08 Aralık 2016

Siyasi gelişmelerin ekonomide ve piyasalarda yarattığı etkilerin önemi

Haber İçi Üst

Bu hafta gerek KKTC’de erken seçim kararı, hükümetin düşmesi, yeni bir geçici hükümet kurma çalışmaları ve erken seçim hazırlıkları gibi birdenbire gelişen siyasi olaylar ve faaliyetler, bir süre daha ekonomik konulardaki sıkıntıları erteleyeceği açıktır.
Günlük olaylar ve haberlerle ilgili bu bilgi çağında, bir günde insanların teknolojiden yararlanarak faaliyetleri ve toplumsal reaksiyonları ve refleksleri gerçekleştirdiğine göre, böyle bir devirde devletin halka, iş adamlarına, girişimcilere, yatırımcılara yol gösterecek, ışık tutacak bilgilendirmeleri, ekonomik ve sosyal verileri sürekli olarak yayınlayacak bir mekanizmayı kuramaması ve bu bilgi döneminde bilgi akışını sağlayamaması, ileriye dönük sağlıklı bir değerlendirme yapmayı ve hedef koymayı nasıl mümkün kılacak?
Şimdi bu hafta hükümetçilik oynama ve kurma konusundaki, zannedersem dünyada bir ilk olan seçime giderken bir aylığına veya 15 günlüğüne hükümet kurma oyunları seyredeceğiz. Hükümet icraatları beğenilmese bile, komediye bakın. Denetim mekanizmaları etkinleştirilerek devreye konmuş olsaydı daha mantıklı olurdu. İlaveten bu yönde Yüksek seçim kuruluna, Başsavcılık’la birlikte denetimi destekleyici bazı imkanlar sağlanabilirdi.
Türkiye’de olaylar; Bu hafta bizi en çok üzen diğer konu, Türkiye’de gelişen olaylar olmuştur. İstanbul’da Gezi Parkı’nın kaldırılması ve yeni AVM yapılması konusunu protesto için çevrecilerin hareketinin sert ve orantısız bir biçimde bastırılmaya çalışılması, tüm Türkiye’ye yayılan bir halk protestosuna dönüşmüş ve dalga dalga yayılarak, “demokratik hakların sınırlandırılmaması ve özgürlüklerin çağdaşlaştırılması, yaşam tarzına müdahale edilmemesi” talepleriyle genişleyerek sıcak günler yaşanmıştır.
Türkiye’deki bu hareketleri KKTC halkı büyük bir kaygı ve üzüntü ile izlemiştir. Türkiye’nin iyiye, istikrara, ekonomik ve mali başarılara ve büyüme ve ekonomik güç ve potansiyel açısından dünyada yıldız olma konusundaki gidişi bizi ne kadar mutlu ediyorsa, çıkan sosyal huzursuzluklar da aynı şekilde büyük bir endişe ve mutsuzluklar yaratmaktadır.
Son Gezi Parkı olayları tüm dünyada da yankı uyandırmış ve türlü yönde yorumlara neden olmuştur. İstikrarsızlık unsuru olarak gerek dünya basınındaki yansımaları ve gerekse derecelendirme kuruluşlarının açıklamalarıyla bu hafta yabancı sermaye çıkışı başlamış ve bu da hem faizleri yükseltmiş, hem piyasaları sallamış ve gelişen piyasalar endeksi, son 6 ayın en düşük seviyesine inmiştir. Borsa’da geçen hafta olayların genişlemesi ile birdenbire % 10.5 oranında sert bir düşüş yaşanmıştı.
Hafta başında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “mesaj alınmıştır” yönündeki beyanından sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı çağırarak bir toplantı yapılmasının ardından yapılan yumuşatıcı ve halktan gelen talepler ve demokratik hakların kullanılması açısından verdikleri olumlu beyanatlar, halktaki tansiyonu indirmiştir. Fiili olarak hükümetin aldığı önlemlerle polise verilen talimatlar sonucu göstericilere yönelik davranışların da yumuşatılması ve rahatlatılması olayları çatışma boyutundan çıkarmıştır. Bu da halkın makul demokratik hak talepleri ve özgürlüklerine yönelik gösterilerinin de, İstanbul’da bir festival havasına dönmesine yetmiştir.
Özellikle de bilgisayar ve diğer iletişim ve ulaşım araçlarıyla ve görsel medyayla dünyadaki olayları takip eden ve dünyayı tanıyan yeni bir gençlik yetişmektedir. Sosyal hayatı ve yaşam tarzı çok değişiklikleri içeren bir halkın hepsinin, dünya ile bütünleşmiş bir yeni neslin, aynı kalıba sığdırılmasının mümkün olmadığı, dikkate getirilmiştir.               
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Vekili Bülent Arınç’ın demeçleri aynı zamanda piyasaları da rahatlattı ve akabinde piyasalarda borsada yükselme oldu, % 5’lerden % 7’lere yükselen faizler de % 6’lara ve yükselen döviz kurları düşme eğilimine girdi. Piyasalar toparlanmaya başladı. Siyasi olayların, anında ekonomik olaylara direk olarak ne kadar etkisi olduğu yaşanmaktadır. Siyasal, sosyal, ekonomik ve mali olaylar birbirine bağlı olarak değişim gösterir.
Sivil toplum kuruluşlarından da itidal tavsiyeleri geldi. Bu tavsiyelerin ana fikrini iki konuda özetlersek, birisi düşünce, ifade ve protesto özgürlüklerinin demokrasinin ayrılmaz bir parçası olduğu, diğeri de marjinal grupların bunu istismar ederek can ve mal kaybı ve zararı yaratarak olayları başka mecralara çekmeye çalıştıkları, bunlara karşı uyanık olunması,  huzur ve sükunun sağlanmasında herkese düşen görevin yapılması hususundaki, hassasiyetler dile getirilmiştir.   
Piyasa analistleri son siyasi olaylarla, 1.1 milyar $’dan fazla yabancı sermaye çıkışı olduğunu ve bu gerilimin devam etmesi halinde yabancı sermayede çıkışın çoğalacağını açıklamaktadırlar. Döviz çıkışının artması TL değerini düşürmektedir. Geçen gün turizm kuruluşları temsilcileri de olayların dünya medyasına yayılmasının, turizmi baltalayacağından korkmaktadırlar ve bunun yumuşatılması yönünde görüşlerini ve endişelerini belirttiler. Bu yıl iyi başlayan turist artışının, sezonu olumsuz etkilemeyecek yumuşatıcı önlemlere olan ihtiyaca dikkat çekerek, endişelerini ifade ettiler.
Toparlanmanın ardından perşembe günü Başbakan Erdoğan’ın Tunus’taki beyanatının ise piyasalarda sert algılandığı haberleri ile akabinde borsanın aynı gün süratle düşmeye başlaması ve ani % 4’lük bir iniş ile dolar karşısında TL’nin % 2.5’e yakın düşmesi, kırılganlıklar için aşırı hassasiyet olduğunu göstermektedir. Türkiye ekonomisinin bu kadar güzel bir gelişme sağlamasının ve dünyada imrenilecek bir duruma gelmesinin ardından, ekonomilerin çok hassas dengelere bağlı olarak, siyasi ve sosyal ve toplumsal olaylardan nasıl süratle etkilendiğini göstermektedir. Dünyada gezen sermaye ve yatırımların kaçması ne kadar kolaysa, gelmesi o kadar zordur. Nitekim Başbakan Yardımcısı Sayın Babacan bu konudaki uyarısını yapmıştır.
Cuma günü Başbakan Erdoğan’ın öğleden sonra yumuşak üslubuyla bir konferansta yaptığı toplantıdan sonra ise borsada bir saat içinde yükselme başlamış ve az da olsa dolar ve Euro’nun TL karşısında değeri bir miktar inmiştir. Hafta içinde keskin dalgalanmalardan sonra hafta sonunda demeçlerde ve paralel olarak olaylarda bir miktar yumuşamayı takiben, borsaların ve TL’nin dalgalanması da bir miktar değer kaybı ile durulmaya yöneldi.
Yine kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türk ekonomisinin, dünyada 2008 krizinden sonra çok iyi bir performans gösterdiğini, Yetkililerin son olaylara yönelik nasıl yanıt vereceklerinin belirleyici olacağını, gösterilerin not için henüz bir tehdit olmadığını söylemesi de genelde her kesimin yumuşatıcı tavsiyelerine paralel bir değerlendirme olmuştur. Haftaya daha rahat girilmesi temennisiyle.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil