06 Aralık 2016

Spor değil, eğlence!

Spor değil, eğlence!
Haber İçi Üst

Başkan Hüseyin Özün Yamaç, badminton özelinde, spor yönetimi hususunda gündem yaratacak açıklamalar yaptı: Kulüplerin bütçelerinin federasyonumuzun bütçesinin üzerinde olması hiyerarşiyi bozar ve disiplinsiz bir spor camiası ortaya çıkarır, böyle bir durumda da yönetebilmeniz zorlaşır. İşte bu yönde devlet düzenleyici ve disipline etmekle, kendi kurumunu ön plana çıkarmakla mükelleftir

“Üniversitelerin kendi içlerindeki burs veya nakdi yardım sistemindeki farklılaşmalar sporcular üzerinde oldukça baskı kurmaktadır. Kulüpler ise üniversitelerin gölgesinde kalıyor ve maddi imkansızlıklar sonunda onlar da kulüplerini kapatma durumundadırlar. Bizlere destek olacak Devlet olursa badminton kulüplerine de biz destek olabiliriz, aksi takdirde hepsi kapanacak”

“Parasal kaynağın olmadığı, var olan kaynağın dağıtımının da dolaylı yönden farklı branşa gitmesi bizleri hedeflerimizden usandırmıştır, yıkmıştır, bezdirmiştir. Faaliyetlerimizi azaltılmak zorunda kaldık. Parasal katkının olmadığı yerde hiçbir spor dalını uluslararası ortamlara çıkaramaz ve de hedef koyamazsınız. Yaptığınız da yalnızca eğlenceden öteye gitmez”

“Sporun kaynaklarının istikrarlı kullanımı konusunda, her ortamda talepte bulunduk. Fakat tesisleşme ve fon yönetimi konusunda oldukça çağ dışı, bilimsellikten uzak, gelecek vizyonu olmadan yapılan çalışmalar yapılıyor. Sporun eylem planı hedefi ile deneyimli, çalışkan, sporun stratejisini iyi düşünen akil insanların bulunacağı bir çalışma grubu kurulmalı ve siyasi atanan kişiler bu gurupta bulunmamalı. Bu tip çalışmaların dışında yapılacak her şey Spor Şurası gibi boşuna harcama getirir ve yapılmasa daha iyi olur”

Ahmet ÖZSOY

Kuzey Kıbrıs’taki spor federasyonlarının sayısının 32 olduğu ülkemizde raketli sporlardan bir tanesi olan badminton küçük ölçekli spor federasyonları arasında yer almakta. Badminton Federasyon Başkanı Hüseyin Özün Yamaç ile bayrama özel bir röportaj gerçekleştirdik.
Özelde tabi ki badmintonu konuşmamıza rağmen genelde ise ülke sporunun sorunları gündeme geldi ve Yamaç, kendi bünyesinde çektiği sıkıntıları dile getirerek bir takım çözüm önerileri de sundu.
Başkan Yamaç konuşmasına biraz farklı başlangıç yaptı ve badmintonun öz eleştirisi yaptı. Yamaç, “En önemli unsur küçük nüfuslu ülkemizde spora aktarılan kıt kaynakların federasyonlara adil dağıtılmaması ve devlet desteğinin ülke genelindeki popülerlik oranı doğrultusunda gerçekleşmesidir. Şöyle ki;
Her sporcu, kendine göre uğraş vereceği spor branşının alt yapı tesisinin hazır, antrenörünün yetişmiş ve müsabaka yapacağı tesisin de yer almasını ister. Bizim branşımızda ise spor salonunu yeterli zaman içerisinde kullanım hakkımız bulunmamaktadır. Öte yandan federasyonun yıllar içerisinde sertifika vermiş olduğu antrenör veya çalıştırıcılarının çoğu ülke içerisindeki belge alımından daha ileriye ne yazık ki gidemedi. Belgeleri alan antrenör veya çalıştırıcıların kamu yönetiminde bulunanlar ise, yalnızca kamudaki terfi sınavlarında kullanmak için alınmış bir belge olarak bunları kullanmıştır.
Ayrıca federasyon bütçesinin yeterli ödeneğinin olmaması, eğitmen yetiştirecek olanakların azlığının üzerine bir de belge verilen eğitmenlerin federasyonda işlem yaptırmadan, izin alma zorunluluğu bulunmadığından diledikleri şekilde kulüp değiştirmesi sporcu yetiştirme gayreti veren federasyonu zora sokmakta ve önemli sıkıntı yaratmaktadır” diyerek konuşmaya giriş yaptı.

Tesis yapılıyordu
arazi geri alındı

Federasyon başkanı Hüseyin Özün Yamaç tesisleşme ile ilgili proje ve çalışmaları hakkındaki sorumuza ise yaşadığı mağduriyeti anlatarak örnek verdi. Olayın gerçekleştiği dönemde yine Havadis Gazetesi’nde gündeme gelen konuyu Yamaç şu şekilde anlattı:
“Badminton spor dalının gelişmesi için 2006 yılında Devlet tarafından 7.5 dönümlük arazinin kullanımımıza verilip, üzerinde 3 yatırımcı bulundu ve yap işlet devret modeli ile inşaat yapılması kararlaştırıldı. Bu alanda salon, sosyal tesis ve ticari yerler olup gelecek olan gelirin federasyona aktarılması sağlanacak ve Devlet destekli olmaktan çıkıp belki de ülkede gençlere yapılacak olan yatırımlarla iş istihdamı yaratabilecekti.
Fakat, çizimlerin yapıldığı ve yeni yatırımcı bulunup hukuki işlemlerin hazırlanacağı gün (Mart-2012) arazimizin Bakanlar Kurulu kararı ile Spor Dairesi’nden alınıp Başbakanlığa verildiği gözlemlendi. Belirtilen bu açıklamalar neticesinde ise yeterince enerji verilen ortamların boşa gittiği ve hüsranla karşılandığıdır. En üzücü tarafı ise bilgilendirme ve onaylama, Spor Koordinatörlüğü tarafından olması fakat, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bu kararı alırken haberdar olmaması bizleri derinden üzmüştür.”

Mali kaynağın dağıtımındaki adaletsizliğe isyan!

Özün Yamaç, faaliyetlerini gerçekleştirmek için yeterli kaynağın var olmadığını ve devletin kaynaklarının da adil dağıtılmadığından, fazla faydalanamadıklarını ifade ederek sportif organizasyonlarını azaltmak zorunda olduklarını söyledi. Yamaç, “Ülkenin bulunduğu durum ve yatırımların istikrarlı olmaması, popülizmin sporun içinde gizli ve dolaylı yönden artarak devam etmesi, bizim gibi küçük, adaletli ve şeffaf olan federasyonların yalnızca gençliğe dönük yapılması gereken faaliyetleri oldukça etkilemektedir.
Yıl içindeki faaliyetlerimizin azaltılması zorunludur, çünkü yıl içerisinde parasal kaynağın olmadığı, fakat var olan kaynağın dağıtımının dolaylı yönden farklı branşa gitmesi bizleri hedeflerimizden artık usandırmıştır, yıkmıştır, bezdirmiştir.
Spor salonlarının yetersiz olması ve badminton sporunun ise 1-2 saate sığdırılamayacağını anlatmamız neticesinde Atatürk Spor Kompleksi’ndeki antrenman salonunu kullanmaya başladık. Antrenman salonunun 10 yıl sonra badminton sporuna da uygun çizilmesini sağlamamız badminton için olumlu olmuştur. Salı ve Cumartesi günleri saat 19.00’dan sonra yapılan antrenmanlara kurs ve eğitim yapılsa da bu etkinlikler yeterli değildir” dedi ve mali sorunları şu şekilde açıkladı:

Yapılan eğlenceden öteye gitmez

“Parasal katkının olmadığı yerde hiçbir spor dalını uluslar arası ortamlara çıkaramaz ve de hedef koyamazsınız. Yaptığınız da yalnızca eğlenceden öteye gitmez. Kulüplerin bütçelerinin federasyonumuzun bütçesinin üzerinde olması hiyerarşiyi bozar ve disiplinsiz bir spor camiası ortaya çıkarır, böyle bir durumda da yönetebilmeniz zorlaşır. İşte bu yönde devlet düzenleyici ve disipline etmekle, kendi kurumunu ön plana çıkarmakla mükelleftir. Olmazsa olmazlardan bir tanesidir.
Sporun bütçesi gelecek yıllarda genel bütçede olacağı ve spor fonunun artık genel bütçede oluşacağı gündeme gelmiştir. Bu ise ayrı bir sorundur.
Federasyon yetkilileri artık gönüllük ilkesiyle çalışması çağdışıdır, bunun kesinlikle kadrolaşması ve bu yönde çalışılması gerek lojistik destek ve ilkeli çağdaş bir spor eylem planı ile stratejisi belirlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu sistemle yeterli sporcuya ulaşılması göstermelik olur. Devlet ile hükümet arasındaki farkın anlaşılması ve yönetim ona göre düzenlenmesi gerekmektedir.”

Şura ve MOK daha etkili olmalı

“Sporla ilgili ‘şura’ veya yön verecek KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’nin (MOK) daha aktif ve yapılandırılabilir bir kadrolaşma ile ileriye dönük alt yapı eksikliğinin giderilmesi, sporcunun her türü ile ilgilenen bir yönetim ortaya çıkarılması gerekmektedir. Kesinlikle ve kesinlikle politik güçlerin belirli spor dallarına parasal güç yapmasını engellemek için baskı yapılması önlenmelidir.
İşte tüm bu yönden yapılan aksaklıklar ve bizleri etkileyen faktörler neticesinde de biz kendimizce alternatif spor dalları bulmaya çalışmaktayız ve yenilikçi, üretken yapımızla yeni spor dalını basına tanıttık. Speedminton (Speed Badminton) “Her Yerde’ ve ‘Her Zaman’ sloganıyla oynanabilen bu spor dalı çim sahalarında, sokakta, plajda, yağmurda, karda, nerde isterseniz oynanabilir. Bu spor faaliyetini ülkemizde de başlattık ve kitle sporu olması için çalışmaya devam ediyoruz. Amacımız kişilerin bu spor dalını lisanssız veya kulüpleşerek değil, bunu yürekten oynayacak, sporu seven insanlarla olmasını teşvik etmektir.”

Avrupa ile ilişkiler 2005’ten
daha kötü duruma geldi

“Türkiye ile yapılan bu yılki protokolde yer alan ikili ilişkiler devam etmekte olup Türkiye’nin, Akdeniz Ülkeleri Badminton Federasyonu (COMEBA) Başkanı olması, Akdeniz’de olan ülkemizin de, yapılacak olan eğitim kursu ve diğer aktivitelerde yer almasına imkan tanıyacaktır. Ayrıca onların da KKTC’ye gelmesini teşvik edici unsurları yerine getirmek için iyi bir diyalog yakaladığımıza inanıyoruz.
Bunun için de yapılması düşünülen Dr. Küçük Oyunları için temaslarımız hazırda beklemektedir.
Fakat Avrupa için 2005’de yakaladığımız ilişkiler maalesef sıcak değildir.
Federasyonumuzun paydaş kurumları ile yapmış olduğu temasların ikili ilişkileri ve son gelinen noktada KKTC MOK’a üye olması ve bire bir devamlı olarak iletişim içersinde yer almamız olumlu ve olumsuz yönlerimizi birbirimize aktarmamız, spor gelişimi için yararlıdır.”

Kulüplerle iletişimler

Kulüplerimizin çoğu üniversite kulüpleri olması ve kendi içlerinde de müsabakalar yapması kendi sporcularının gelişimi açısından önemlidir. Fakat ülkedeki üniversitelerin kendi içlerindeki burs veya nakdi yardım sistemindeki farklılaşmalar sporcular üzerinde oldukça baskı kurmaktadır.
Kulüpler ise, üniversite kulüplerinden arta kalan ve oldukça zor talebi bulunan badminton sporunda sporcu bulmaya çalışmaktadırlar. Fakat maddi imkansızlıklar sonunda onlar da kulüplerini kapatma durumundadırlar. Bizlere destek olacak devlet olursa badminton kulüplerine de biz destek olabiliriz, aksi takdirde hepsi de kapanacak. Sporcu bulmak çok zorlaşıyor.”

“Fon yönetimi çağ dışı ve bilimsellikten uzak”

“Sporun kaynaklarının istikrarlı kullanımı konusunda, yapılan her toplantı ortamında talepte bulunduk. Uzun yıllardır geniş katılımlı veya birebir gerçekleştirilen toplantılarda bu talebimizi duyurmaya çalışmaktık. Fakat tesisleşme ve fon yönetimi konusunda oldukça çağ dışı, bilimsellikten uzak gelecek vizyonu olmadan yapılan çalışmalar çok bir anlam içermiyor.
Hedef konmadan projelendirmeden para harcamalarımız devam etmektedir. Her zaman dediğim bir nokta var; Fon kaynakları, ki bu spor fonudur veya genel bütçe konusunda, bazı detaylı incelemeler yapıldıktan sonra ilgili kurum veya kuruluşa çek çıkarılmalı ve takip edilmeli. Spor Dairesine fatura gelebilir bunun gerçeklik payının araştırılması ve alınan malın satan firmadan karşılıklı kontrol edilmesi gerekir, aksi halde devletimiz gerçek dışı ödeme yapar ve buda spor camiasını ve gider kalemlerini artırır. Siz istediğiniz kadar harcama belgeli ödeme yapın veya kontrollü ödeme yapın, gerçek olan mal satılmış mı satılmamış mı? Bunun karşılıklı kontrol edilmesi ona göre harcama belgesi düzenlenmelidir.”

“Sporun eylem planı çıkarılmalı”

“Spor eylem planı hedefli, bu hedeften sorumlu ve de en önemlisi bu hedefe gitmek için parasal herhangi bir harcama istemeyen, yalnızca bu konuda deneyimli ve çalışkan, sporun stratejisini iyi düşünen ve geleceğe, gençliğe bunu sunacak olan akil insanların bulunacağı bir çalışma grubu oluşturulmalı.
Ülkemizdeki siyasi istikrarsızlık sürerken, bu yönde siyasi atanan kişilerin bu çalışma grubunda yer almaması büyük bir avantaj sayılacak ve çalışma grupları üst siyasi iktidara baskı unsuru yapıp toplumsal çıkar sağlayacaklardır. Bunların yapılmaması boşuna geçen zaman ve boşuna harcanan paralar olur. Şura formatı ise en basit örneği, yapılmasa daha iyi olur.”

FOTO: ROPORTAJ

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam