08 Aralık 2016

Tarih kitapları ve 19 Mayıs

Haber İçi Üst

“Biz Türkiye’den önce yapmadık mı?” diye başlık atarak geçen hafta Türkiye’de bugünlerde yapılması düşünülen ve 4-5 yıl önce Kıbrıs’ta yapılan eğitimdeki bazı değişikliklere değinmiştik. Bir eğitimci olarak hem Türkiye’deki hem de dünyada eğitimde yaşanan gelişmeleri yakından takip etmeye çalışıyoruz. Bu hafta da Türkiye’nin eğitim gündeminde tarih kitapları bulunuyor. Türkiye’deki tarih kitapları ile ilgili gelişmelere baktığımızda, “biz bunları daha önce yapmamış mıydık?” sorusunu sormamıza neden oluyor.
Türkiye Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, tüm kademelerdeki tarih kitaplarının kökten değiştirileceğini söylüyor ve şöyle ekliyor: “Ne yazık ki bizi birleştirmesi beklenen ama tam tersi zaman zaman bizi ayıran ifadelerin kitaplardan temizlenmesi ve bütün millete hitap edecek, bütün milletin başarılarını, ihtiva edecek tarih kitapları yazımı konusunda adım attık.”
Gerek Türkiye’de bazı anlayışların değişmeye başlaması gerekse Avrupa Birliği ve benzeri uluslararası kurumların telkinleri ile Türkiye’de ciddi değişiklikler yaşanıyor. Sanırım Türkiye’de AKP Hükümeti’nin Kürt sorunu ile ilgili attığı adımlar sonrasında tarih kitapları yeniden gündeme geldi. Eğitim Bakanı Avcı’nın “Bizi ayıran ifadeler kitaplardan temizlenecek” diye konuşması tesadüfü olmasa gerek…
Türkiye’deki tarih kitaplarında 2-3 yıl öncesinde de hatırladığım kadarıyla yine bazı değişiklikler yapılmış özellikle ırkçılık içeren, başka milletleri aşağılayan, küçük gören, düşmanlık çağrıştıran ifadeler tarih kitaplarından çıkarılmıştı, ya da bunun kararı alınmıştı. Yunanistan ile bu konuda karşılıklı çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar Avrupa Birliği tarafından da taktir edilmişti. Gerçi Yunanistan verdiği sözleri tutmayıp tarih kitaplarında gerekli değişiklikleri yapmadığı daha sonra anlaşılmıştı.
********
Tarih kitapları ile ilgili Kıbrıs’a dönecek olursak; Bizde tarih kitaplarının çağdaş normlarda yazılması işi 6-7 yıl önce yapılmıştı. “Yiğidi öldür hakkını yeme” diye bir ifade vardır yüzyıllardır söylenen… İşte tam bu noktada Aralık 2003-Nisan 2009 arası süren CTP’li hükümetler döneminde gerek AB, gerekse uluslararası tarih kurumları tarafından beğenilen ve taktir edilen yeni Kıbrıs Tarihi kitapları basılmıştı. Gerçi şimdi bu tarih kitapları UBP Hükümeti tarafından “tarih” yapılsalar da, Türkiye’ye baktığımız zaman, Kıbrıs’ta o dönemde yazılan kitapların doğruluğunu gösteriyor.
Hiç şaşmayın bizde de yeni müfredat çalışmaları içerisinde yeniden tarih kitaplarının değiştirilmesi gündeme gelsin. Ahhh! Ahhh! demek geliyor insanın içinden… Mehter takımı gibi iki ileri bir geri misali, eğitimde alınan siyasi kararların zararları bir bir karşımıza çıkıyor ve ne kadar zaman kaybettiğimiz anlaşılıyor.
*******
Gelelim 19 Mayıs’a… Bugün 19 Mayıs 2013. Eğitim sistemimiz içerisinde bu konuda “Atatürk ne zaman Samsun’a çıktı?” sorusunun ötesine geçebildiğimiz kanısında değilim. Tarih kitaplarından bahsediyoruz ama aslında Tarih Eğitimi’ni de konuşmak gerekiyor. Sadece rakamlardan oluşan bir tarih eğitimi çocuklara, gençlere ne verebilir ki?
Bizim ülkemizde 19 Mayıs denildiğinde akla; güneş altında günlerce süren tören çalışmaları, gençlerin pek de hoşlanmadığı, daha çok büyüklerin hoşuna gitmesi için hazırlanan ritmik hareketler, günlerce boş geçen dersler ve ciddi eğitim kayıpları geliyor.
Bunlara ek olarak 19 Mayıs’ın ne olduğunu, neden-sonuç ilişkisini, sosyal yönlerini, siyasi yanını bilmeyen bir gençlik yetiştiriyoruz. Ne yazık ki, tarih eğitimimiz ancak buna elveriyor. 19 Mayıs soyut bir kavram olarak gençlerin kafasında var ama bunun ne yararı var ki?
Hal böyle olunca hem tarih eğitimi hem de tarih kitaplarımızın yeniden çağdaş normlar doğrultusunda gözden geçirilmesi ve kaçınılmaz olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Çünkü artık dünya yeni bir tarih yazımı dönemine girdi. Tarih kitaplarındaki milliyetçilik artık prim yapmıyor.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil