06 Aralık 2016

Tık yok…

Haber İçi Üst

Üç tane “hay böyle memleket sevgisinin içine” dediğimiz olayı kaleme aldım dün.
Manşette okudunuz.
Güzelyurt’ta iki ortağa ait 6 milyon TL borç devlet tarafından devralınıyor.
Parayı seçim öncesi Maliye Bakanlığı ödeyecek…
Maliye Bakanı’ndan tık yok…
Tesisi yaparken yanlış hayal kuran ve ardından yükü devlete atan iki ortak…
Tık yok…
Mutlu Atasayan bakanlığı bıraktı, iş takibi yapıyor…
Tık yok…
Orası, 4 kat… Yaşlı bakım evi yapılacakmış… Allah aşkına dünyanın neresinde var böyle bir yaşlı bakımevi…
Bakanlar Kurulu’nda iki kişiye “kıyak” geçmek için el ele verilmiş…
Bir Başbakan, 10 tane bakan da bu işe alet edilmiş…
Kimseden tık yok.
İşi kılıfına uydurmuşlar…
Kısa yolu seçmişler…
Yükü kamuya yüklemişler…
Resmen bu ahaliye “çakmışlar…”
Bakanlar Kurulu kararını da “geçirmişler…”
Herkes sus pus…
Kimsede “tık yok”…
Neden olsun ki…
Kimse cebinden para ödemedi.
Ödenen para kamu kaynağından çıkacak.
Öyle bir “kumpas” kurulmuş ki…
Herkes MUTLU…
Güzelyurt milletvekilleri, kendi partililerine kıyak geçmenin keyfi içerisinde…
Bakanlar Kurulu, “bunun karşılığında, benim önergem de kuruldan geçer” keyfi içinde…
Her şeye itiraz eden, “Bu halkın parasını koruyorum” diyen Maliye Bakanı da sustu…
İlgili bakan, Şerife Ünverdi diyor ki, “Doğru olan sıfırdan bir tesis yapmak…”
Karara da sahip çıkmadı.
Önergeyi veren bakan olmasına rağmen, Şerife Ünverdi diyor ki, “Karar Bakanlar Kurulu’nun…”
Yani…
Mutlu Atasayan’ın hatırına,  “Yaşlı Bakımevi” kılıfı uyduruluyor.
Çünkü, bir başka proje de, “Gençlik Evi” yapılması yönündeydi…
Neden?
İki partili borca battı, kurtarmak gerek…
Güzelyurt milletvekillerinin görevi buymuş gibi…
Bu ülkenin yaşlı insanları da kullanılıyor…

Ayıkla pirincin taşını
Şimdi herkes sus pus…
Herkes mutlu…
Herkes huzurlu…
Alan memnun…
“Devleti” satan memnun…
Bu ayıp, bu kabineye bir ömür yeter.
Tek bir bakan bile, bu “alışverişi” açıklayamaz…
Bu kıyağı açıklayamaz…
Neden bu “kıyakçılığa” alet olduklarını açıklayamaz…
Bu hükümet için en büyük ayıp budur…
Cevabı olan herkese bu köşe açıktır…

/////////////////

İki kafadar da sustu
Devleti değil, “oyu” düşünen iki kafadar da sus pus…
Dediğim iki kafadar, Orman Dairesi Müdürü İrfan Demir ve İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz…
İskele’de milletvekilliği aslanın midesinde.
Nazım Çavuşoğlu, Mustafa Gökmen ve Ahmet Zengin aday…
Beş aday çıkacak.
İlçe başkanı Ali Rıza Usluer, sağlık sorunları nedeniyle aday çıkmayabilir.
Geriye kalan iki isim de İrfan Demir ve Bünyamin Merhametsiz…
İşte bu iki isim de, kendi yetkileri çerçevesinde oynuyor.
Benim anlamadığım, Tarım Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu, bu hukuksuzluğa kılıf uydurulmasına neden izin veriyor?
Turizm Bakanı Ünal Üstel, neden elini masaya vurmuyor ve “Benim bakanlık uygulamam içerisindeki bir konuda, neden siz abuk- sabuk iş yapıyorsunuz” demiyor…
Sonuç?
Burada da tık yok…
Alan memnun, satan memnun…
Alan kamu kaynağından alıyor…
Satılan ise kamunun, yani halkın ta kendisidir…
Satan satana…

////////////////////////////

Neden kimse atılmayı beklemiyor
UBP’de, her kim ki Disiplin Kurulu’na veriliyor, kararı beklemeden istifa ediyor.
Neden?
İstifa nedeni gayet açık ve net…
UBP’de partiden atılan birisi için, geri dönüş yolu neredeyse imkansız…
Kurultay toplamak gerekiyor… Atılan bir kişinin geri dönüşüne ancak Kurultay karar verebilir çünkü…
Ancak istifa eden birisi MYK kararı ile yeniden partiye alınabiliyor…
Bu nedenle, UBP’de peş peşe istifalar yaşanması olası…
Hani deniyor ya…
Herkes “uzun bir yola” çıktı…
Tarihe not düşmek adına…
UBP’de istifa ve atılma arasındaki ince farkı bilmek gerekiyor…
Gün gele lazım olur…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam