’e yakın güneye geçiş noktasına. Köşedeki kahvede Dr. Halil Hızal kahve ısmarladı sağolsun ve arkasından da Özsoy Group ile kimlik işlemleri ve direkt Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin organize ettiği otobüs ve yeni bir AEL açılımı hedefli AEL Limassol F.C’nin basın toplantısına gittik birçok gazeteden, birçok spor yazarı dostla. Otobüste Cemil Garip’in, Neco (Necmi Belge) ile ilgili sanal Radyo Diriliş muhabbeti ve bi’çok âlem-ahkâm hâsıl oldu güzelim üstsüz sahil şeridinde. Limasol Türk Mahallesi’ne bitişik Carob Mill adlı mekâna girerken bi’tuhaf olduk. Çok da dile getirilmedi ama beden dilimizde sanki de Cem Yılmaz’ın GORA filmindeki gibi ‘UFO gören masum köylü’ modundaydık. Panoda AEL ve Fenerbahçe logoları yer alıyordu. ‘Şaka gibi komple-X’ bir şekilde bize ayrılan yere konuşlandık. Sofocleous Başkan, takımın eski futbolcusu Sevim Baba (Ebeoğlu) ve kulüp iletişim müdürü Avraam konun önemiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bi’defa AEL’i diğer Rum kulüplerinden ayıran en önemli yönü ‘herhangi bir siyasi partinin gençlik kolları gibi çalışmaması’. Futbola salt futbol değerleriyle yaklaşan ve maçlarında sadece ‘AEL bayrağını’ kullanan bi’tutum içerisindeler. Haa, fanatikler mi? Rakip taraftarların arabalarını yakacak kadar futbol holiganizmi hortlamış durumda o güzelim Limasol sahillerinde. İlgili basın toplantısında sanal bayrak krizi, bütçe, kulübün sabit gelir kalemleri ve futbolcu yapısı hakkında bilgiler verildi. Bayrak hengâmesine UEFA zaten son noktayı koymuş; Her kulüp taraftarı, bağlı bulunduğu ülkenin bayrağını deşifre edebilir. Oynayan farklı ülke futbolcuların vatandaşları da o ülkenin bayrağını açabilir ama işin içerisinde ‘siyasal bir mesaj’ varsa, o vatandaşa kamu davası, kulübe de para cezası kesindir. Diğer bi’konu ise AEL’in yıllık bütçesiydi. Adamların sabit geliri ‘3,5 milyon euro’; 1 milyon maç hâsılatı, 1 milyon TV yayın gelirleri, 1 milyon euro da hediyelik eşya (ki Sofocleous Başkan “fanella” dedi) ve 500 bin euro da sponsor-reklam gelirleri. Üstüne üslük devlet katkısı mı? ‘Sıfır’mış. Neyse, futbolcuların vatandaşlık durumunu sorduk? 17’si yabancı ve sadece 5’i milli ve de yerliymiş. “E Kuzey’de U12 ve U15 düzeyinde sıfır bonservis bedelli birçok yetenek var! Bu bebelere herhangi bir tarama grubu gözlem yapabilir mi?” diye de son soruyu çaktık. Başkan da Omonia gibi kendilerinin de artık bu işlere gireceğinden bahsetti. Kısmet, inşallah bi’gün bizim bebeler de kısmetlenir, tabii kargalar beyaz olmadan. Neyse, son kısımda ise arkadaşlara dönerek; “Be baylar, Garantör Devletin mi, yoksa Kıbrıs’ın takımını tutacaksınız?” diye de sorgulamayı ihmal etmedik. ‘fifty-fifty’ bi’durum vardı. Neyse toplantı bitti ve yine otobüse daldık Kuzey’in çöplük sokakları yoluna. Haa, yukarıdaki başlığın patenti Yenidüzen Spor Servisi Müdürü Burhan adamıma ait. Caannıımm annelerimizin UFO’sunu gördük hep birlikte, yine komple-x bi’şekilde. Yakışır, devammm… 

Greek salad

E hade bugün konuyu Limasol’dan açtık öyle devam edelim. Yemek faslına geçtik. Bi’baktık ki 1000 yıllık çoban salatası, Greek salad olmuş. Baklava da Cyprus, kahve de Cyprus, yoğurt da Cyprus, hellim de Cyprus olmuş. Nasıl olmasın ki? Adamlar binlerce turiste temiz ve bedava sahil-deniz sağlıyorlar. Turizm enformasyon ofisleri har har çalışıyor. Çok temiz yeşil alanlar yaratmışlar. Özellikle de tarihi eserlere gözleri gibi değil, gözbebekleri gibi bakıyorlar, yok öyle bizde ki gibi tarihi Canbulat Stadı’ndaki Venedik surlarına futbol topuyla bam güm! Neyse Greek salad(!)’ı karıştırırken, hâlihazırda bizim kulüplerin sabit gelir getirici ‘gelir kalemlerine’ takmıştım yine karmaşık çoban salatası durumlarında. Sağdan baktım, soldan baktım bi’şey göremedim ama üstten bakınca iflaslarını gördüm maalesef. Hâlbuki spor bizde de 30 Şubat’ta(!) uluslararası düzeye çekilse hiç olmazsa üç-beş fanella gelirimiz olacaktı, o da olmadı! Ya çağdaş futbol sistemlerindeki sabit gelirler neler? İşte, ‘bizde bi’türlü olmayan/olamayan gelir kalemleri’ aynen böyle; ‘Maç hâsılatı, kombine biletler, seyirci loca satışları, hediyelik eşyalar, müşterek bahis gelirleri, TV yayıncı kuruluşları, sponsor firmalar ve reklam gelirleri, aidat ve diğer bağışlar, borsa kâğıtları, hisse senedi satışları, kredi kartı komisyon gelirleri, sporcu yetiştirme bedelleri, sporcu satış gelirleri ve ölümün gocakörü gelirleri’ şeklinde uzayıp gidiyor velhasıl ve de tam takır, kuru bakır bizde! E’ee, e’eesi bizde ‘çoban’ salatası hâkim, onlar ise Greek salad’a devam. Afiyet olsun…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil