07 Aralık 2016

Televizyoncular DAÜ’de sabah programlarını anlattı

Televizyoncular DAÜ’de sabah programlarını anlattı
Haber İçi Üst

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) İletişim Fakültesi’nde Kıbrıs Türk televizyonlarında sabah programcılığı tartışıldı. DAÜ İletişim Fakültesi öğrenci uygulama gazetesi Gündem tarafından organize edilen “Günaydın Kıbrıs” başlıklı söyleşiye, Genç TV’den Çiğdem Aydın, Ada TV’den Gözde Akben, Kanal T’den Hakan Yıldırım, BRT’den Osman Kurt ve Sim TV’den Sami Özuslu katıldı. DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan’ın moderatörlüğünü yaptığı söyleşi, Kanal T’nin sabah programcısı Hakan Yıldırım’a program esnasında yapılan yılanlı şakanın görüntülerinin izlenmesiyle başladı.

Söyleşinin ana eksenini, Prof. Dr. Süleyman İrvan’dan gelen “Sabah programlarında gazetelerin okunması, Kıbrıs Türk basınının zaten düşük olan tirajlarını olumsuz etkiliyor mu?” sorusu oluşturdu.

Karşılıklı bağımlılık ilişkisi
Sim TV’de Damla Özel’le birlikte Sabah Kahvesi programını hazırlayıp sunan, kanalın Genel Yayın Yönetmeni Sami Özuslu, olaya arz-talep doğrultusunda bakmak gerektiğini söyledi. Gazete tirajlarını etkileyen unsurların okuyucuların alışkanlıkları, siyasi yakınlıkları ve gazetelerin içeriği olduğunu ifade eden Özuslu, “KKTC’de şu anda 13 günlük gazete olmasına rağmen, bunların içinde standlarda satılabilen, tirajı olan gazete sayısı 4 veya 5 tanedir. Diğerlerinin tirajları maalesef 200-300 arasında gidip geliyor” dedi. Bazı gazetelerin televizyonlardaki sabah programlarını kullanarak kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini ileri süren Özuslu, “Bu ya siyasi ya da ticari bir hedeftir. Dolayısıyla bizim gazete haberlerini izleyiciyle buluşturmamızdan bu kesimler rahatsızlık duymaz. Ticari anlamda iyi satışı olan gazeteler de bundan rahatsızlık duymazlar. Çünkü sabahları manşetlerin ve haberlerin duyurulması diğer haber ve yorumlara ulaşma isteğinin önüne geçmez. Sabah programları ile gazetelerin ilişkisini karşılıklı bağımlılık ilişkisi olarak görüyorum” dedi.

Yazılı basını tüketiyoruz
BRT’de Sabah Haber programı yapımcısı ve sunucularından Osman Kurt ise sabah programlarında gazete haberlerinin okunmasının gazetelerin tirajlarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Gazete haberlerinin sabah saatlerinde yayını dolduracak bir malzeme olarak görüldüğüne dikkat çeken Kurt, “Bazı televizyon ve radyolarda, gazete haberlerine ayrılan süre o kadar abartılıyor ki, ikinci ve üçüncü sayfa cinayet, tecavüz, haberleri detaylarıyla okunabiliyor. Bunların bir standardı yok. Biz devlet kurumu olduğumuz için yapacağımız iş kesin çizgilerle belirlenmiştir. Bu çizgiler de basın meslek ilkeleri ve radyo televizyon kurumunun yasasıdır. Öyle bir noktadayız ki, bazı gazeteler televizyonlarda okunmak için çıkıyor, bazı televizyonlar da belli bir yayın aralığını, sadece ön sayfası okunmak için çıkan gazeteleri okuyarak dolduruyor. Bu bir kısır döngüdür. Bunun çıkışını medyanın topyekun araması gerekiyor. Yazılı basın her gün kan kaybediyor. Bu haliyle de yazılı basını tükettiğimizi düşünüyorum. Yazılı basın ile bir araya gelip sorunu beraber çözebilecek bir platform KKTC’de ne yazık ki yok” diye konuştu.

Gazeteler için reklam
“Televizyon dünyasında en zor iş sabah programı yapmaktır” diyen Genç TV Program Yapımcısı Çiğdem Aydın da programlarda söylemlere dikkat edilmesi gerektiğini savundu. “İnsanların günlerini nasıl geçireceğini bazen sizin okuyacağınız bir haber veya yorum etkileyebilir. Özellikle KKTC’de insanlar kalabalık yalnızlıklar yaşar. Toplum içerisinde bir kararsızlık var. Neye inanıp neye inanmayacaklarını bilmiyorlar. O yüzden bir haberi yorumlarken veya okurken çok dikkat etmek gerekiyor” diyen Aydın, sabah programlarında gazete haberlerinin okunmasını, gazeteler için “en iyi reklam” olarak niteledi. Atılan herhangi bir başlığın veya küçük haberin bile hiç satın alınmayan bir gazetenin satışını etkilediğini savunan Aydın, gazetelerin televizyonlarda okunması taraftarı olduğunu söyledi. Sabah programı yapan kişilerin neyi nasıl aktaracağını bilmesinin gerektiğini ifade eden Aydın, “Herkes sabah programı yapmamalıdır” dedi.

Halk, gazetelerin okunmasını istiyor
Gazetelerin birinci sayfa haberlerinin okunup okunmaması konusunda kamuoyundan görüş aldıklarını ifade eden Ada TV Program Yapımcısı Gözde Akben ise, halkın büyük çoğunluğunun gazetelerin okunmasını istediğini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’de başlatılan kampanyaya destek vermek için biz kanal olarak, gazetelerin birinci sayfalarını ekrandan göstermeme kararı almıştık. Bu yaklaşık üç hafta devam etti. Daha sonra reaksiyonları test etmek istedik. Sosyal medya üzerinden kişilere ulaştık ve ‘Gazetelerin birinci sayfalarındaki haberleri okumamızı istiyor musunuz, etik buluyor musunuz?’ diye sorduk. Orada da tam bir görüş ayrılığı vardı. Etik bulmadığını söyleyenler vardı ama halkın büyük bir çoğunluğu, ‘Biz gazete alacak para bulamıyoruz. Siz ekrandan bu hizmeti verdiğiniz zaman bizi bu külfetten kurtarmış oluyorsunuz’ dedi. O yüzden üç haftanın sonunda okumaya karar verdik. Bizim burada yapabileceğimiz tek şey haberleri süzgeçten geçirmek.” Gazete haberlerinin okunmamasının, program içeriğinde ciddi boşluğa sebep olduğunu söyleyen Akben, “Gazete haberleri okunmadığı zaman oluşacak boşluğun ya özel haber ya da montajla doldurulması gerekiyor. Bu da mevcut personele ekstra iş yükü demektir” diye konuştu.

Haberleri filtreleyerek okuyoruz 
Kanal T’de Günaydın Kıbrıs programını hazırlayıp sunan Hakan Yıldırım, gazetelerde manşetleri okurken filtreleme yaptığını ve birtakım gazeteleri okumadığını ifade etti. Fakat bu filtrelemenin sürekli olarak devam etmeyebileceğini de özellikle belirten Yıldırım, yapmış olduğu tek farkın gazete haberlerini televizyon haberleriyle birleştirmeye çalışmak olduğunu söyledi. Yıldırım, “Başlığı gazeteden, haberin içeriğini de televizyondan göstermeye çalışıyorum ki izleyici sıkılmasın. Ama gazete haberlerinin okunup okunmaması konusunda kararı verecek olan izleyici ve okuyucudur” şeklinde konuştu.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil