06 Aralık 2016

Talat, Çözüm İradesi Sadece Türkiye’den Kaynaklanmıyor

Talat, Çözüm İradesi Sadece Türkiye’den Kaynaklanmıyor
Haber İçi Üst

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıslı Türklerin 2010 yılındaki seçimlerden sonra artık tekrar çözüm fikrine dönmeye başladığını kaydetti, çözümden başka bir alternatifin olmadığının kavranmakta olduğunu söyledi.

Çözüm iradesinin sadece Türkiye’den kaynaklanmadığını, ancak KKTC çözüm isterse Türkiye’nin bir şey yapabileceğini ifade eden Talat, “Maalesef insanlar buna inanmıyor, iradenin sadece Türkiye’den kaynaklandığını sanıyor” dedi.

2. Cumhurbaşkanı Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre Talat, katıldığı bir TV programında çeşitli konuları değerlendirdi.

Referandumun 9. yıldönümü ve kapıların açılmasıyla ilgili görüşleri sorulan Talat, kapıların açılması öncesinde Rum tarafına geçmenin hoş karşılanmadığını, Güney’e geçmek isteyenlere hain muamelesi yapıldığını anlatarak, bu kararın sürpriz olduğunu ama önemli gerekçeleri bulunduğunu ifade etti.  Talat, “23 Nisan’da kapıların açılması akıllı bir adımdı” diyerek bu adımın nedenlerini irdeledi.

“DÜDÜKLÜ TENCERE” BENZETMESİ…

Kapıların açılmasını “Halkın ayaklanma ihtimali karşısında düdüklü tencerenin patlamaması için basıncın alınması” ifadeleriyle yorumlayan Talat, şunları söyledi:

“Çünkü halkla devlet yönetimi zıt kutuplardaydı, halk sokakları doldurarak çözüm istediğini haykırırken Cumhurbaşkanı Denktaş ve Başbakan Eroğlu çözüm istemiyordu. Halka rağmen ‘barışa hayır’ diyen devlet yönetimi ve Lahey’deki zirvede Annan Planı’nı reddeden Denktaş, gündem değiştirmek için kapıların açılması yanında bir şey daha yaptı: Eylemlerin motor gücü konumundaki gençlerin tepkilerini kontrol altına almak için askerlik süresini de 18 aydan bir yıla düşürdü.”

Talat, son günlerde yayınlanan geçişlerle ilgili bilgilere göre Kıbrıslı Türklerin Rumlara oranla iki misli geçiş yaptıklarını, bunun nüfus oranı da düşünüldüğünde aslında kişi başına sekiz-on misli olduğunu belirterek, bunun “Kıbrıslı Türklerin o günlerde Kıbrıs Türk makamları tarafından güneye geçişlerden zorla alıkonmalarından” kaynaklandığını ifade etti.

“KAPILARIN AÇILMASIYLA YARGILAR DEĞİŞTİ…”

Talat, kapıların açılmasıyla birlikte Kıbrıslı Türklerin Rumlar hakkındaki yargılarında değişiklikler olduğunu, Kıbrıslı Rumların çözümle ilgili yanıp tutuşmadıklarının görüldüğünü belirtti.

Kıbrıslı Rumlar açısından da bir takım gerçeklerin görüldüğünü söyleyen Talat, Rumların kuzeydeki Türklerin çok kötü şartlar altında yaşadıklarına inandıklarını ama gerçeklerin düşündükleri boyutta olmadığına tanık olduklarını ifade etti.

Talat, referandumlara ulaşıldığında Kıbrıslı Rumların Annan Planı’nı bilmediklerini ve 2004 yılında AKEL tarafından kendilerine “bize altı ay daha süre veriniz” dendiğini hatırlatarak, bu durum karşısında hayretler içerisinde kaldıklarını anlattı.

“ÇÖZÜM OLSAYDI KRİZLER OLMAZDI”

Kıbrıslı Türklerin plana “evet” demesiyle “çok, ancak istenenin altında” kazanımları olduğunu söyleyen Talat, “Sorunun çözülmüş olması halinde özellikle bugünkü ekonomik krizler her iki tarafta da yaşanmamış olacaktı” dedi.

Bir tarafın “evet” bir tarafın “hayır” demesiyle eski pozisyonların değiştiğini ve Kıbrıslı Türklerin imaj değişikliği yarattığını kaydeden Talat, eskiden uluslararası platformlarda utandıklarını, çözüm planına hayır demekle Rumların bu pozisyona düştüğünü anlattı.

“Barışa hayır demekle Rum tarafının savunmaya kapandığını” belirten Talat, AİHM’in mülkiyetle ilgili aldığı son karara da atıfta bulunarak, bunların çözüme yönelik çabaların sonuçları olduğunu, Kıbrıslı Türklerin daha çok kucaklandığını kaydetti.

“İRADE SADECE TÜRKİYE’DEN KAYNAKLANMIYOR”

Türkiye’nin artık çözümü isteyip istemediğine yönelik tartışmaların olduğunun sorulması üzerine Talat, bu tartışmaları abes gördüğünü, Kıbrıslı Türklerin 2000’li yılların başında barış ve çözüm için yollara düştüğünü hatırlattı; Türkiye’nin de bu irade doğrultusunda çözüme güçlü destek verdiğini söyledi.

“Şu anda burada bir çözüm iradesi olmadığına göre Türkiye ne yapabilir?” diye soran 2. Cumhurbaşkanı Talat, ancak burası çözüm isterse Türkiye’nin bir şey yapabileceğini ifade ederek, “Maalesef insanlar buna inanmıyor, iradenin sadece Türkiye’den kaynaklandığını sanıyor” dedi.

“ANASTASİADES TAM BİR ENKAZ ALTINDA KALDI”

Rum tarafıyla ilgili başka bir soruya yanıt veren Talat, Anastasiades’in “tam bir enkaz altında kaldığını” söyledi. Talat, orada ihtiyaç duyulan kaynağı sağlayacak bir devlet olmadığını, zaten bu konumda olabilecek Yunanistan’ın daha önceden battığını kaydetti. Talat, aynı nedenlerden kaynaklanmasa da KKTC’deki bankalar krizinde mudilerin ödendiğini, çünkü Türkiye’nin ihtiyaç duyulan parayı verdiğini söyledi. AB’nin ise dayanışma gösterdiğini, ama bunu karşılıksız değil belli koşullarla yaptığını ifade eden Talat, “Bu bağlamda bizim kadar şanslı olamadılar” dedi.

“KRİZLE,  ÇÖZÜME HAYIR DEMENİN MALİYETİ OLDUĞU GÖRÜLDÜ”

Rum tarafındaki krizle, çözüme hayır demenin bir maliyeti olduğunun görüldüğünü söyleyen Talat,  yaşananların çözümsüzlüğün bir sonucu olduğunun mutlaka kavranacağını kaydetti ve Rum halkının bunları anlamaya başladığına inandığını vurguladı.

Bütün bunların çözüm için olumlu unsurlar olarak kullanılabileceğini kaydeden Talat, “Ne kadar üzülsek de bari bu olumsuzluklardan bir olumluluk çıkarmaya bakalım” dedi.

“KIBRISLI TÜRKLERDE ÇÖZÜM FİKRİNE DÖNÜŞ VAR”

Bir başka soru üzerine Talat, Kıbrıslı Türklerin 2010 yılındaki seçimlerden sonra artık tekrar çözüm fikrine dönmeye başladığını kaydederek, çözümden başka bir alternatifin olmadığının kavranmakta olduğunu söyledi.

Bu süreçte çözüm isteyen partilere büyük görevler düştüğünü kaydeden Talat, “Bu çerçevede CTP en büyük parti” diyerek, kişisel hırslardan uzak durulması ve parti içi seçimlere “bölük pörçük” girilmemesi gerektiğini, az adaylı seçimlerin parçalanmayı nispeten önleyeceğini anlattı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam