09 Aralık 2016

Siyasetin kafası karışık

Haber İçi Üst

İrsen Küçük, önce 10, sonra sekiz milletinden kurtulmak için türlü kumpas kurdu…
Başbakanlığı kaybetti, şimdi “B” planı yok…
CTP “erken seçime de evet” dedi…
Elde etti…
Aynı CTP bu kez, “hükümet de görevden gitsin” dedi…
Ülke hükümetsiz… CTP’nin “B” planı yok, bu süreçte ne yapacağını bilmiyor…
DP sekiz vekile kapılarını açtı.
Bir anda milletvekili sayısını 10’a çıkardı.
Hükümetin gitmesi için “evet” dedi…
Şimdi “B” planı yok…
TDP de aynı şekilde…
“Bu hükümet gitsin…”
Gitti…
Yerine ne geleceği noktasında biz uzlaşı bir konsensüs yok.
Bu ortamda, siyaset toplumun da “önünü tıkayan” bir noktaya ulaştı.
Siyasetin kafası karışık. Kimse ne olacağını öngöremiyor.
Bu karışıklıkta, kim topluma ne verecek?
Merak içerisindeyim.

 

Hükümeti düşüren alternatifini de bulacak
Artık UBP Hükümeti yok.
14 CTP,  10 DP, 3 de TDP milletvekili hükümeti düşürdü.
DP ve TDP, daha önce, “seçime kadar bir hükümete evet” demişti.
CTP ne diyor?
“Hükümete girmem, olası bir hükümete de güvenoyu vermem…”
Tavır gibi görünse de, ortada bir “tavır alamama” durumu söz konusu.
“Hükümetsiz ülke yoluna devam eder mi?”
Elbette eder…
Vilayet gibi, şehir gibi, kasaba gibi, eder…
28 Temmuz’a kadar devam edecek bir hükümet elbette kurulacak…
İrsen Bey, “ben kurayım” diye diretse de…
CTP de…
DP de…
TDP de…
Bu topluma bir alternatif sunma sorumluluğunu göstermelidir.
Aksi topluma karşı “sorumsuzluk” olur…
Düşürenler, ya yeni bir yol bulacak, ya yeni bir yol yapacak…

 

Eroğlu sürece liderlik etmeli
BRTK’ya telefonla katıldım dün…
Gazeteci dostum Aziz Karaaziz, bu süreçteki olası formüller üzerinden sorular sordu.
Orada söyledim, burada da yazıyorum…
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, anayasal yetkilerini kullanarak, bu sürece liderlik etmelidir.
Tüm parti başkanlarını çağırarak, bir uzlaşı aramak da yöntemdir…
Ben olsam, çağırırım…
“Bu ülkeyi düşünüyor musunuz?” diye sorarım…
Uzlaşı ararım…
Uzlaşıya zorlarım…
Toplumun beklentisi de bu yöndedir…
Kimseye, devlet olanaklarını siyasi ikbal ve çıkarı için kullanmasına izin vermeden…
Sürecin bu noktaya gelmesinde ciddi “katkısı” olan Sayın Eroğlu’na, “cenazeyi kaldırma” sorumluluğu veriyor Anayasa şimdi de…

 

Burs kriterleri ve mağdurlar
Belirlenen burs kriterleri, birçok aileyi mağdur etti. Mağdur bir öğrencimizin ve velisinin serzenişini köşeme taşıyorum. Bu konuda, bakanlıktan da bir açıklama yapılacaksa, seve seve yayımlamaya hazırım:
“Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na Açık Mektup
Eylül 2012’de destek kursu müracaatında bulundum. Ders yılı bitmesine rağmen başvurumu henüz sonuçlandırmadınız. Burs Tüzüğü burs bağlamada gelir kriterini ‘Barem 17A’nın en üst basamağının net tutarı’ şeklinde belirlemiştir. Halbuki sizler olması gereken gelir kriterini minimum 260 TL, maksimum 550 TL aşağıda tutarak benim ve benim gibi birçok öğrencinin destek bursu alma hakkını gasp ettiniz. Halen bu gerçeği anlamıyorsunuz ve anlamamakta da direniyorsunuz. Benim için ürettiğiniz kriter üstü kararına itiraz ettiğim zaman Burs Encümeni’ni oluşturmanız gerektiğini hatırlayarak ancak Ocak 2013’de oluşturdunuz. Geçmiş yıllarda Encümen’i oluşturmadan Encümen’in görev ve yetkilerini nasıl kullandığınızı bilemiyorum.
Ayrıca benim için verdiğiniz haksız kriter üstü kararına zemin oluşturmak için 15 Mart 2013’de yürürlüğe giren Burs (Değişiklik) Tüzüğü (AE 152) ile kriteri asgari ücrete endekslediniz. Bu değişikliği yapmak suretiyle kriteri minimum 300 TL, maksimum 1,590 TL aşağıya çekerek benim destek bursuna müracaat etme hakkımı ortadan kaldırdınız.
Bilindiği üzere barem sisteminde maaşlara yılda iki defa olmak üzere Ocak ve Temmuz aylarında artış yapılmaktadır. Halbuki asgari ücret artışının iki yılda bir yapıldığı gerçeği karşısında daha kaç öğrencinin burs alma hakkının elinden alarak yapacağınız tasarrufu hesaplamışsınızdır herhalde.
6 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe giren Burs (Değişiklik) Tüzüğü (AE 534) ile Atatürk Öğretmen Akademisi öğrencilerinin, KKTC üniversitelerinin hemşirelik bölümlerindeki öğrencilerinin ve TC üniversitelerine kontenjandan yerleşen öğrencilerin doğrudan burs alma hakkını kaldırıp onlara da gelir kriteri uygulamaya başlamışken Güzel Sanatlar Lisesi mezunlarına hiçbir kriter aranmadan burs bağlanmasını sağlayan düzenlemeyi 15 Mart 2013’teki değişiklik ile yaptınız. Bu politika değişikliğindeki ulvi düşüncenizin gerekçesini anlamakta zorlandığımı belirtmek istiyorum.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil