11 Aralık 2016

Tabipler Birliğinden uyarı! Denize girmeyin!

Tabipler Birliğinden uyarı! Denize girmeyin!
Haber İçi Üst

Arıkbuka, bölgede, insan sağlığına olumsuz etkisi olan petrol ve türevi toksik maddelerin bulunup bulunmadığına ilişkin devlet laboratuarında tahliller yapılıp bunların kamuoyuna şeffaf olarak açıklanmasına kadar özellikle hamile ve çocukların denize girmemesi önersinde bulundu.

KTTB yöneticileri, Kalecik’te AKSA Şirketine ait elektrik santraline petrol aktarımı sırasında meydana gelen ve denize petrol sızması yol açan kazanın insan sağlığına etkileri konusunda basın toplantısı düzenledi.

Tabibler Birliği Lokali’nde bugün düzenlenen toplantıda, Birlik Başkanı Özdemir Berova, Çevre Sorumlusu Nurçin Arıkbuka, Asbaşkan Teksen Köroğlu, Eğitim Sorumlusu Erdem Aşardağ birer konuşma yaptı.

BEROVA: “BAŞKANLIKTAN AYRILIYORUM”

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı Özdemir Berova, basın toplantısının başında 28 Temmuz’da yapılan erken genel seçimlerde Demokrat Parti Ulusal Güçler’den (DP-UG) Girne milletvekili seçildiğini dolayısıyla birlik başkanlığı görevinden bugün itibarıyla ayrıldığını duyurdu.

ARIKBUKA: “HÜKÜMET İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ADIM ATMADI”

KTTB Çevre Sorumlusu Nurçin Arıkbuka ise, birliğin Kalecik’te yaşanan çevre faciasının sağlık boyutu ile ilgilendiğini belirtti.

Arıkbuka, bugüne kadar yaşanan petrol kazaları incelendiğinde, kazaların bölge insanlarının sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açtığının saptandığını söyledi. Petrolün çok sayıda toksik kimyasal madde içerdiğini belirten Arıkbuka, bu maddelerin kansere yol açabileceğini kaydetti.

Arıkbuka, “Örneğin hamile bir kadın, çocuğunu erken dönemde doğurabilir, düşük yapabilir veya çocuğu anomalili doğabilir. Çünkü petrol türevleri binlerde toksik kimyasal maddeler içermektedir. 7 yas altı çocuklarımız bu toksik maddeleri temizleyemediği için bu zehirleri vücutlarında depolayıp kanser gibi tedavisi zor hastalıklara yakalanabilirler” dedi.

Arıkbuka, hükümetin felaket sonrası insan sağlığı yönünde adım atmadığını iddia ederek, bunun düşündürücü olduğunu ifade etti.

Hükümet tarafından yaptırılan çalışmanın toplum sağlığı acısından bilimsel veri sunmadığını ileri süren Arıkbuka,  yapılan çalışmanın sadece deniz ve karadaki bitki ve deniz canlılarının durumunu belirten bir rapor  hazırlamak olduğunu kaydetti.

Arıkbuka, “ODTÜ bu raporun kurumsal olmadığını, sadece bakanlığın öğretim üyeleri ile antlaşma yaptığını ve kendilerinin rapor veremeyeceğini tarafımıza belirtmişlerdir” diye konuştu.

KÖROĞLU: “KİRLENME BÖLGESİ VE YAKIN BÖLGELERDE DENİZE GİRİLMEMELİ”

KTTB Asbaşkanı Teksen Köroğlu, birliğin devlete, yönetenlere, hükümetlere halk sağlığı ve çevre ile ilgili gerekli uyarıları, çözüm önerilerini ve endişelerini anlatmaya çalıştığını ve endişelerinde haklı olduklarının ortaya çıktığını belirtti.

Köroğlu, “Bundan bizler büyük üzüntü duyarken, utanç duyması gereken sorumluların da umursamazlıklarını hayretler içerisinde ve vicdanlarımız sızlayarak izlemekteyiz” dedi.

Çevre ve halk sağlığı açısından yapılan ve yapılması gerekenleri kamuoyuyla paylaşmak istediklerini belirten Köroğlu, devletten ve sorumlulardan önlemlerin eksiksiz uygulanmasını ve yapılanların paylaşılmasını istedi.

Köroğlu, kirlenme bölgesi ve yakın bölgelerde denize girilmemesi, yakın bölgelerde ve kirlilik tespit edilen plajların kapatılması gerektiğini belirtti.

Temizlik işlerinde ilk günlerde bilinçsiz ve korumasız şekilde çalıştırılan işçilerin kayıtlanarak izlenmesi gerektiğini kaydeden Köroğlu, hamileler, çocuklar, yaşlılar ve toplum genelinin koruyucu hekimlik yönünden uyarılmasını ve risklerin anlatılmasını istedi.

Bölgede balık avcılığının yasaklanması gerektiğine vurgu yapan Köroğlu, balıkçıların eğitilmesi, bölgedeki balık üretme çiftliğindeki balıkların izlenip neticelerinin halka açıklanması gibi önlemlerin alınması gerektiğini kaydetti.

Tedbirleri anlatan Köroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Satışa sunulan su ürünlerinin, balıkların petrol kalıntıları yönünden sıkı bir şekilde denetlenip tüketilmeden önce sofralarımıza sağlıklı ve güven içinde tüketilmesinin sağlanmasını; deniz canlılarında olabilecek ağır metal birikimlerinin besin zincirimize girmesi ile uzun zaman sonra oluşabilecek risklerin öncelikle balıkçılar ve halkımızın bilinçlendirilmesi eğitilmesi ile engellemesi sağlanmalıdır.”

“Sahile yakın bölgelerdeki kuyu sularının izlenip neticelerinin paylaşılması gerektiğini söyleyen Köroğlu, “Sağlık kuruluşlarının deri bulaşması olanlar ve solunum yolu ile etkilenenlerle ilgili olarak hazır olmaları gerekli istatistiki çalışmalarını yapmalarını sorumlu yöneticilerden bekliyor istiyoruz” dedi.

AŞARDAĞ: “İŞÇİLER VE BALIKÇILAR ETKİLENEBİLİR”

KTTB Eğitim Sorumlusu Erdem Aşardağ, petrol kirliliğini temizlemede görev yapan işçilerin  ve balıkçıların olumsuzluklardan etkilenebileceğine işaret ederek, havadan da soluma yoluyla maddelerden zarar görebileceklerini kaydetti.

Aşardağ, devletin temizleme çalışmalarına katılan işçilerin isim ve adres bilgilerini alarak, belli tetkiklerin düzenli olarak yapılmasını sağlaması gerektiğini savundu.

Gıda güvenliği açısından Kıbrıs’ta üretilen ve satışa sunulan deniz ürünlerinin nereden geldiğinin incelenmesi gerektiğini söyleyen Aşardağ, devletin analiz yaparak sonuçları tüm halkın bilgisine sunmasını istedi.

Acil Eylem Planı hazırlanması gerektiğini belirten Aşardağ, halka net bilgi verilmeden, analiz yapılıp sonuçları açıklanmadan özellikle Magosa Körfezi’nden Larnaka’ya kadar olan bölgede ve petrol kalıntısı görülen yerlerde denize girilmemesini önerdi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil