10 Aralık 2016

Temiz bir seçim için…

Haber İçi Üst

Eskilerin dediğinden, seçim sath-ı mailine girdik. Ancak o satıh bu kez çok dar… Sadece 60 gün. Hızlı bir çalışma gerek… Tüm partiler sağduyuyla, devletin ve toplumun içinde bulunduğu güvensizlik-belirsizlik ortamını ortadan kaldırmak için çaba göstermeli, inandırıcı olmalı…
Bu süreçte yine herkesin, hem aday partilerin, hem de kamuoyunun yan yolları deneyecek olanlara karşı dikkatli olması şart. Geçmişte hep dillendirilen, ancak ispatlanmayan provokasyonlar, telefon dinlemeleri, takipler, yol kesmeleri deneyecek olanlara hep birlikte karşı durmalıyız. Tümüyle küçük çıkar gruplarının, halkın çıkarları ile ilgisi olmayanların yapmaları olası bu gibi kışkırtmalar derhal deşifre edilmeli, kimse de bu alçaklıklardan medet ummamalı. Resmiye Canaltay bu provokasyonu şans eseri ucuz atlattı, çok geçmiş olsun. Ancak emniyet güçleri her zamankinden daha çok tetikte olmalı. Bu tür alçaklıkların hedefine ulaşmasına izin vermemeli.
Diğer yandan, adalet mekanizması da hızlı davranmalı. Sonuçta Canaltay, Cumhurbaşkanı’nın kızı. Böyle bir girişim geçiştirilemeyecek kadar ciddi. Sabotaj mıdır, suikast mıdır, her neyse bir an önce akıllarda hiç kuşku bırakmayacak şekilde açığa kavuşturulmalı. Hem halk endişeye kapılmasın, hem de seçime şaibe düşmesin.
Süre kısa, ancak demokrasinin gereğini yerine getireceğiz hep birlikte. Halk iradesini ortaya koyacağız. Bu dönemde, güvene, huzura sükuna ihtiyaç var. Aksi takdirde sandığa yansıyacak irade yanıltılmış olur. Temiz bir seçim dönemi için hepimiz gözümüzü dört açalım ve perde arkasındaki birilerinin, kendi iğrenç çıkarlarını, halk iradesinin önüne koymasına da izin vermeyelim…
*****
Tarih tekerrür eder mi?..
Bugün toplanacak Meclis, Mayıs 2010 tarihinden beridir iktidarda bulunan İrsen Küçük hükümeti için verilen güvensizlik önergesini oylayacak. Öyle görünüyor ki Küçük hükümeti, bugünkü oylama sonrası yaklaşık 3 yıldır sürdürdüğü iktidarının da sonuna gelecek.
Küçük hükümetinin düşürülmesinden sonra, ülkeyi seçime götürecek yeni hükümet formülüyle ilgili partilerin nasıl bir yol izleyecekleri henüz belli değil.
Başbakan, her partiye sırayla görev verilmesi formülünü ortaya attı. Serdar Denktaş’ın ise “bir tarafsız bir milletvekili başkanlığında teknokrat hükümet” önerisi var. CTP sürecin başladığı ilk günden, kurulacak yeni bir hükümette yer almayacağı açıklamıştı.
Kulislerde çok farklı senaryolar konuşuluyor. Özellikle Küçük-Eroğlu kavgasının yeni hükümet formülünde önemli rol oynayacağını iddia edenlerin sayısı hiç de az değil. UBP’den ayrılan 8 vekille ilişkisi düşünüldüğünde Eroğlu’nun, yeni hükümet formülünü buna göre oluşturacağını düşünebiliriz. 8’ler arasında “abi” pozisyonundaki İlkay Kamil isminin öne çıkmasına rağmen, Ahmet Kaşif’e de hükümeti kurma görevini vermesi sürpriz sayılmamalı. Teamüller görevin ilgili partinin genel başkanına verilmesini söylese de, yasa, “herhangi bir milletvekiline” verebileceğini söylüyor. Dediğim gibi Eroğlu, UBP ve İrsen Bey’le yaşadığı kavga sonrası böyle bir yola gidebileceğinin sinyallerini veriyor…
Bilmem hatırlar mısınız? Bugün yaşananların bir benzeri, 1995 yılında Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş ile Eroğlu arasında da yaşanmıştı. O yıl Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 15 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine karşı aday olan, UBP Genel Başkanı Derviş Eroğlu ile CTP Genel Başkanı Özker Özgür’e hükümeti kurma görevi vermeyeceğini açıklamış ve görevi dönemin Meclis Başkan Yardımcısı ve UBP Milletvekili Olgun Paşalar’a vermişti. Özellikle Derviş Bey tarafından büyük tepki gösterilen bu görevlendirme sonrası, hükümeti kurmakla görevlendirilen Olgun Paşalar, UBP Parti Meclisi’nin aldığı, “ret” kararı uyarınca, görevi Denktaş’a iade etmişti…
İşte o dönemde Denktaş’ın, rakibi Eroğlu’na karşı takındığı bu tavrı, o günün mağduru olan Eroğlu, siyasi kavgalısı olan İrsen Küçük ve UBP’ye karşı yapabilir mi?.. Bekleyip görmek gerek…

YERİN KULAĞI VAR
HÜKÜMET İÇİN BUGÜN SON: Mayıs 2010’dan beridir ülkeyi yöneten İrsen Küçük hükümeti için yolun sonuna gelindi. Meclis’te yapılacak oylama sonrası, büyük bir sürpriz olmazsa hükümet fiilen düşecek. Önemli olan, Küçük hükümetinin düşürülmesinin ardından ülkenin nasıl bir formül ile seçimlere gideceğidir. Bana göre, hükümet konusunda ortaya birçok formüller atılacak ancak denemelerle sürenin doldurulmasına çalışılacak…
DP, DP-UG OLUYOR: Bugün sadece KKTC için değil, Demokrat Parti için de önemli bir tarih. UBP’den ayrılanları bünyesine katan parti bugün, isim değişikliği gündemli olağanüstü kurultayını yapacak. Son yıllarda DP ismiyle “kilit” olmaktan öteye gidemeyen parti, bakalım yeni ismi ve yeni ittifaklarıyla beklediği çıkışı yakalayabilecek mi?
NEREDEN NEREYE: İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, milletvekili seçimlerinde tek seçim bölgesi ve başkanlık sistemine geçilmesinin yararına işaret ederek, yasama ile yürütmenin de böylelikle ayrılacağını söylemiş. Tam bir “U” dönüş. Geçmişte başkanlık sistemini diktatörlük olarak niteleyen ve şiddetle karşı çıkan Talat, bugün tam tersini savunma noktasına geldi. Geçmişte “Başkan olan diktatörleşir” korkusu, artık yok demek ki…
BAKANLIK NE YAPIYORDU: Mehmetçik Belediyesi’nin 7 Meclis üyesi, Mehmetçik Belediye Başkanı Beyazıt Adalıer’in “kanunsuz ve hukuk dışı” kararlar alıp, çalışmalar yaptığı gerekçesiyle Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava dosyalamış. Meclis üyeleri, Başkan Adalıer’in 15 Kasım 2011 yılından beri, 7 Meclis üyesini bertaraf edip, DP’li bir Meclis üyesi ile keyfi uygulamalar yaptığını iddia ettiler. Yaklaşık 2 yıldır Mehmetçik Belediyesi ile ilgili bu uygulama ve şikayetler ortadayken, yerel yönetimlerden de sorumlu İçişleri Bakanlığı ne yapıyordu acaba?..
SİN DA GÜLLE GEÇSİN: Günlerdir Türkiye’de yer yerinden oynamış, resmen iç savaş yaşanıyor. Böyle fırsatları değerlendirip, demeç üstüne demeç patlatan bizim siyasilerden tık yok. CTP ve TDP dışında Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili ne UBP, ne de DP’den ses seda çıkmıyor. İlle de eylemcilere destek verin demiyorum ama yaşananlarla ilgili söyleyecek birkaç sözünüz olabilmeli. Bizimkiler resmen, “sin da gülle geçsin” modundalar…
İSİM İSİM AÇIKLANMALI: Taksiciler Birliği Başkanı Kemal Gözay ısrarla hükümetin “T” izni dağıttığını iddia ederken, bakanlık da ısrarla hükümetleri döneminde bir tek izin verilmediğini savunuyor. Bu işin kolay bir yolu olmalı. Sayın Gözay çıkıp, iddia ettiği izinlerin kimlere verildiğini isim isim açıklamalı. Yoksa bu tartışma sürüp gidecek…
RUM’UN AKLINA BAK: Türkiye Hükümeti, Türkiye’deki direnişlerin etkisinden kurtulmak için, Kıbrıs ve Ege’de gerginlik yaratabilirmiş. Bunu Rum basınının çoğunluğunu elinde tutan sertlik yanlıları yazıyor. Yaşadıkları krizden de ders almazlar. Her zamanki gibi, ucuz ve basit hesaplarla bir yerlere mesajlar yollamaya çalışıyorlar…

ZİRVEDEKİLER
Tıp-İş: Tıp-İş Başkanı Erol Şeherlioğlu, hükümetin, seçim yasaklarına rağmen vatandaşlık işlemlerini sürdürdüğünü kaydederek, Tıp-İş üyelerinin, seçim yasakları devam ettiği müddetçe vatandaşlık ve istihdama yönelik işlemleri yapmama kararı aldıklarını açıkladı. Siyasilerin bu konudaki popülist tutumuna dur demek için net bir tavır ortaya koyan doktorlarımızı kutlarız…

DİPTEKİLER
İğrenç Provokasyon: Resmiye Canaltay, Cumhurbaşkanı’nın kızı… 8 milletvekiliyle birlikte onun da UBP’den ayrılması beklendi. Kaldı. Cumhurbaşkanı’nın kendisi dışında siyasette olan tek aile ferdi, o nedenle önemli bir figür. Aracının frenlerinin kesildiği haber veriliyor. Belli ki hedef seçilmiş. Sırf ses getirsin diye. Bu tam anlamıyla iğrenç bir provokasyon. Kendi küçük çıkarları için bu gibi işlere tevessül eden, demokrasiye gücü yetmeyip, teröre başvuran hain. Kimin tarafında olduğu hiç önemli değil. Hedefinin de. O sadece adi bir aşağılık.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil