08 Aralık 2016

“Tekneyi” liman dışına çıkarmak için

Haber İçi Üst

Erken seçim tüm sisteme karşı oluşacak alternatif bir hareketin önünü kesmek için yapıldı diyenler de var.

Somut gösterge olarak da Lefkoşa Belediye seçimlerine katılımın düşüklüğü bunun habercisiydi diyorlar.

Partilerin erken seçim kararında “kutsal ittifak” kurmalarına gizli sebep de budur diye ekleniyor.

Ortak tehlike karşısında özellikle UBP ve CTP’nin erken seçimi baskın seçime çevirdiğine lafı getiriyor bu çevreler.

Bu yorumların haklı tarafı olabilir, amma bunu öne süren çevrelere bu iddialarına karşılık şunu da hatırlatmak lazım.

İyi de, memleket yangın yerine dönmüş ve değişime ihtiyaç hat safhadayken hala daha ha bugün ha yarın diye en uygun olacak zamanı beklersen sonunda böyle evde kalırsın.

Sözüm “tekneyi” bir türlü liman dışına çıkartma kararı almayan toparlanıyoruz örgütü liderine ve gönüllülerine.

Limanda hep bağlı duran tekne misali.

Batma riski yok ama teknenin inşa amacı hep limanda durmak mı?

Adayları görmeden, bu da ayrı bir konu ya, karma oy verin diyerek yola devam etmeye çalışmaktan başka çare yok mu onlar için?

Yazık oluyor.

En azından şimdilik yazık oldu diye ümit ediyorlardır.
Yarattıkları algı, her şey yerle bir olsun en sonunda bir de bizi deneyin diyerek siyasallaşmaya çalışmak.

Çalışsınlar da. Ancak o zaman kafasında tereddüt olanlar bu örgütün et mi tavuk mu yoksa hindi mi olduğu daha net bir şekilde anlamış olacak.

Diğer siyasi partileri yapmak istemedikleri program ve kadro değişimine zorlayacak benim gördüğüm tek alternatif bu hareketin siyasallaşmasıdır. Kendilerine olduğu kadar siyasetinin bütününe olumlu yönde katabilecekleri değer olduğu görüşündeyim.

Ama onlar bunu bir türlü yapmadılar ya da yapamadılar.

Lefkoşa Belediye seçimleri de bir fırsattı. 

Kimisi de hareketin esas hedefi Başkanlık seçimleridir, bunun için yıpranmak istemiyorlar yorumu da yapıyor.

Unutulmasın ama zaman nötr.

Lehine de aleyhine de çalışabilir.

İş işten geçtikten sonra rol kapmaya çalışmanın kime ne faydası olacak göreceğiz.

Kabuğunuzu kırın ve risk alın artık.

Türkiye ile olan ilişkilere yönelik de görüşlerinizi diğer eleştiri yaptığınız birçok konuda olduğu gibi net bir şekilde ortaya koyun. Sizin öneminiz yeni nesil Kıbrıs Türkü’nü farklı bir şekilde temsil etme potansiyelinizde gizli.

Bu seçim dönemini diğer partilerin adayları ile ilgili karne hazırlayacağınıza girmediğiniz seçim sürecinde örgütlenmeye odaklanarak geçirin. Bu dönemde size katılacak olanlar çok daha “içten” katılımcılar olacaklardır.

Daha fazla zaman kaybetmeden siyasallaşmaya başlayın.

Bu sandık kısa bir süre sonra bir kez daha bu halkın önüne gelecek.

Sebebi de basit.

Halkın önünde alternatif yok.

Bunu hepimiz biliyoruz.

Varmış gibi niye davranalım?

O zaman sandığa niye gidelim?

Niye karma oy kullanalım?

Oyunuzu bir kez de kullanmayarak farklı bir mesaj vermeyi deneyin.

Değişim diyorsak alın size değişim adına farklı bir tavır değişikliği.

Buna öncülük edin ve o “tekneyi” açık denizlere çıkarmak için cesaretlenin.

Sandığa gitmeyerek “piknik ateşini” yakın.

Sandığa gitmeyerek toplumda köklü bir değişimin gerekli olduğunu görmezden gelenlere yolun artık sonuna geldiklerinin mesajını verin.

Sandığa gitmeyerek, Gezi Parkı ile başlayan protestolardan sonra Ankara’da da farklı bir şekilde algılayacak muhatapları olacaktır.

Söz konusu olan Ankara’nın bu ada üzerindeki uzun vadeli çıkarlarıdır.

Bunun da Ankara’dan başlayarak adada anlaşılmasını sağlayacak “üslup” bu seçimi feda etmekten geçer.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil