07 Aralık 2016

STATÜKO AŞIĞI GADİMİCİLER…

Haber İçi Üst

Rum tarafının gadimici Dışişleri Bakanı Kasulides  “bundan sonrasını Kıbrıslı Türkler düşünsün” demiş.

Niye demiş?
Tıpkı bizde olduğu gibi Rumlarda da “vazgeçilmez” adamlar vardır.  DİSİ’nin dışında bir parti iktidar oldu mu vazgeçilmez adam Yakovu’dur.  Ya Dışişleri Bakanı olur ya da Başkanlık Müsteşarı.
DİSİ iktidara geldi mi bu kez sahneye Kasulides çıkar.
Mübarekler ilerleyen yaşarına rağmen bakımlı ve bıçkın görünürler.  İkisi de aynı lisandan ve benzer jargondan konuşurlar.
Sanki perde gerisinde bir “ihtiyarlar heyeti vardır da bunları her kadim piyasaya sürerler.
Neyse,   işte bu gadimici Dışişleri Bakanı Kasulides, “biz doğal gazdan çok zengin olacağız, bundan sonrasını Kıbrıslı Türkler düşünsün” anlamına gelecek laflar sarf etmiş.
Sonra eklemiş; “Avrupa Birliği ile ilişkilerimizi düzelttik.”
Annan Planı’nın reddedilmesinden sonra psikolojik olarak Avrupa’dan dışlanan ama fiili olarak başlarına bir iş gelmeyen Rum tarafı şimdi aklınca Kıbrıslı Türkleri Avrupa Birliği üzerinden tehdit ediyor.
Gadimicinin özetle söylediği şudur;  Siz bakmayın şimdi ekonomik kriz yaşadığımıza, doğal gazla zengin olacağız, Avrupa Birliği ile de ilişkilerimiz iyi, gerisini bit yesin…”
Gadimici bu laflarla Kıbrıslı Türkleri tehdit ediyor, Türkiye’ye de sopa gösteriyor.
Sopa dediğim de aynı nakarat: “Avrupa Birliği’ne üyeliğini engelleriz ha…”

      ***

Bizim tarafta da enteresan yaklaşımlar var.
Herkes, koro halinde “görüşmeler derhal başlasın” diyor.
İyi başlasın. Zaten ekonomik krizi bahane gösteren Anastasiades yönetimi ilanihaye görüşmelerden kaçamayacağını kendisi de çok iyi biliyor.
Başka ne diyor Türk tarafı:  “Artık ya Kıbrıs sorununu çözeceğiz ya da ayrılacağız.”
Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye’ye bağlanması demek olan Taksim lafı sanırım ayrılık anlamında kullanıldı.
Gadimici Dışişleri Bakanı Kasulides’in tüm horozlanmalarına rağmen Rum tarafının en büyük korkusunun Taksim olduğu biliniyor ya.
Avrupa Birliği sopası gösteren Kasulides’e Taksim sopasıyla yanıt veriliyor.
Ve bu çekişmeler de böyle sürüp gidiyor.

      ***

Halbuki Türkiye Başbakanı Recep tayip Erdoğan Kıbrıs sorununun nasıl çözüleceğini çok iyi biliyor.
Çünkü geçmişten gelen ciddi deneyimleri var.
Kendisi nasıl 2002 yılında dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne, ardından da Amerikan Başkanı’na gidip de “biz çözmeye hazırız, bir adıma karşın iki adım atacağız” demişse ve rahmetli Denktaş’a rağmen inisiyatifi ele geçirip referandumlara giden sürecin mimarı olmuşsa, şimdi de benzeri bir sürece ihtiyaç vardır.
İnisiyatifi ele geçirecek ve çözümü dayatacak bir süreç.
Yoksa hem Güney’deki hem de Kuzey’deki gadimici tiplerle bu statüko sonsuza kadar sürer, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar da acı çekmeye devam eder.
Bu gadimiciler şimdiki statükoyu çok seviyorlar.
Çünkü mimarlarıdırlar…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil