09 Aralık 2016

TÜRKİYE’NİN DURDUĞU EŞİK

Haber İçi Üst

Kıbrıslı Türklerin yaşamında ayrı bir yere sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldik.

Fotoğraf çektirmek için ayağa kalktığımızda “Buyurun CHP bayrağı altında fotoğraf çektirelim” dedi.
“Biliyorsunuz CHP’nin Kıbrıslı Türkler arasında ayır bir yeri var” dedim.
“Evet tabii ki biliyorum, rahmetli Ecevit ve Barış Harekatı…” gibi bir cümle kullandı.
Doğru ama eksik.
Ecevit’ten önce ta Atatürk zamanından kalma ilişkiler vardır CHP ile Kıbrıs Türkü arasında.
Atatürk ile görüşüp, ondan yardım alan, 1930’lu, 1940’lı yıllarda buralarda kurdukları partilerin amblemini CHP amblemi olarak tayin eden Kıbrıslı Türkler vardı.
Sonrasında İsmet İnönü ile devam eden Ecevit ile doruğa çıkan ilişkiler.
Peki şimdi durum nedir?
Rahmetli babam indirmişti evimizin salonundaki CHP amblemli Ecevit fotoğrafını.
Çünkü “Kıbrıs’ta bir tek Kıbrıs Türkü kalmasa da Kıbrıs bizim için önemlidir” denmişti.
Rahmetli abam da “Bizim için geldiklerini sandım fakat Kıbrıs’ın dağı taşı için gelmişler” diye tepki göstermişti.

      ***

Kıbrıs Türkü’nün tarihi ile bu kadar içli-dışlı olmuş bir parti yani CHP, uzun zamandır uzak duruyor Kıbrıs Türkü’nden.
Baykal’ın başkan olduğu dönemde muadilleriyle bile en küçük bir ilişki kurulamadı.
Enteresan bir Denktaş hayranlığı ve uç milliyetçi söylem vardı CHP’de Kıbrıs sorunuyla ilgili.
Sadece Kıbrıs değil Kürt sorunuyla ilgili de öyle.
Sanki de MHP ile yarışıyorlardı.
Peki Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkan seçilmesinden sonra bir değişiklik oldu mu?
Bunu merak ediyorduk.
Havadis’in Ankara Bürosu’nun açılmasından sonra peş peşe gerçekleştirdiğimiz mülakatlar dizisinin sonuncusu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
İzlenimim şudur;
Kılıçdaroğlu KKTC’yi yakından takip ediyor.
AK Parti’nin icraatlarını izliyor.
Yapılan tartışmaları son derece yanlış buluyor.
“Sayın Başbakan’ın üslubu yanlış” diyor.
Ama Kıbrıs sorunu henüz CHP’nin gündemine girmiş değil.
Bu konuda aksiyondan çok izleyici pozisyonundalar.
Konjonktür, Türkiye’de Kürt sorununun tartışılmasını zorunlu kılıyor.
Bizim Mete Tümerkan, Kılıçdaroğlu’na soruyor;
“Kıbrıs sorunu Türkiye için bir pranga mı yoksa Kürt sorunu mu diye?”
Kılıçdaroğlu net bir şekilde yanıtlıyor;
“KKTC bağımsız bir devlettir ve Türkiye ilişkileri bu çerçevede olmalıdır. Kürt sorunu mutlaka çözülmelidir.”
AK Parti’nin Kürt sorununu çözme niyeti olumlu olarak değerlendiriliyor.
Zaten CHP, AK Parti’ye bu konuda açık çek vermiş durumda.
Sadece uygulanan yöntemle ilgili itirazları var.
Peki Kıbrıs sorunu ne olacak?
Gördüğüm şudur;
Türkiye her iki sorundan da kurtulmak istiyor.
Şimdiki gündem Kürt sorunudur.
Çok yakın bir gelecekte Kıbrıs sorunu da gündeme gelecek.
Türkiye bu iki sorundan kurtulursa dünyada büyük bir güce dönüşecek.
Türkiye böylesi bir eşikte duruyor…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil