03 Aralık 2016

UBP üzerinden krize oynanıyor…

Haber İçi Üst

UBP Kurultayı öncesinde yaşananlar ortada… 21 Ekim’e kadar yaşanacakları da hep birlikte ibretle göreceğiz. Ancak geçmişte de yazdım, önemli olan kurultay sonrası ülkede yaşanacak siyasi değişimleri, hatta belki hükümette yaşanacak değişiklikleri iyi tahlil etmek gerek…
Kurultay öncesi yaşananlar gösterdi ki, bundan sonra UBP’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu konuda çeşitli iddialar ve senaryolar daha şimdiden yazılmaya başlandı bile…
Kaşif ve Eroğlu kanadına göre, Kaşif’in kazanması halinde UBP’de kopmalar yaşanmaz, hatta yoluna daha güçlü bir şekilde devam eder… Bugün Küçük’ün yanında olan delege, milletvekili ve bakanlar tüm yaşananları bir tarafa bırakarak Kaşif’in yanındaki yerlerini alırlar…
Yine Eroğlu ve Kaşif’in iddiasına göre, kurultaydan İrsen Küçük zaferle çıkarsa sorunlar o zaman başlar… Başından beri söyledim, yine söyleyeceğim; hiç kimse bu kurultayı, İrsen-Ahmet rekabeti olarak görmesin. Perde gerisinde, kurultayın kendinin ve ailesinin siyasi geleceğini yakından ilgilendirdiğinin farkında olan Eroğlu vardır… Çok net olarak söylüyorum, Küçük’ün kazanması, bu ülkede yıllardır süren “hanedanın” da sonu olacaktır. Ha, bir başka hanedan kurulur, kurulmaz, onu da zaman gösterir… Bu nedenle Eroğlu sonuna kadar “ilgisini” sürdürecektir…
Aslında UBP Kurultayı üzerinden 2015 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin provaları yapılmakta… Derviş Bey çok iyi biliyor ki, kurultaydan İrsen Küçük’ün güçlü bir şekilde çıkması, Cumhurbaşkanı adaylığı yolundaki engelleri önemli ölçüde kaldıracaktır. Bundan sonra, Küçük’ün o makama oturması için sadece seçimi beklemesi yetecektir…
İşte bu nedenle diyoruz ki, önemli olan 21 Ekim sonrası iyi tahlil edilmeli. Derviş beyin, Kaşif’in yanında yer almasının temel nedeni budur. Çok gerilere gitmeye gerek yok. Ara seçimlerde kızının kaybetmesinin sorumlusu olarak gördüğü Kaşif için bu kadar çaba sarf etmesinin altında ne UBP sevgisi, ne de Kaşif’i çok sevmesi yatıyor. Tüm hesapları, kendi siyasi geleceği ile ilgilidir…
İşte bu nedenledir ki, UBP içerisinde esas kavga, kurultay sonrası yaşanacaktır. Eroğlu, Kaşif ve yanındaki vekilleri hükümete karşı kışkırtıp, yeni bir “9’lar hareketinin” planlarını yapmaktadır. Tüm konuşmaları bu imalarla doludur. Böylece hem Küçük’le kalan hesabını görecek, hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine avantaj sağlayacaktır…
Kurultay sonrası parti içi muhalefetin dozu daha da artacaktır. Özellikle hükümet için hayati önem taşıyan bütçe görüşmelerinin sabote edilmesi veya oylamaya katılmayıp hükümetin düşürülmesi dahil birtakım hesaplar daha şimdiden kapalı kapılar arkasında yapılmaya başlandı bile…
Öyle görünüyor ki “birileri”, UBP üzerinden krize oynamaya çalışıyor. Olası bir hükümet krizinin, hem ülkede, hem de Meclis’te kaosa neden olacağını, Meclis’in kilitleneceğini bile bile…    
      
YERİN KULAĞI VAR

BASKI MI DEDİNİZ: Eroğlu, İrsen Küçük’ün delegeler üzerinde baskı kurduğunu söylüyor. Sürekli yaptığı şikayet bu. Oysa benim bildiğim kadar delegeler de biliyorlar ki, o baskılar UBP’de yeni değil. Hele de Eroğlu’nun karşısına bir adayın çıktığı kurultaylarda… Sadece baskı değil, diğer adayı destekleyenler neredeyse Japon ordusuna mensuplarmış gibi muamele görürlerdi.  O zamanlar bu işleri götüren ekipler, bugün Kaşif’in yanında değiller mi? Şimdi bizzat o uzmanlar baskılardan şikayet ediyorlar, “kör kendinden bilir” misali…
PARTİ Mİ, BEN Mİ: Siyasi partiler kazanmak üzerine kurulmuştur. İşin doğası budur. Birisi eğer çıkıp, “Şöyle şöyle olursa parti kaybeder” diyorsa, onun tercümesi “Biz kaybederiz”dir. Bugünlerde açıklamaları bir de bu şekilde okuyun bakın, bana hak vereceksiniz…
NE BİTMEZ MAZERETMİŞ: Kemal Dürüst  mazeret belirterek, Ahmet Kaşif’e destek için Mağusa’da düzenlenen geceye katılmamış, ancak Kaşif’in yanında olduğu mesajı göndermiş. Bu ilk mazeretiniz değil ki Sayın Dürüst. Güzelyurt İlçe kongresinden sonra neredeyse Kaşif’in düzenlediği hiçbir ziyaret ve etkinliğe katılmadınız. Diğer arkadaşlarınızdan örnek alın biraz…
HABERLER DE TAHRİF EDİLİYOR: Ahmet Kaşif’e yakın yayın yapan Kıbrıshaberonline sitesi, ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı’nın, “Büyük UBP Projesi’nin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın projesi” dediğini yazdı. Oysa Avcı’nın konuşmasını dinledim, “Erdoğan’ın Büyük Türkiye Projesi’nden sonra, İrsen Küçük de Büyük UBP Projesi’ni dile getirdi” şeklindeydi… Bu kadar tahrifata da pes doğrusu… 
İLLE DE KURULTAY MI OLMALI: Başbakan İrsen Küçük, 35 yıldır hakkını alamayan eş değer sahiplerinin  hakkını alması için çalışmaların başladığını, küçük esnafa ise yüzde 7 faizle kredi verilmesi için çalıştıklarını söylemiş. İlahi Sayın Başbakan, 35 yıldır hakkını alamayan vatandaşlarla, ekonomik sıkıntı içinde olan esnaf şimdi mi aklınıza geldi yani. Başka bir zaman söyleseydiniz, bu sözlerinizi ayakta alkışlardım ama gelin görün ki kurultay öncesi söylenen ve verilen sözler pek inandırıcı olmuyor…
KİM BU SİYASETÇİLER: “Bazı siyasetçiler gece kulüplerinin stratejik ortaklarıdır” diyen Çakıcı, “Bazı gece kulüpleri sahipleri şu anda özellikle bazı iktidar partilerinin finansörleridir” iddiasında da bulundu. Kim bu gece kulüplerinin “stratejik ortakları”, bari isimleri de açıklayın ki millet bilsin…
TİLKİ İHTİYARLAYINCA: Bir okuyucum, İkinci Cumhurbaşkanı Talat’ın, Emirkanı ve Tokay’ı işaret ederek, “Tilkiyi kümesin başına koydu” ifadesini bakın nasıl  değerlendirmiş; “Bu durumda tilki, ya Emirkanı veya Tokay, kümesteki tavuklar ise sınava girenler oluyor herhalde. Ancak rahmetli nenemin bir sözü vardı ve çok hoşuma giderdi. Tilki ihtiyarlayınca, tavukların maskarası olur diye…”.
BELEDİYEYE TAZE KAN: Mali sıkıntı içerisinde olan Lefkoşa Türk Belediyesi’ne “TC Başbakanı Erdoğan’ın emri” ile (Ersin Bey söyledi) Ziraat Bankası’ndan 50 milyon TL kredi veriliyor. İyi güzel de yönetim anlayışı değişmedikçe, paraları ona buna dağıtan zihniyet yönetimde oldukça, değil 50, 150 milyon verseniz ne yazar. Önemli olan yönetim anlayışının da değişmesi ve belediyenin birilerinin çiftliği olmaktan çıkarılmasıdır, yoksa 3-5 ay sonra yine başladığımız yere döneriz…

ZİRVEDEKİLER:
Mehmet Çakıcı: TDP Genel Başkanı Çakıcı, “TDP lafla değil icraatla iradesini ortaya koyacaktır. Boş nutuk değil, söz değil. TDP manifestosu bir ant olacaktır ve Kıbrıs Türk halkının geleceğine ışık tutacaktır…”.  İnşallah seçimi kazandıktan sonra da bu sözlerine sadık kalır… 
Kudret Özersay: Toparlanıyoruz Hareketi’nin öncüsü Kudret Özersay attığı twit ile yine gündem yarattı. Özersay, “Eski siyasi anlayışın icazetiyle siyasete girenler yaş olarak genç, zihniyet olaraksa yaşlı ve yozlaşmış! Buysa siyasetin gençleşmesi, kalsın” derken, kimi kastetti acaba..?

DİPTEKİLER:
Ötelenen LTB Sorunu: Cemal başkan gönderildi, sonra mahkeme kararıyla geri geldi. Bir süre sesler kesildi. Hatta kendini gönderenlerle el ele basında poz verdi. Ama hepimiz de biliyorduk ki, hiçbir şey hallolmamıştı. Bu sadece sorunların kurultaya kadar ötelenmesiydi, o kadar.
Kudret Evli: Daha dün yazmıştım, sokağa salınan tacizciyi. Daha 24 saat geçmeden, bu kez de uyuşturucudan tutuklanmış. Belki birkaç ay da bundan yatar yine çıkar, her türlü rezilliğine devam eder. Adam topluma zararlı işte. Attığı her adım suç. Kesin çözüm için daha ne olmasını bekliyoruz ki..?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam