06 Aralık 2016

Sürprizlere hazır olun

Haber İçi Üst

Kıbrıs meselesinde yeni bir döneme doğru gidiliyor.
Bu yeni dönemin ilk işaretini Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu verdi.
Davutoğlu “Ya çözüm, ya da taksim” şeklinde özetlenecek mesajında Türkiye’nin artık daha fazla Kıbrıs meselesi ile uğraşma niyetinde olmadığının altını çizdi.
Bölgesinde komşuları ile sorunlarını çözme, ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel ilişkilerini en üst düzeye çıkarma hedefine kilitlenen Türkiye için Kıbrıs sorunu daha fazla devam edemez.
Bunun için de bir şekilde çözüme kavuşturulmalı…
Türkiye’nin kendi içinde başlattığı ve “çözüm süreci” olarak nitelenen süreç de aslında dış politika ile bağlantılı.
Kendi içinde Kürt sorununu çözecek bir Türkiye,  Kuzey Irak ve Güney Suriye’deki Kürtlerle daha sıkı bir işbirliği içerisine girecektir.
Ekonomik ve siyasi ilişkilerini en üst noktaya taşıyabileceği bir zemin oluşturacaktır.
Böylece kendi sermayesi ile bu bölgelerde yapacağı yatırımlarla birlikte etkinliğini artıracak olan Türkiye, bu arada İsrail’den gelen özür ile birlikte bu ülke ile yaşanan sorunları çözme yoluna girerek bir başka önemli adım daha atmıştır.
Böyle bir ortamda Kıbrıs’ta işlerin olduğu gibi devam edebileceği var sayımı ile hareket etmek ve böyle bir beklenti içerisinde olmak büyük bir hata olur.
Kimse mevcut durumun devam edeceği yanılgısı içinde hareket etmesin.
Kıbrıs’ta da taşlar mutlaka yakın bir zamanda yerinden oynayacaktır.
Türk tarafı bunun için Kıbrıs müzakerelerinin bir an önce kaldığı yerden başlamasından yanadır.
Nasıl ki Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu seçilir seçilmez BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a bir mektup göndererek müzakerelerin Talat’ın bıraktığı yerden devamını sağladı, Türkiye şimdi de Rum Lider Anastasiadis’in  benzer bir adım atması gerektiğini düşünmektedir.
BM ve Kıbrıs’la ilgili üçüncü tarafların, Rum lider Anastasiadis’i bu yönde baskı altına alıp cesaretlendirmeleri gerektiği Ankara ve Lefkoşa’nın Türk tarafında konuşulmaktadır.
Son günlerde Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Ankara’dan gelen ve müzakerelerin hemen başlaması gereğine vurgu yapan açıklamaların altında yatan neden budur.
Türk tarafının beklemeye ve zaman kaybına tahammülü kalmamıştır.
Ne olacaksa artık bir karar verilmesi ve durumun netleşmesi Ankara ve Kuzey Lefkoşa’nın gelinen aşamadaki talebidir.
Hidro-karbon yatakları meselesinde Rum tarafının tek yanlı adımlar atma merakı da dikkatle izlenmektedir.
Türk tarafının bu adımlara seyirci kalıp, bu adımların ortaya çıkaracağı sonuçları kabullenmesini kimse beklemesin.
Zaten bu konuda Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çok net mesajlar vermektedir.
Davutoğlu’nun “Kıbrıs Rum Yönetimi vahim bir hata yapmıştır. Kıbrıs’taki doğalgaz kaynakları konusunda tahvil çıkarmakla sanki bu doğalgaz kaynakları kendilerine aitmiş gibi davranmıştır, böyle bir şey söz konusu değil ve kabul edilemez” sözleri bir tarafa not edilmeli ve dikkatle okunmalıdır.
Rum Yönetimi, yaşanmakta olan ekonomik krizin arkasına saklanmayı bir tarafa bırakıp, Türk tarafından gelen çağrılara kulak vererek bir an önce meseleleri kaldığı yerden müzakere etmek üzere masaya dönmek durumundadır.
Bunu yaparken de bir karar vermek ve yeniden bir ortaklık kurmaya sıcak bakıyorsa bu yönde adım atmak zorundadır.
Görünen o ki, özellikle Ankara’nın daha fazla zaman kaybına tahammülü kalmadığıdır.
Kalmadığı için de Kıbrıs’ta çözümü zorlayacak yeni adımlar atma niyetindedir.
Bu adımların içerisinde herkesi şaşırtacak açılımlar da olabilir.
Ama herkesi şaşırtacak bu açılımlardan da bir sonuç alınamaması durumunda, Türkiye herkesin kendi yoluna gideceği seçeneği de masaya sürme konusunda kararlıdır.
Çünkü hedef artık bu sorunu tarihe gömmektir.
Öyle ya da böyle…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam