10 Aralık 2016

Son kez Havadis’e konuştular

Son kez Havadis’e konuştular
Haber İçi Üst

Küçük: Kaşif’le girdiğim her yarışı kazandım

“BU ANLAYIŞ BENİ ÜZDÜ”… Küçük: Divan kararını tanımayarak UBP’yi mahkemeye veren anlayış, partiyi ele geçirmeyi hedefleyen, parti yetkili kurullarının kararlarını tanımayan, hatta parti disiplinini hiçe sayan zihniyet sahiplerinin bu tavırları, partililerimizi olduğu kadar beni de çok üzmüş, rahatsız etmiştir

“ÇOĞUNLUK BENİMDİR”… Küçük: İkinci tur kurultay seçiminde artık yüzdeliğin önemi yoktur. Tek bildiğim büyük bir çoğunluk benimledir. Çünkü partimizin, ülkemizin istikrara ihtiyacı vardır. İstikrar, güçlü KKTC için gereklidir

HAVADİS: 4 aylık kurultay sürecinde yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu süreçte sizi en çok rahatsız eden ne oldu?

KÜÇÜK: Partimizle ilgili konuların mahkeme koridorlarına taşınması üzücü olmuştur. Bu süreçte sadece UBP’lilerin değil, tüm halkımızın, Sayın Ahmet Kaşif ve bakanlık koltuklarını devreden bir kaç destekçisinin, hala mensubu bulundukları partilerinin tüm değerlerini zedeleyerek, kişisel hırslarıyla yarattıkları kamplaşmayı, kutuplaşmayı körüklediklerini üzüntüyle, hayretle izlemiştir. Partimizin mensubu olan bu arkadaşlar, medyada yer alan tüm söylemlerinde parti tüzük kurallarına ve siyasal etiğe saygı sınırlarını çoktan aştıklarını, partinin genel başkanı ve Başbakan sıfatı olan bana, sırf kendi taraflarında yer almıyorlar diye partili bakan ve milletvekili arkadaşlarına büyük saygısızlık ve haksızlık yaptıklarına, tüm KKTC tanık olmuştur. Kurultay sonrası Divan kararını tanımayarak UBP’yi mahkemeye veren anlayış, partiyi ele geçirmeyi hedefleyen, parti yetkili kurullarının kararlarını tanımayan, hatta parti disiplinini hiçe sayan zihniyet sahiplerinin bu tavırları partililerimizi olduğu kadar beni de çok üzmüş, rahatsız etmiştir.

HAVADİS: İki taraf arasında önce yazılı, sonra basın toplantısına kadar varan karşılıklı açıklamalar, size kamuoyu tarafından nasıl algılanıyor. Bundan parti ve halkın zarar gördüğünü düşünüyor musunuz?

KÜÇÜK: Parti içi bir sorunu medya kanalları ile tartışmak, bu yola taşımak benim tercihim olmamıştır. Bu süreçte Sayın Kaşif ve medya ekibi, bana ve Anavatan Türkiye dahil kutsal bildiğimiz değerlere gerek açık, gerekse üstü kapalı bazen de kapalı kapılar ardından saldırılarını sürdürmüşlerdir. Bunlar karşısında sessiz kalamazdım. Bu nedenle basın açıklamaları ile halkımızın doğruları öğrenmesi, bilgilenmesi açısından açıklamalar yaptım. Tabii kamuoyunda böylesi karşılıklı atışma ve söylemler rahatsız edici olabilir ancak arkadaşlarımız bu kirliliğe yol açmışlardır. Kamuoyu da bu konularda tarafları dinleyerek kendisi görüşünü şekillendirmektedir. Partimizin zarar görmemesi adına Sayın Kaşif’i sayısız kez sorumluluğa çağırdım. İyi niyetli uyarılarımın olumlu yanıt bulmaması UBP’ lileri elbette üzmüştür. 

HAVADİS: Kurultayda kaybetmeniz halinde izleyeceğiniz tutum ne olacak. Partiden ayrılma söz konusu olabilir mi?

KÜÇÜK: Öncelikle şunu belirteyim ki ben, Ahmet Kaşif ile girdiğim yarışlarda hep ipi göğüsleyen oldum. Sağduyulu delegemiz beni bu noktaya taşımıştır. Yine aynı şekilde bugün, haksız yere bir zaman kaybına yol açan ve hakkım olan genel başkanlık sıfatımı yeniden alacağıma yürekten inanıyorum. Özelde partimizi, genelde ülkemizi daha iyi noktalara taşımak için bugüne kadar ortaya koymuş olduğum çalışmaları çok daha ileriye taşıyacağım. Demokratik bilincim ilkesel duruşlar içermektedir, o kadar sığ ve basit değildir.

HAVADİS: Kurultaydan beklentiniz nedir? Delegenin yüzde kaç oyunu alacağınızı düşünüyorsunuz?

KÜÇÜK: Genel olarak kurultayın UBP’lilere yakışır olgunlukta geçmesini ve partililerimizin kışkırtmalara gelmeden sağduyusunu koruyarak hareket edeceklerine olan inancım tamdır. İkinci tur kurultay seçiminde artık yüzdeliğin önemi yoktur. Tek bildiğim büyük bir çoğunluk benimledir. Çünkü partimizin, ülkemizin istikrara ihtiyacı vardır. İstikrar, güçlü KKTC için gereklidir. İstikrar, çocuklarımızın geleceği için çok önemlidir. Sağduyulu delegemizin oyunu bu yönde kullanacağına eminim.

HAVADİS: Kurultayda UBP Genel Başkanı olarak çıkmanız halinde izleyeceğiniz tutum ne olacaktır. Parti bütünlüğü ve halkın olumsuz görüşlerini düzeltmek için nasıl bir yol izleyeceksiniz?

KÜÇÜK: Partimizin adı Ulusal Birlik Partisi’dir ve bizler birlik ve beraberliğe inanıyoruz. Şu anda demokratik bir sürecin gerektirdiği bir geçici dönem yaşıyoruz. Benim ne kadar geniş demokratik bir vizyona sahip olduğumu en iyi yine Sayın Kaşif bilmektedir. Geçen kurultayda rakibim olmasına karşın kendisini görevden almamış ve Başbakanı olduğum hükümetin icraatlarına katkı koymaya bakan olarak devam etmiştir. Sandıklar, kapanıp, sonuç açıklandıktan sonra birlik ve beraberlik içinde hem partimizin gelişip büyümesi, “Büyük Ulusal Birlik Partisi” için, hem de “Güçlü KKTC” için çalışmalarımıza birlik ve beraberlik içinde devam edeceğiz.

HAVADİS: Delegeler üzerinde bu kadar baskı yapılması ve dıştan gelen (TC) yönlendirmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz. Bunlar sizce ortadan nasıl kaldırılabilir. Özgür irade konusunda görüşünüz nelerdir?

KÜÇÜK: Dıştan müdahale sözlerine ancak üzülmekteyim. Anavatan Türkiye’nin bu yarışın içine çekilmesi vefasızlıktır. Bunu da daha önce ortaya koydum. Böylesi çıkışlar, devletimize halkımıza, Anavatan Türkiye ile olan ilişkilerimize zarar verebileceği gibi, kimseye de siyasi kazanım sağlamayacaktır. Nereden gelirse gelsin, ülkemizin, halkımızın, partimizin hayrına sonuç yaratmayacak bu anlayışların hiçbir UBP’liden destek, onay almayacağına inancım kesindir. Sorumluluğumun gereği olarak, Parti içi demokratik bir seçimi, söylemleri ile kardeş kavgasına dönüştürme inadını sürdüren bu anlayışı sonuna kadar bıkmadan, usanmadan, uyarmaya, sağduyuya çağırmaya devam edeceğim. Anavatan Türkiye ile kavga ederek bir yere varmak mümkün değildir. 

HAVADİS: Son olarak halka mesajınız nedir?

KÜÇÜK: Benim kişisel olarak kimseyle kavgam yoktur. Ben inandığım değerler, KKTC için hayalim hep büyük olmuştur. Çok zor bir dönemde, ekonomik ivmenin aşağılara doğru seyretmekte olduğu bir noktada görevi devraldım ve o noktadan çalışmalarımızla bunu yukarılara taşıdık. Ben bu zoru başarmak için ant içtim. Ülke için hep daha iyiyi, daha güzeli yaratmaya çalıştım. Benim ve bana destek olan arkadaşlarımın tek derdi ülkeye, halka hizmettir. Hedefimiz KKTC’yi arzulanan noktaya taşıyarak Güçlü KKTC ve Büyük UBP’yi yaratmaktır. İnanıyorum ki, halkımızın, Anavatanımızın güven ve desteğiyle, ekonomik işbirliği protokollerini başarıyla uygulayarak, gelecek nesillerimiz için özlenen hedefleri mutlaka yakalayacağız.

Kaşif: Ben kazanacağım

“ORAN VEREMEM”… Kaşif: Oran veremem ama kazanacağımdan eminim. Halkın, güven verecek, bir gün başka, diğer gün başka konuşmayan bir yöneticiye, bir Başbakan’a da ihtiyacı var
“UBP’DEN AYRILMAYACAĞIM”… “Seçimi kaybetmem halinde partiden ayılmayacağımı daha önce de ifade ettim ve yine ediyorum. Benim siyasi yaşamım UBP’de noktalanacaktır”

Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nin 19’uncu kurultayının ikinci turu bugün yapılacak. Kurultayda, Başbakanı İrsen Küçük ile Gazimağusa Milletvekili Ahmet Kaşif başkanlık için yarışacak. 21 Ekim tarihinde ilk turu gerçekleştirilen kurultayda taraflar mahkemelik olmuştu. Mahkeme, UBP Tüzüğü’ne göre başkanlık seçiminin tekrarlanmasına karar vermişti. Lefkoşa Atatürk Spor Salonu’nda saat 10.00’da başlayacak oy verme işleminde, bin 427 delege oy kullanacak. Oy verme işleminin 15.00’da sona ermesi bekleniyor. Kurultayı, 21 Ekim’deki ilk kurultayda da görev alan Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün başkanlığında Zorlu Töre, Savaş Atakan, İlker Edip ve Teoman Kuran’dan oluşan divan yönetecek. UBP’nin 21 Ekim 2012’deki kurultayında bin 427 delegeden bin 402’si oy kullanmış ve İrsen Küçük 704, Ahmet Kaşif ise 690 oy almıştı.
Çetin geçen bu 4 aylık süreç sonrasında bugün belli olacak UBP Genel Başkanlığı seçimi öncesinde adaylar Başbakan İrsen Küçük ve Gazimağusa milletvekili Ahmet Kaşif’e kurultay süreci konusundaki sorularımızı yönelttik.

HAVADİS: 4 aylık kurultay sürecinde yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu süreçte sizi en çok rahatsız eden ne oldu?

KAŞİF: Siz son dört ayı belirtiyorsunuz ama bunun bir de 6-7 ay öncesi var. Sayın Küçük, geçen mart ayında ilk kez genel başkanlığa aday olacağını söylemişti. Temmuz ortalarında ise aday olacaklara aday olmama telkinleri yapılmaya başlandı. Ben temmuz sonunda adaylığımı resmen ilan ettim. Halbuki benim kafamdaki süreç bu değildi. Normalde kasımda olağan kurultayımız vardı ve ben Kurultay’dan makul bir süre önce adaylığımı açıklayarak parti içi bir demokratik mücadele ile yarışı sürdürmeyi planlıyordum. Sayın Küçük’ün çok erken olarak adaylığını açıklaması, parti içinde yaşanan bazı sıkıntılar, hiç karıştırılmaması gerekenlerin Sayın Küçük tarafından kurultay sürecine karışmaya davet edilmesi rahatsızlık veren bir takım gelişmelerin yaşanmasına neden oldu. Ben rahatım. Ne mahkeme öncesi geçen sürenin, ne kurultay gecesi tüzüğün açıkça ihlal edilmesi sonucu mahkemeye gidilmesinin, ne de mahkeme sürecinin uzamasının sorumlusu ben değilim. Bütün bunların tek sorumlusu Sayın Küçük’tür.

HAVADİS: İki taraf arasında önce yazılı, sonra basın toplantısına kadar varan karşılıklı açıklamalar yapılması, sizce kamuoyu tarafından nasıl algılanıyor. Bundan parti ve halkın zarar gördüğünü düşünüyor musunuz?

KAŞİF: Bizim hiç bir açıklamamızda Sayın Küçük’e tehdit, şahsiyetini yaralayıcı bir ifade yoktur. Biz sadece ve sadece UBP ve ülkeyi kötü yönettiğini, şahsi hataları nedeniyle ülkedeki sıkıntıları artırdığını söylüyoruz. Biz bunları kafamızdan uyduruyor da değiliz. Partilimiz, halkımız Sayın Küçük’ün yaptıkları dolayısı ile parti içi demokrasinin, ülke siyasi yaşamının zarar gördüğünü söylüyor. Nereye gitsen insanımız ekonomik sıkıntıdan yakınıyor. Ticaret Odası, Sanayi Odası, Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği’nin raporları açıklamaları yaşanan sıkıntıların hat safhaya vardığına işaret ediyor. Özel sektörde olsun, kamuda olsun çalışanlar, sendikalar özelde ve kamudaki maaşların Anavatan Türkiye’nin gerisinde kaldığından yakınıyor. Meclis 8 ayda sadece 3 taslağı yasalaştırdı. Meclis Başkanı isyan ediyor. Bunları görmeyelim mi? Bunların çaresi aranmasın mı? Ekonomik program mutlaka olacak ama bize göre KKTC ekonomisinin mali disiplinin sağlanmasının yanı sıra canlanmaya, çarklarının döndürülmesi için bazı ek tedbirlere ve en önemlisi güven verecek, bir gün başka, diğer gün başka konuşmayan bir yöneticiye, bir Başbakan’a da ihtiyacı var. Halkımız ve partimiz yaşanan süreçten zarar gördü ama daha önce de ifade ettiğim gibi bunun sorumlusu Sayın Küçük’tür ve zararın neresinden dönülürse kardır.

HAVADİS: Kurultayda kaybetmeniz halinde izleyeceğiniz tutum ne olacak. Partiden ayrılma söz konusu olabilir mi?

KAŞİF: Kaybetmeyeceğime eminim. Her şeye rağmen, altını çizerek belirtiyorum. Her şeye rağmen, yapılan tüm baskılara, tehditlere, devletin, partinin tüm imkanlarının, parti gazetesinin, BRTK’nın Sayın Küçük tarafından parti ve ülke menfaatleri hiç gözetilmeden şahsi olarak kullanılmasına rağmen delegenin iradesinin doğrudan yana tecelli edeceğine, UBP’lilerin ülkelerine, partilerine, onurlarına, iradelerine sahip çıkacaklarına eminim. Aksi takdirde halkımız UBP’ye çok büyük bir ceza kesecektir. UBP için kurulan tuzaklar bozulmalıdır. Partiden ayılmayacağımı daha önce de ifade ettim ve yine ediyorum. Benim siyasi yaşamım UBP’de noktalanacaktır.

HAVADİS: Kurultaydan beklentiniz nedir? Delegenin yüzde kaç oyunu alacağınızı düşünüyorsunuz?

KAŞİF: Oran veremem ancak kazanacağımıza eminim.

HAVADİS: Kurultayda UBP Genel Başkanı olarak çıkmanız halinde izleyeceğiniz tutum ne olacaktır. Parti bütünlüğü ve halkın olumsuz görüşlerini düzeltmek için nasıl bir yol izleyeceksiniz?

KAŞİF: Benim yaşamımda kavga, kin, zıtlaşma yoktur. İlk günden bu yana sevgiye, saygıya, kardeşliğe, UBP içinde bozulan havanın düzeltilmesine, kaynaşmanın sağlanmasına vurgu yapıyorum. Basın toplantımızda da ifade ettim. Hiçbir bakana, milletvekiline, delegeye kime oy verdiği sorulmadan, bunun araştırması, kovuşturması yapılmadan herkesi kucaklayacağım ve tebriki, kutlamayı bir tarafa bırakarak işe koyulacağım. Yedi gün 24 saat çalışacağız. Ülkenin ve UBP’nin çözüm bekleyen önemli sorunları var. Bakanlar Kurulu’nu haftada bir değil belki 2, belki 3 kez toplayacağız. Sayın Küçük’ün bizden duyduktan sonra son zamanlarda yaptığı gibi göstermelik olarak değil hakikaten sonuç almak için diğer ilçelerde toplama yoluna gideceğiz. Meclis üretken bir hale getirilecek bunun için çaba ortaya konulacak. Hemen bir Ekonomik Konsey kurulacak ve burada alınacak tavsiye niteliğindeki kararlar hükümete rehber olacak. Anavatan Türkiye’den gelecek su ve elektrik için özel iki komite kurulacak. Demokrasimize ve demokrasimizin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerimizin gelişmesine büyük önem vereceğiz. Anayasa’nın daha demokratik ve çağımızın koşullarına uygun hale gelmesi, Siyasal Partiler Yasası, Seçim ve Halk Oylaması Yasası’nın değiştirilmesi çalışmalarına samimi olarak ağırlığımızı koyacağız. Kamu reformu kaçınılmazdır. Siz ne isterseniz yapınız kamu hantalsa, üretkenlikten uzaksa bir sonuç elde edemezsiniz. Hiç kimsenin var olan hakkını geriye götürmeden, e-Devlet’e uygun bir yapı için çalışma yapacağız. Kamuda işe başlama olayını yeni bir anlayışla, hiçbir sıkıntıya yol açmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Bunların tümünün planı arkadaşlarımızla birlikte yapılmıştır. Kurultay Seçim Bildirgemizde bunlar mevcuttur.

HAVADİS: Delegeler üzerinde bu kadar baskı yapılması ve dıştan gelen (TC) yönlendirmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz. Bunlar sizce ortadan nasıl kaldırılabilir. Özgür irade konusunda görüşünüz nelerdir?

KAŞİF: Sizin sorunuzun içinde yer alan ifadeler bile üzücüdür. Yazılanlar çizilenler, yapılan yorumlar var. Gördüklerimiz, duyduklarımız, bize söylenenler var. İnşallah yarından sonra bunların tümü geride kalır. İnşallah demokrasinin, Kıbrıs Türk halkının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye için taşıdığı değer bilinir. Kıbrıs Türk halkı kendi kaderini tayin hakkını kullanarak devletini kurmuştur. Bundan hem biz hem de Anavatanımız onur duyuyoruz. Burada bir devlet olgusu olduğunu tüm dünyaya anlatmaya, Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetme erkini vurgulamaya çalışıyoruz. Buna zarar veren bir tutum izlenmemelidir. Ben hep ileri bakarım. Biz Anavatan Türkiye ile hiçbir sıkıntısı olmayan insanlarız. Biz Anavatan Türkiye’ye şu veya bugüne kadar, şu veya bu makam veya çıkar için değil gönülden bağlıyız. İlişkilerimizin karşılıklı sevgi, karşılıklı saygı temelinde geliştirilmesinden yanayız.

HAVADİS: Son olarak halka mesajınız nedir?

KAŞİF: Devletimize, ülkemize, irademize, partilerimize sahip çıkıp çok çalışacağız. Üreteceğiz, ekonomimizi düzlüğe çıkaracağız, toplumsal birliğimizi hep gözetecek ve Anavatanla ilişkilerimizi geliştireceğiz. Gelecek aydınlıktır. Benim halkımıza, partililerimize, siyasilerimize, Anavatanımıza güvenim tamdır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil