06 Aralık 2016

TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE DOĞRU

Haber İçi Üst

Yeni Meclis, yeni mesaisine heyecanlı başladı.

CTP-BG milletvekili Doğuş Derya’nın “vicdanının sesine kulak vererek” okuduğu yemin, açılışın gündemi oldu.
Doğuş Derya anayasal bir gereklilik olan yemin metnini “erkek egemen” bulmuş, yerine kendi hazırladığı metni okumuş.
Vesile oldu, yemin metnini herkes okuma ve öğrenme fırsatı oluştu.
Doğrusu ben o metni “erkek egemen” bulmadım.
Olsa olsa aşırı milliyetçi bir üslupla yazılmış sayılabilir.
Bir de “Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim” kısmı var.
Nedir Atatürk ilkeleri?
CHP’nin ambleminde de yer alan 6 ok mu?
O yemini edenler o ilkeleri uygulamaya kalksınlar memlekette kaos olur.
Hadi bakalım namusu ve şerefi üzerine yemin edenler Atatürk’ün devletçilik ilkesini uygulayın da görelim.
Buna Doğuş Derya da dahildir çünkü bu yemini reddetmediğini açıkladı.
Atatürk’ün 1920’li yıllarda milli şef ve tek parti döneminden kalma ilkelerinden bazılarını günümüzde uygulamak mümkün değildir.
Zaten meselenin özü de buradadır.
Atatürk’ün ilkeleri arkasına saklanıp demokrasiye karşı vesayet rejimi kuranlar, rejim tehlikeye girince de kanlı darbeler yapmayı marifet sayanların yeminidir aslında yapılan yemin.
Bizim buralarda hakim oldukları için bize de bulaştırmışlardır.
“Bölünmez bütünlük” Kürt ayrılıkçılarına karşı konulmuş bir ifadedir.
Allah aşkına bizde bölünme tehlikesi mi vardır ki milletvekillerimiz “bölünmez bütünlük” üzerine şeref ve namus sözü verirler.
Yemin metninin arızalı olduğu bir gerçektir.
Ama sadece yemin metni değil aynı mantıkla yazılan anayasa baştan aşağı arızalıdır.
CTP, seçmene “bu anayasayı değiştireceğiz” sözü verdi.  Bunun liderliğini de anayasa uzmanı olan H-hukukçu milletvekili Tufan Erhürman yapıyor.
Tufan Erhürman önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlerle birlikte yeni anayasanın referandumunu da yapma sözü verdi.
Bence odaklanılması gereken konu bu olmalıdır.
Doğuş Derya ancak bu yolla anayasayı ve yemini erkek egemen olmaktan çıkarabilir.
Cinsler arası eşitliği ve herkesin inancına göre özgür bir şekilde yaşamasını ancak böyle sağlayabilir.
Eğer bunu yapmazsa dünkü olay bir şovdan ibaret kalır.
Niye mi?
Çünkü büyük ihtimalle milletvekili olduğu parti yani CTP hükümetin büyük ortağı olacaktır.
Yani icraat sorumluluğu yüklenecektir.
CTP ile birlikte Doğuş Derya da öyle.
Hele çıkardığı yemin krizinden sonra onun sorumluluğu kat be kat artmıştır.

      ***

Gelelim yeni kurulacak hükümetle ilgili ne beklememiz gerektiğine?
Sil baştan yeni bir düzen mi beklemeliyiz?
Yoksa bizi günlük azaplarımızdan kurtaracak icracı bir yürütme mi beklemeliyiz?
Sibel Siber hükümeti ikincisine güzel bir örnekti.
Süresinin kısıtlı olması elbette bir dezavantajdı ama insanımızı günlük olarak kahreden sorunlara vurduğu neşterle de büyük sempati topladı.
Ama hepsi o kadar.
Geçmiş hükümetin hataları üzerine ancak bu kadar icraat yapılabilir.
Kıbrıs Türkünün temel sorunu kendi evinde egemen olma ve kendi kendini idare etmeye yetecek bir ekonomik sistem kurma sorunudur.
Koalisyonda yer alacak partiler bunu yapabilecekler mi?
Paşa gönülleri bilir.
Bu halk değiştirmeye alıştı.
Geleneksel patilerin son şansıdır.
Ya bu şanslarını kullanırlar ya da tarihin çöplüğünü boylarlar.
Bu ifadenin biraz ağır olduğunun farkındayım.
Fakat gerçektir.
Kıbrıs Türkü’nün önündeki gerçeklik budur…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam