08 Aralık 2016

Sor hesabını…

Haber İçi Üst

Bir seçim daha çattı geldi. Yine miyarlarca para boşa akacak, afişler,  parti bayrakları bastırılacak,  liderler, vekil adayları ağırlanacaklar en güzel yerlerde yiyip içecekler. Köy köy, kapı kapı gezecekler. Vatandaşa süslü laflar edip olmayacak vaatler verecekler. Her seçim döneminde olduğu gibi…
28 Temmuz’a ramak kaldı. Partiler fokur fokur kaynıyor. Aday adayları mantar gibi çıkmaya başladı. Gece yatıp sabah uyanan onlarca kişi aday adayı diye tanıtılıyor. Niye aday olmasınlar siyasette yalan var, talan var, yandaş var, paydaş var, var oğlu var…

Yıllardır bu ülkede her seçim öncesi ve sonrası yaşananlar, hiç değişmedi. Bu gidişle de zor değişecek. Tabii ki yasalar önünde herkesin seçilme hakkı var. Herkes aday olmak ister. Seçilmese de, sonra gider genel merkeze, “ben aday adayıydım, ben adaydım, kazanamadım,  artık bana uygun bir şeyler yaparsınız herhalde, nasıl olmasa devir bizim devrimiz” der… Kaybeden iş adamı ise serbest çalışıyorsa, çalar kapıyı “kredi verin, ihale verin” der…

Ne yazık ki, milletvekili adaylarını, bizi yönetecek olanları bizler tespit etmiyoruz, öyle bir hakkımız yok. Adaylarımız parti genel merkezlerinde tepeden belirleniyor ve bunu seçin, sizi temsilen Meclis’e gönderin deniyor. Ancak, bu şahıs vekilliğe layık mı değil mi, liyakatli mi değil mi diye ne soran ne araştıran var… Onlar için önemli olan, partiye getireceği oydur…

İşte bu noktada seçmen olarak bizler de, hesap sormasını bilmeyiz ki bu çark kırılsın… Hazır olsak da, olmasak da, beğensek de beğenmesek de, seçim geldi çattı. İşte vatandaşın görevi, tam da burada başlamalı. Direksiyon elimizde. Kendisi için, partisi için değil, toplum için ne verebilirin muhasebesini yapmak elimizde. İşe yaramayacak olanı, tepeden empoze edileni sandıkta bırakmak elimizde. Bir kaç seçilmişle, onların bir kaç yüz kişilik yancılarının elinde “Enayi” olmadığımızı, hem onların hem bizim kaderimizin ellerimizde olduğunu gösterme vakti. 

Tam 40 yıldır tüm bir halk olarak, hangi partiden olursa olsun, sandığa gidip oylarımızı verdikten sonra dönüp, “hizmet yok, sözler tutulmadı, kandırıldık” diye söylenip dururuz. Bu kurulu düzeni, bu zihniyeti yıkmak, doğru seçim yapmak, sonra da doğru yönetimlere kavuşmak bu kadar mı zor.

Geleceğimizi boş vaatlere ipotek etmeyelim, hesap sormaktan korkmayalım.

Sorun, “Bu memleket için ne yaptın” diye…

Sorun, “Bu ülke için ne yapabileceksin” diye…

Sizi ikna edemeyene, inandıramayana oy vermeyin…

Bu seçim yeni zenginler, yeni yancılar, yardakçılar yaratılmasına sebep olmayalım. Vicdanlarımızın sesini dinleyelim. Ülke kaynaklarını toplumun değil, kendi malları olduğunu sananlardan, koltuğu ailesinden miras sananlara, makamları topluma değil de, kendine ve yandaşlarına hizmet yeri sananlara hadlerini bildirelim. Sağdan sola herkesin yüzü ortada. Yan basanlar zaten deşifre oldular. Gereğini yapalım.

Haydi Kıbrıs Türkü, bu seçim son 5 yılın değil, 40 yılın muhasebesi olsun, sor hesabını…

 

YERİN KULAĞI VAR

KİM AYIP ETTİ ACABA: Maliye eski Bakanı Ersin Tatar, hükümetin Necati Şaşmaz’a verilen “kültür ateşesi” unvanını geri almasına oldukça bozulmuş anlaşılan. Tatar, attığı tweet’te bu kararı “ayıp” olarak değerlendirmiş. Halkın tümünün memnuniyet duyduğu bu karara üzülen sadece UBP’nin bakanları… Yanlışı düzeltmenin adı, ne zamandan beridir ayıp oluyor Sayın Tatar. Şaşmaz kararı toplum vicdanına sokulmuş bir bıçaktı. Çıkarınca mı ayıp oldu?

ARIKAN BİLDİĞİNİ OKUYOR: Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Işılay Arıkan, oğlunu işe aldırma girişimine gelen tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı. Ancak iddialara göre, bir müddet sessizliğe bürünen Arıkan, yeniden düğmeye basmış. Yine iddiaya göre bu işe alım için “eski tarihli” bir belge de hazırlanmış…

22 İMAMIN PARASINI KİM ÖDEYECEK: Göreve atandığı günden beridir hakkında çok yazılıp çizilen Vakıflar İdaresi Müdürü İbrahim Benter, Bolu’da eğitim gören ve KKTC’de iş garantisi verilen 22 imamın maaşlarının Vakıflar İdaresi tarafından ödenmesini buyurmuş. Vakıflar bütçesinde böyle bir kaynak ve kalem olmamasına rağmen Benter’in, ısrarını anlamak mümkün değil…

SABIKALI NOTER Mİ OLUR: Yasalarımızda “Noterlik” diye bir kavram yok. Bizdeki, “Tasdik memuru”… Ve bu tasdik memurunun görevlendirilmesinin de şartları var. Bunların başında da temiz kağıdı geliyor. Yani sabıka kaydının temiz olması. Adam temiz olacak ki, yaptığı işe güvenesin… Aldığımız duyumlara göre, son dönem furyasında tasdik memurluğu verilenlerin arasında birçok sabıkalı varmış. Yeni hükümet bu konuya da acilen el atmalı. Zaten sokaklar tasdik memurundan geçilmez hale geldi. Böylece doğal bir eksiltme de yapılmış olur… 

HÜKÜMET PROGRAMI BUGÜN:  Sibel Siber başkanlığında oluşturulan üç partili koalisyon hükümetinin programının bugün Meclis’e sunulması bekleniyor. Programın hükümetin ömrü gibi kısa olacağı tahmin ediliyor. Mecliste okunmasının ardından, 2 gün sonra programla ilgili görüşmeler yapılacak ve bir tam gün sonra da hükümetle ilgili güven oylaması yapılacak…

RADYO HAVADİS YAYINDA: Havadis ailesinin en genç üyesi Radyo Havadis, bu sabah ilk kez KKTC halkına günaydın diyor. 107.8 frekansından sizlere ulaşacak olan Radyo Havadis, 28 Temmuz seçimleriyle ilgili, en doğru, tarafsız haber ve yorumlarıyla seçimlerin nabzını sizler için tutacak. Partnerim Emine Sivri ve ben de her sabah gazete manşetleri ve konuklarımızla, Radyo Havadis’ten güne günaydın diyeceğiz…   

YARGIYA GİTMELİ: Kadri Fellahoğlu, Belediye’nin tahsis ettiği esnaf sitesi arsaları için, bazı kişilerin haraç aldığını söylüyor. Bunu bizzat arsaları kiralayanlar söylemiş. İşte temiz eller olayının başlayacağı nokta bu. Başkan Fellahoğlu, “Artık Belediye’de değiller” diyor ama geçmişin hesabının da sorulması gerekiyor.

ZİRVEDEKİLER

Bakanlar Kurulu Kararları: Necati Şaşmaz’dan başlayarak, ZEYKO arazisi, Maliye’de şeffaflık hepsi güzel. Tabii bunlar kısa bir araştırmanın sonucunda ortaya çıkanlar. Dahası da var. Mesela son birkaç ayda yapılan tüm ihaleler, kiralamalar, işletme izinleri gözden geçirilmeli. Boğaz Piknik Alanı’nın, İskele’de sahil şeridinin kiralanması gibi akla mantığa sığmayan işler durdurulmalı. Verilen bursların, hane halkına yardımların kriterlere uygunluğu gözden geçirilmeli. Bunlar için de herhalde, “yayınlanmamak kaydıyla” alınan Bakanlar Kurulu kararlarına bakmak gerekecek…

 

DİPTEKİLER

Trafik Denetimleri: Ne yapsak, ne söylesek bir türlü olmuyor. Biraz dikkat ile bu işin üstesinden gelebilecekken, dikkatsizlik onlarca insanımızı alıp götürüyor. Geçtiğimiz hafta neredeyse trafiğe her gün bir can verdik. Hafta sonu giden canla birlikte 2013 yılında trafiğe verdiğimiz can sayısı 22’ye yükseldi. Geçtiğimiz aylarda sıkılaştırılan devriyeler kazaları pekala azaltmıştı. Ne oldu da kaldırıldı? Başka nasıl önleyeceğiz?

Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybeden Ethem Sarısülük’ün cenazesine polis ve jandarma müdahale etti. Polis, anma yapmak isteyen gruba da sert müdahalede bulundu

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil