09 Aralık 2016

“Spor” yine üvey evlat olmasın!

Haber İçi Üst

Ülkemizde aylardır devam eden seçim telaşı nihayet son buldu.

Her yerde yaşanan yoğun siyaset trafiği tabii kimilerinin zaferi, kimilerinin hüsranı ile sonuçlandı.
Yarışın galibi partileri kutlarken, kazananları ve yeni milletvekilleri tebrik ediyorum…
Spor kökenli adayların başarısızlığı dikkatimi çekti, bizler adına üzücü olmuştur. Sporun içinden gelen kişilerin Meclis’te yer alması ülke sporu adına önemli, aksi sonuç üzücü oldu.
Şimdi gözler yeni kurulacak hükümette. Belli ki koalisyon kaçınılmaz. Bizim işimiz spor olduğundan aklımız yine sporda. Sporun uzun yıllardır Milli Eğitim’le aynı çatıda olması bizleri huzursuz ediyor.
Hükümeti kim kurarsa kursun, her zaman üzerinde durduğum ve söylediğim gibi “Spor”un ayrı bir bakanlık olmasına özen gösterilmelidir.
Ülke nüfusunun yarısı sporla iç içedir ancak ülkede sporun geldiği nokta konusunda sıkıntımız büyük.
Halen bir spor politikamız yok. Sadece ülke sporuna yoğunlaşabilecek bir bakanlık olmasına işaret etmemiz işte bu noktada önemli.
Bir dönem Başbakanlık’ta müsteşar idaresinde sporumuz yön alıyordu. Daha sonra Milli Eğitim’e bağlandı.
Bir o kadar daha önem taşıyan ülke eğitiminin sorunları arasında spora nasıl zaman ayrılacak? Bu yanlışa yıllardır dikkat çekiyoruz.
Bir müdürün veya müsteşarın kontrolünde kalan “spor”umuz bir arpa boyu yol kat edemedi. Bu zihniyet devam ederse yerinde saymaya da devam edecektir.
Bugün devletler spor politikaları ile dünyaya açılım yapmaktadırlar. Birçok ülkeyi spordaki başarıları ile tanımaktayız.  Bunun ille de takım bazında olması gerekmez. Ferdi sporcularla dışa açılma yolu daha kolay. Ülkemizde de bu yönde birçok yıldızımız var. Atletizm, bilardo, tenis, atıcılık, triatlon, yüzme gibi. İşte bu kulvarlarda yetenekli sporcularımızı devlet desteği ile ferdi olarak dünyayla buluşturmamız gerekiyor.
Ülkenin siyasi çıkmazı devam ederken spor iyi bir çıkış yolu, dolayısıyla bu alanda sahip olacağınız politika önemli…
Yeni kurulacak hükümetten isteğimiz sporu olması gerektiği gibi, tek bir bakanlık çatısı altında yönetmektir.

Birçok bakanlık kendi sorumluluğunda, bünyesindeki memurlar ve bürokrat takımı ile hizmet veriyor. Sporun eğitimle bağlı olduğu bakanlık, bu şekilde bırakılırsa sporumuz üvey evlat muamelesinden kurtulamayacaktır.
Ülkede spor öyle bir noktaya geldi ki, federasyon ve kulüp başkanları, dernekler, kurumlar çıkış yolları aramakta.
Şuralar, seminerler, çalıştaylar… Milli Olimpiyat Komitesi’nde Serdar Savim başkanlığındaki yeni oluşum Atatürkçü Yaşam Derneği ile birlikte Ankara’ya gidip siyasilerle KKTC sporunun önünü açabilme adına görüş alışverişinde bulunuyorlar.
Bu işleri, devletin Spor Bakanlığı’nın yapması gerekmiyor mu?

Ama bizde spordan sorumlu bakan, bakanlığın temelindeki esas sorunlarla ilgilendiğinden spor işlerini de ya müsteşara ya da müdüre devrediyor.
Bu çok yanlış bir hükümet kararıdır.
Dilerim yeni kurulacak hükümet konuyu dikkate alır, gereksiz görmez.
Spora verilen önem aynı zamanda ülke gençliğine verilen değerdir…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil