06 Aralık 2016

Şovu artık bıraksak!

Haber İçi Üst

Ülkemizde yaşam koşulları giderek zorlaşıyor.

Sorunlar büyüyor.
Zorlaşan koşulları aşarak sorunları çözmek için daha çok çalışmak ve üretmek durumundayız.
Boş lafları bir yana bırakmak ve eyleme geçmek zorundayız.
Ama bakıyorum da biz hala sloganlarla, şovlarla işi idare etme peşindeyiz.
Sloganlar ve şovlar hala alıcı bulabiliyor.

Ve bu nedenle de zaman kaybediyoruz.
Zemin kaybediyoruz.
Sosyal medyada kim daha çok “like” alacak yarışı var.
Kim daha çok farklılaşıp, farklılık yaratacak yarışı…
Ama bunlar maalesef karın doyurmuyor.
Gelinen aşamada önemli olan sonuç alıcı adımlar atmak, ya da atılan adımlarla sorun çözmek değil.
Önemli olan tribünleri coşturmak.
Onların beğenisini kazanmak.
Ama bu arada sorunlar devam edip gidiyor.
Ülkede yaşam koşulları zorlaşıyor.
İyi yetişmiş gençler gurbet ellerde gelecek aramaya devam ediyor.
Ancak bu arada siyaset “onurlu duruş” diyerek yapılmaya devam ediyor.
Sadece siyaset mi?
Hayır, sadece siyaset değil gazetecilik, sendikacılık, sivil toplumculuk da…
Bir yarıştır gidiyor…
Kimin ne yaptığı belli değil.
Herkes çok konuşuyor.
Çok seslilik aldı başını gidiyor.
Ama çok seslilik demokrasi ya da iyi yönetimin işareti değil.

Keşke öyle olsa.
Çok fazla konuşma sorunlara çözüm getirmek için yeterli olsa…
Ancak olmuyor.
Herkesin her şeyin uzmanı olduğu, dolu götürenle boş götürenin bir birinden ayrılmadığı yerlerde işler iyiye gitmez.
Nitekim gitmiyor.
Çelişkiler yaşanıyor.
Bir yandan birileri atılan nutukları avuçları patlayıncaya kadar alkışlarken, diğer taraftan gelecek kaygıları büyüyor.
Çok ama boş konuşulduğu sürece de büyümeye devam edecek.
İşini doğru yapanın yapmayandan ayrılması lazım.
Hata yapanın yaptığı hatanın bedelini ödediği oranda hatalar tekrar edilmez.
Başarıların takdir edildiği oranda da başarılar artar.

Elbette ki tüm bunlar toplumun geleceğini doğrudan etkiler.
Gidilecek yönü belirler.
Bazı yollar vardır uçuruma sürükler, bazı yollar vardır zirveye götürür.
Önemli olan uçuruma sürüklenmemektir.
Zirveye ulaşmak toplumsal bir hedef olmalıdır.
Bunun için de toplumsal anlamda bir zihniyet değişimine ihtiyaç vardır.

Hem de çok radikal bir değişime…
İlişkilerin her düzeyde yeniden ele alınıp şekillendirilmesine de…
Gelinen noktada işler hiç de iç açıcı değildir.
Siyaset toplumun geleceğinin yararı için yapılmalıdır.
Belki de ülkenin ihtiyacı bir dönem için de olsa, bir sonraki seçimlerde aday olmayacak insanlardan oluşacak olan bir parlamento ve hükümet yapısıdır.
Seçilme gailesi olmayacak olan bir parlamentoya ihtiyaç vardır.
Ve popülizmden uzak duracak bir hükümete…
Acı da olsa reçeteleri uygulayacak cesaretli siyasi liderlere…
Bir de iyi ve dürüst bürokratlara ihtiyaç vardır.
Vakıflar İdaresi Müdürü İbrahim Bender gibi insanların sayısını artırmak gerek bürokraside…
Uluslararası alanda iş yapma kapasitesine sahip.
Geleceği buradaki siyasi ilişkilere bağlı olmayan.
Siyasetin üzerinde baskı kuramayacağı.

Kurmaya kalksa bile buna izin vermeyecek yapıda olan bürokratlara ihtiyaç vardır.
Bunun için bürokratların bilgili olması gerekir.
Dünyayı bilip anlaması ve gelişmeleri takip etmekle kalmayıp, kendisini geliştirmesi…
Bu ülkede ölçü artık başarı olmalıdır.
Bu ülkede üretenlerle, üretimi engelleyenler bir birinden ayrılmalıdır.
Üretim esas olmalıdır.
Cari bütçesini bile karşılaşamayan bir yapıda, sağa sola dayılananların komik duruma düşmeleri bir yana topluma verdikleri zarar bence daha önemlidir.
Umarım bir gün gelir ülkede sağduyu ve rasyonel düşünme tarzı, sloganların ve şovların önüne geçer.

Ve yine umarım ülkede gençler için gelecek aranılabilecek bir zemin oluşur.
Bu tamamen bize bağlı.
Top yekûn olarak zihniyet değiştirerek, değişmeyi başarmamıza bağlı…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam