05 Aralık 2016

Sn. Maliye Bakanımız pür ateş!

Haber İçi Üst

Geçen perşembe sabahı yarı uyur, yarı uyanık TV’de basın özetlerini dinlerken sıra Star Gazetesi’ne geldiğinde spiker, ekonomistlere maliyemiz ve Maliye Bakanımızın performansı hakkında soru sorulduğunu ve ekonomist Sn. Yorucu’nun Maliye Bakanımızın özetle sınıfta kaldığını söylediğini bahsedip, haberi çok kısa geçti. O an aklımdan bana da bu soruyu Star Gazetesi’nden bir bayan muhabir sormuştu, ben de telefonda kısa bir değerlendirme yapmıştım. Her halde benim söylediklerim beğenilmedi diye bir an düşünüp gülümsemiştim. Bilahare öğrendim ki başka programlarda benim söylediklerimden de bahsedilmiş.
Tam tekrar gözüm kapanırken cep telefonum çaldı. Bu sabah vakti, hayırdır deyip yanı başımdaki telefonu aldım, ekranda “Maliye Bakanı” yazısını gördüm. Yadırgamadım, çünkü Sn. Bakan ile yakın hukukumuz vardır; o beni, ben de onu ara sıra telefonda arar konuşuruz.  Bu ne hiddet! Sn. Bakan, tabir caizse, açtı ağzını, yumdu gözünü, bana konuşma hakkı fazla tanımadan, ne kadar çok çektiğini, maliyeyi düzeltmek için canını yediğini, ama biz iktisatçıların nankörlük yaptığı gibi bir şeyler söyleyip, yani benden de sitemle bahsetti. Sn. Tatar’ın bu gibi fevri çıkışlarını ilk defa görmedim. Kanalında bir teknisyenin işini ıskaladığını gördüğü an ben de kendi ile beraber stüdyoda idim. O kadar kızmıştı ki, düşüp bayılacak sandım. Sesi ayyuka çıkmış, yüzü kırmızıya boyanmıştı. Bu gidişle sen sağlığından olacaksın, dikkatli ol, sinirlerine hakim ol, her şey istediğin gibi olmaz, diye, haddim olmadan kendisine bir abi nasihati yapmıştım. Bu defa da, kızma, madem politika içindesin bunlara alış demeye kalkmadan telefon yüzüme kapandı. O anda sıkışık bir durumda, süratle benim söylediklerimi ilgi gazete nasıl aktarmış merak ettim; öğlenden sonra kulüpte gazeteyi aradım, yoktu. Evde bilgisayara baktım ve haberi okudum. Düşündüm, özellikle bu seçim arifesinde bizim bakan kızmakta büyük oranda haklı. Neden mi diyeceksiniz? Ülke politik alışkanlıklarını, Şark kurnazlıklarını düşünmeden, seçmen ve çevre şartlarını değerlendirmeden, Sn. Tatar’ın partisinin başarılı seçim kazanma ve ayakta daima önde durma stratejisini düşünmeden, bir muteber iktisatçımız onu sınıfta bırakmış, diğer iktisatçımız da maliyeyi batırmakla suçlamıştı. Bu insafsızlık oldu diye düşünmedim değil. Benim söylediğime gelince, ben bayan muhabire bildiğim doğruyu, güzeli objektif bir şekilde dengeli söylemiştim. Yerel gelirlerin 4 yılda 1.52 milyardan 2.2 milyara, beklenen kadar olmasa dahi arttığını, milli gelirimizin %4’ler civarında yükseldiğini söylemiş, ancak, her sektörümüzün şikayet ettiğini, imdat diye bağırdığını Maliye hala daha işin kolayına kaçıp, popülist düşünce ile dolaylı vergiler ve harçlara ağırlık vererek bütçede denge sağlamaya çalıştığını, ülkede pahalılık yaratıp, ülkemizi milli gelirine oranla dünyanın en pahlı yeri yapıldığını, girdi maliyetlerin arttıkça arttığını, rekabet gücümüzü kaybettiğimizi, hele ufak bir ülkede gelir dağılımının bu denli bozulmasına müsaade edilmemesi gerektiğini,  bunda TL kullanıp da para sahibinin mali disiplinine paralel mali disiplin sağlayamadığımız, yanlış ve kolayına kaçan mali politikaların, ekonomiyi kayda alma, direkt vergilere, lükse, ranta, servete gerekli vergi uygulayamama sebepleri başında geldiğini söylemiştim. Bunlar yalan mı? Birkaç keredir başım tokuşur. Ben artık basın- yayından telefoniyen o an istenen görüşlerde, o görüşlerimin yayınlanmasından evvel tam metninin bana geri gelmesini ve tasvibinin alınmasını isteyeceğim. Çünkü karşınızdaki muhabir sizi anlasa dahi, özetlemede söylediğinizin ruhunu tam yansıtamadığı/yansıtmadığı durumlarda bize de şahsen haksızlık olur.
Sn. Tatar, ben sizi bu ülkede Maliye Bakanı olacak en liyakat sahibi şahıs olarak görürüm. Hatta başkanlık sistemi olsa, maliye bakanlığına, eğer sorulur ise, ilk tavsiye edeceğim kişi siz olacaktınız. Sizi bu mevkiye layık görmeme gölge düşürmeyin. Cambridge Üniversitesi gibi bir üniversitede okuyup da asil İngiliz soğukkanlılığının, düşünce tarzının birazını olsun kapamadınız mı? Etik kuralların titizlikle uygulanması gerektiğini kemiğinize kadar işleyemediler mi? Siz gayri yasal bir şey yapmayabilirsiniz, yapanlara karşı çıkmak gerekmez mi? Hastanelerimizde gerekli doktor, nörs yok iken; kurultay, seçim deyip hala daha uygun olmayan, ihtiyaca cevap vermeyen, gerekli vasfa sahip olmayan kamuyu daha da personel doldurma hususunda onay vermeniz, bu sıkı mali politika uygulama gereği durumunda dahi ABD’ye 20 kişi ile heyet gitmesini onaylamanız ne kadar doğru? Ben karşı çıktım, sen bilmiyorsun der isen, oralarda daha işin ne? Ego tatminin yalnız halkına hizmet, sana verilen bilgi ve eğitimin doğru kullanılmasından geçtiğini, ille de bakan olacağım, bakan kalacağım sevdasının bir zafiyet olduğunu Cambridge Üniversitesi sana aşılamadı mı?

Ha kızma, söylemek yapmaktan daha kolaydır da deme. Çünkü beni mecbur edersin kendimden bahsedeyim. Cypfruvex battığında Sn. Ferdi Sabit Soyer, o zamanın Tarım bakanı, beni Cypfruvex’in başına tekrar gelmemi istemiş ve atamıştı. Gittim, baktım, inceledim, benim makul bir zamanda düzeltemeyeceğim durum ve yapıda. Korkma Anavatan yardıma koşacak demelerine rağmen, özür dileyip ayrıldım.
Ego tatmini toplumuna katkı sağlamadan geçer, boşa mevki tutmaktan değil. Hele bu konularda dünyaca sağlam bir eğitim almış isen, BUNU UNUTMAMAN GEREKİR.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam