07 Aralık 2016

Türkiye işin içinde olacak!

Haber İçi Üst

Ankara’da gözler Suriye’ye çevrilmiş durumda.

Gelinen aşamada Ankara, Suriye konusunda izlediği politikaların haklılığının ortaya çıktığı görüşünde.
Türkiye Suriye’de krizin ortaya çıktığı andan itibaren Esad rejimine karşı bir tutum sergilemeye başlamış ve Esad’ın gitmesi gerektiğini savunmuştu.
Esad’ın halkına zulmettiğini ısrarla ortaya koyan Türkiye bir yandan Esad rejiminden kaçan mültecilerin akınına uğramış, diğer yandan da Esad’a karşı sınırlı bir müdahalede bulunulmasını savunmuştu.
Ancak istediği desteği bulamamıştı. 
Esad rejimine karşı çıkış konusunda yalnız bırakılan Ankara, tutumunda ısrar etmiş ve Esad rejiminin gitmesi gerektiğine ısrarla vurgu yapmaya devam etmişti.
Esad rejiminin gitmesi halinde yerine neyin konulacağı konusunda kafası karışık olan ABD ve Batılı ülkeler, kimyasal silah kullanımı konusu gündeme gelene kadar geçen süreçte Türkiye’nin yanında yer almamıştı.
Suriye’de Esad rejiminin kimyasal silah kullanmasının ardından ise işler değişti.
Artık ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler Suriye’ye müdahaleyi konuşuyor.
BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Rusya ve Çin ise BM merkezli bir müdahaleye karşı çıkıyor.
Ancak diğer taraftan bu iki ülkenin de ABD’nin başını çekeceği bir müdahaleye karşı aktif bir karşı çıkış sergilemeyecekleri düşünülüyor.
Kısacası gelinen aşamada Suriye’ye müdahalede bulunulacağına kesin gözle bakılıyor.
Ve artık gözler müdahalenin nasıl ve hangi çerçevede yapılacağına çevrilmiş durumda…
Bu arada gündemdeki sorular ise, “Suriye’ye müdahalede geç mi kalındı?” sorusu ile “Müdahale için Kimyasal silah kullanımı mı gerekiyordu?” sorusu…
Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay bir Orta Doğu uzmanı.
Kendisi dün Suriye konusunda yaşanan gelişmeleri BRT’ye değerlendirdi.
Yaptığı değerlendirme sonrasında Aktay ile konuşma fırsatım oldu.
Aktay, ABD’nin ancak kırmızı çizgi olarak nitelendirilen kimyasal silah kullanımının gerçekleşmesinin ardından harekete geçtiğini söyledi ve şunları ekledi:
Şu ana kadar 100 binden fazla insanın ölmesi, 1 milyondan fazla insanın mülteci olması, ülke nüfusunun yarısından fazlasının iç göç etmek zorunda kalması uluslararası toplumu harekete geçirmemişti. Harekete geçmek için bin üç kişinin kimyasal silahla öldürülmüş olması beklendi. İşte kırmızı çizgi buydu. O çizginin aşılması beklendi.
Aslında kırmızı çizgi aşılmış olsa da ABD ve batılı ülkelerde Esad sonrası Suriye’de ne olacağı konusundaki kaygı devam ediyor.
Ve bu kaygı onların hareket alanını sınırlıyor.
Ancak bu kritik eşik artık aşılmak zorundadır.
Gelinen aşamada Esad Suriye’de kalmaya devam edemez.
Suriye’de çıkış yolu halkın gelecekle ilgili karar vereceği, demokrasinin işletileceği bir zemin yaratılmasıdır.
Bu aşamada böylesi bir zemin ancak bir dış müdahale ile yaratılabilir.
İlginçtir, yıllarca Orta Doğu’da diktatörler demokratik rejimlere karşı tercih edilmiştir.
Bunun nedeni ise batılı ülkelerin bölgedeki çıkarları olmuştur.
Maalesef batılılar demokrasiden korkmuştur.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerin bazı durumlarda kendi kontrollerinden çıkabileceği endişesi ile hareket etmişlerdir.
Sonuçta Orta Doğu’da yaşayan halklar, zulümler yaşamak durumunda kalmıştır.
Suriye meselesinde Prof. Dr. Yasin Aktay’a göre ortaya çıkan sorunu tek bir ülke çözemez.
Bu sorunun altından Amerika Birleşik Devletleri bile tek başına kalkamaz.
Yani durum kritik.
Peki çıkış yolu ne?
Yine sözü Yasin Aktay’a bırakalım:
Suriye’de çıkış yolu ancak uluslararası toplumun mutabakatı ve halkın uzlaşısı ile mümkün olabilecektir.
Yasin Aktay, Suriye müdahalesinde Türkiye’nin rolünün ne olabileceğini de şu sözlerle özetledi:
Türkiye sınırlı bir müdahaleyi baştan itibaren savunan bir ülke olmuştur. Müdahalenin NATO tarafından yapılması halinde zaten NATO üyesi Türkiye’nin hava sahasını açması bile yeter. NATO haricinde gönüllü ülkelerin bir müdahalesi söz konusu olursa da Türkiye bu ülkeler arasında yer alır.
Görünen o ki, Türkiye her halükarda bu işin içinde olacaktır.
Bu durum bizi de etkileyebilir.
O halde gelişmeleri yakından izlemeye ve anlamaya çalışmalı, kendi içimizde gerekli önlemleri almalıyız.
Dileyelim Suriye meselesi çok daha fazla kan dökülmeden ve canlar yanmadan çözüme kavuşsun…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil