08 Aralık 2016

UBP, Eroğlu’na teslim oldu…

Haber İçi Üst

UBP içerisinde yaşanan başkanlık kavgalarına Cumhurbaşkanı Eroğlu seçim sürecinde son noktayı koydu. Hem seçim öncesi faaliyetlerle İrsen Küçük UBP’sinin sandıkta kalması sağlandı, ardından da bu kötü sonucun başlıca nedeninin “Eroğlu ile kavga” olduğu kanısı parti tabanına bir şekilde yayıldı. Bu durum da, Eroğlu’nu parti içerisinde yeniden hakim pozisyonuna soktu…
Seçimlerin hemen ardından bildik birkaç isim dışında, kazanan tüm vekillerin Saray’a gidip “bükemedikleri bileği öpmeleri”, UBP’de Eroğlu döneminin yeniden başlayacağının ilk habercisi oldu. Önceki akşam toplanan parti MYK ve İrsen Küçük’ün de Eroğlu destekli bir aday konusunda olumlu sinyal vermesi, İrsen Küçük sonrası UBP’de, yeniden “Eroğlu döneminin” başlayacağını gösteriyor…
İddialar, Hüseyin Özgürgün ismi üzerinde bir konsensüs sağlandığı yönünde. Olağanüstü kurultay, sadece formalite olarak yapılacak. Daha önce başkanlık için isimleri geçen Sunat Atun, Nazım Çavuşoğlu ve Kemal Dürüst ise Derviş Bey tarafından ikna edilip, olağan kurultaya kadar adaylıktan vazgeçirilecektir. Sadece Tahsin Ertuğruloğlu’nun, Derviş Eroğlu’na rağmen aday olması halinde UBP kurultayında bir yarış yaşanabilecektir. Ancak en az 10 UBP’li vekilin, “Derviş Bey’in elini öptüğü” bir ortamda, Tahsin Ertuğruloğlu’nun şansı ne olur, UBP’de her şeye rağmen Derviş beye karşı duruşunu koruyan delegenin oyları, Ertuğruloğlu’nun kazanmasına yeter mi?.. Öyle görünüyor ki, taban bu süreçte, Eroğlu ile “kavga” etmeyecek bir ismin adaylığına yeşil ışık yakıyor. Yani 2010 seçimlerinde, “Cumhurbaşkanı yapıp kurulalım” dedikleri Eroğlu, şimdi çok daha güçlü bir şekilde partinin tek hakimi olacak. Lügatlarında, “ilke ve onur” kelimelerinin yer almadığı bu grup ise Eroğlu’na biat edip, şahsi ikballeri için bir kez daha kıvırtmaktan ve tüm söylediklerini yalamaktan çekinmeyeceklerdir. İşte böyle bir havada, UBP 45 gün içerisinde yapacakları formalite kurultayla, Hüseyin Özgürgün’ü bir kez daha UBP Genel Başkanı olarak “atayacaktır”…
2010 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, “Saray’a gönderelim, kurtulalım” tezini savunanlara karşı “saraya göndersek de kurtulamayacağız” diyenlerin haklı çıktığını artık çok net olarak görüyoruz. Seçimlerin hemen ardından bir yazımda, “Meclisi Eroğlu dizayn etti” tespitimin doğru olduğunu bir kez daha anladım… Sadece DP-UG ve UBP içerisinde değil, CTP üzerinde de birtakım senaryoları hayata geçirdiğini ve bunda da başarılı olmuştur… Serdar Denktaş zamanında boşuna söylememişti, “bükemediğim bileği öperim” diye. Bugünkü Meclis aritmetiği, kim ne derse desin, Sayın Eroğlu’nun istekleri doğrultusunda gerçekleşmiştir. Mevcut yapıda, elinde alternatifi bol hükümet senaryoları mevcuttur. Ve bu senaryolardan bugün için en çok işine gelen, CTP-DP koalisyonu üzerine oynayacaktır. 21 milletvekili ile Meclis’te çoğunluğu sağlayan CTP bile, Eroğlu’nun çizdiği senaryoyu, oynamak zorunda kalacaktır… Ta ki UBP’nin içini istediği kıvama getirsin.
Peki ama, “bunları yapmakla neyi hedefliyor?” diye sorabilirsiniz… Benim, hatta birçoğumuzun kafasındaki senaryo şöyle. Eroğlu 2015 yılında yeniden seçilebilmek için, UBP ve DP üzerindeki oyununu iyi oynayıp, seçimlerde istediği neticeyi aldı. Bugünlerde UBP içerisini de kendi istediği biçimde dizayn edecek. Şimdi aslında herkesin bildiği ve beklentisi olan, CTP-DP koalisyonunu kurduracak. Ancak bu koalisyonun ömrü, tahmin edildiği gibi uzun süreli olmayacak. Koalisyonda, özellikle CTP’nin itibar kaybetmesi için uğraşacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine az bir süre kala da, CTP-DP koalisyonunu bozup, DP-UBP, hatta DP-UBP-TDP ortaklığında bir hükümet kurdurup, DP ve UBP’nin ortak cumhurbaşkan adayı olduğunu açıklayacak. Ve seçimlerde UBP ve DP’lilerin oyları ile yeniden cumhurbaşkanı olacak. Eroğlu’nun kafasındaki senaryo, biraz eksik, biraz fazla ama bu… Ve ne yazık ki bu senaryo, adım adım gerçekleşiyor…

YERİN KULAĞI VAR
CTP-DP TEKNOKRAT HÜKÜMETİ: Kurulacak CTP-DP koalisyon ortaklığının, teknokrat ağırlıklı bir hükümet olacağı iddia ediliyor. Özellikle Demokrat Parti kanadının, Sibel Siber başkanlığında kurulan seçim hükümetinin, kamuoyunda bıraktığı olumlu izlenimi de göz önünde bulundurarak, kurulacak koalisyon hükümetinde yer alacak bakanların, dıştan atama olacağı dedikoduları sıkça konuşulur oldu…
BAKAN ADAYLARI: Hükümetin büyük ortağı CTP’de de, koalisyon hükümetinde görev alabilecek isimler konuşulmaya başlandı. Ahmet Gülle, Özdil Nami, Birikim Özgür ile Tufan Erhürman’ın isimlerinin öne çıktığı, bu isimlere ilaveten kabinede bir de bayanın yer alacağı yine bize gelen iddialar arasında…
KÜÇÜK’Ü DE İKNA ETTİLER: Seçimleri kaybetmesinin ardından, kendi tabanı ve vekilleri tarafında olmadık hakaretlere maruz kalan İrsen Küçük, sonunda pes etti. Milletvekillerinin, Derviş Bey’den aldıkları “talimat” doğrultusunda “suya sabuna dokunmayan” Hüseyin Özgürgün’ü, UBP’nin başına getirmek için uyguladıkları baskı sonuç verdi ve İrsen Küçük de, “tabanın isteği” diyerek Özgürgün’ün adaylığına yeşil ışık yaktı…
MECLİS BAŞKAN YARDIMCISI ÜSTEL: Yeni dönemde, Meclis Başkan Yardımcılığı görevini üstlenecek olan UBP’li vekilin kim olacağı konusunda isim belirlendi gibi. Küçük hükümeti döneminde Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı olarak görev yapan ve bir dönem de yine Meclis Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Ünal Üstel’in, partisi tarafında aday gösterileceğine kesin gözüyle bakılıyor…
BİZE DEĞİL UBP’LİLERE SÖYLEMİŞ: İrsen Küçük hükümeti döneminde Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten ve bir basın toplantısında kendi halkına söylediği, “elin geri zekalıları” sözleri mikrofonun azizliğine uğrayıp yayınlanan Özgürgün, yeniden UBP’nin başına geçiyor. Kimse o sözleri dikkate almamıştı, ama demek UBP tabanına yönelikmiş, almış kabul etmişler.
NEREDE O GÜNLER: Geçici hükümetin İçişleri Bakanı Gülsün Yücel’in bir açıklaması vardı; “Bırakılan yerden devam etsinler” diyordu. Mesajı yeni kurulacak hükümete tabii. Bütçeye kazandırılan paralar, yandaşa usulsüzce dağıtılan arsa iptalleri, e-devlet projesine hız verilmesi, tabanca ve akaryakıt istasyonu izinlerinin kısıtlanması, en önemlisi, yasal boşlukların tespit edilmesi. Siz hiç daha önce böyle bir tespit duydunuz mu? Bakan konunun uzmanı olunca böyle oluyor. Dileriz gelecek olanlar da seçimi değil, devleti düşünerek kolları sıvarlar…
OTOBÜSÇÜLER PARA BEKLİYOR: Haziran ayında okullara öğrenci taşıyan otobüs sahipleri, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alacakları olan paraları alamadılar. Haziran ayında 9 günlük ilkokul çocukları, 3 günlük de lise ve ortaokul öğrencilerinin taşıma paralarının ödenmemesi nedeniyle bayrama parasız giren otobüs şoförleri, paralarının ödenmesi için bakan İdris’in devreye girmesini istiyorlar…

ZİRVEDEKİLER
KOOP-SÜT: Kooperatiflerin bizzat kendileri tarafından devralındıktan sonra, rasyonel bir şekilde işletilen KOOP-SÜT, yatırım yapar duruma gelmiş. Burada çalışanların özverileri yanında, çok ciddi bir nokta daha var, o da yönetimin vizyonu. DAÜ’den girişimcilik konusunda aldıkları know-how’la bilimsel yöntemler izlemişler ve başarıya ulaşmışlar…

DİPTEKİLER
Rum Fanatizmi: Dünyada başka bir örneği var mı, ya da oldu mu bilmem ama Rumların fanatizmi komediyi de geçti. KKTC’ye gelen uluslararası şöhret sahibi sanatçılardan engelleyebildiklerini engellediler. Julio Iglesias gibi… Engelleyemediklerini de ABD Elçiliği vasıtasıyla uyarma kararı almışlar. Korkuları Aya Napa’nın yıldızının sönmesi. Bu defa işleri zor görünüyor. İsteseler de istemeseler de, KKTC Akdeniz’in cazibe merkezi olma yolunda epey yol kat etti…

Eroğlu, resmen hükümeti kurma görevini vermedi. CTP ile DP gayri resmi görüşmelere krizle başladı. DP, “restorasyon hükümeti” önerdi. CTP, başkanların dışında kalacağı, bir milletvekilin Başbakan olarak atanacağı teknokrat kabine önerisini düşünüyor

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil