04 Aralık 2016

Siyaset neden dibe vurdu acaba..?

Haber İçi Üst

Sabık İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu “Siyaset dibe vurdu” diyor. Onun kastettiği, partilerinden ayrılanlar meselesi. Oysa bu durum ilk kez mi yaşanıyor? Partiler arasında gidip gelmeler ilk mi? Değil tabii… Bu iş neredeyse KKTC siyasetinin geleneği haline geldi. Vatandaş, partiler arasında zig zaglar çizenlere, “Hey arkadaş, sen benim oyumu çaldın” tepkisini vermediği sürece de devam edecek. Dileğimiz, bu seçimlerin bir milat olması ve partililerinin oyunu çalanlardan hesap sormaya başlanmasıdır ama konumuz bu değil…

Siyasetin dibe vurduğu doğru… Yalnız, bunun nedeni, siyasetin yapılış şekli, yani kimlerin elinde ne hale getirildiğidir. Nedir siyaset; “devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış”, yani izlenecek yolların bütünü. Peki bizde siyaset sanatı neyin üstüne kurulu..? Vatandaşla politikacının çıkar ilişkisinin üstüne kurulu değil mi? Ben sana istediğini vereyim, sen de bana oy ver. Bizdeki siyasetçiler, bu sanatın ustaları halindeler. Ve maalesef, bu sanatın toplumun ya da devletin çıkarlarıyla bir alakası yok. İşte dibe vuruşun asıl nedeni bu.

Nazım Çavuşoğlu sürekli olarak kaçanları, göçenleri, şunu, bunu suçlayacağına, ülke yönetme sanatında sergiledikleri marifetleri bir gözden geçirse…

Bindik bir alamete…
Seçimlere şunun şurasında ne kaldı. En kaba hesapla bir buçuk ay sonra seçmen sandık başına gidecek. Ancak bakıyorum da partilerimiz haftalardır “boş” işlerle uğraşıyorlar. Önce hükümetin düşürülmesi, ardından kimin başbakan, kimlerin bakan olacağı… CTP dışında diğer partilerin hiçbiri henüz aday listelerini kesinleştirmiş değil. İnşallah hafta sonuna kadar adaylar belli olur da, partiler de seçime odaklanmaya başlarlar…
Eski seçimlere baktığımızda bugünlerde, çoktan adaylar belli olmuş ve köy gezileri son sürat başlamış olurdu. Ancak bugün bakıyorum da, bırakın partilerin seçimde kullanacakları sloganları, seçim programı hazırlayan yok…
Şimdi adaylar belli olduktan, hükümet de güvenoyu aldıktan sonra, lütfedip seçmenin karşısına geçecekler ve oy isteyecekler. Adama sormazlar mı, “iktidara gelince neler yapacaksınız” diye. Programı hazır bir partinin olduğunu sanmıyorum. Eminim birçok parti, geçen seçimler için hazırladığı programı kullanacak veya birkaç değişiklik yaparak, yeni diye seçmenin önüne koyacak.
Bu nasıl bir seçim süreci? Sanki seçimi biz istedik. Önünüzde 45 gün gibi kısa bir süre kaldı. Rehavetten kurtulup, yapmak istediklerinizi, iktidar olursanız ne yapacağınızı bilmek istiyoruz. Unutmayın ki, bu seçim eski seçimlere benzemeyecek. Oylar kimsenin emir komutası ile sandığa düşmeyecek. Seçmen eski seçmen değil. Boş vaatlere karnımız tok… Vatandaşı inandırmak bu kez çok zor olacak.

YERİN KULAĞI VAR
VARIN SİZ DÜŞÜNÜN:                                                                                                                                             

Sibel Siber başbakanlığında kurulan teknokrat hükümet konusunda bile konsensüs sağlayamayan ve 2 saatlik rötar yapan üç partinin seçim sonrası bir koalisyona gitmeleri halinde neler yaşayabileceğimizi tahmin bile edemiyorum. Şunun şurasında teknokratlardan oluşan ve bir buçuk ay görev yapacak 10 kişiyi belirlemede bu kadar sorun yaşanıyorsa, beş yıl görev yapacak olası bir koalisyon pazarlığı herhalde 1-2 ay sürer. Neyi pay edemediler anlamak mümkün değil…

ÇIKARA DÖNÜŞMESİN:                                                                                                                                     

Partilerin bakan adaylarını belirlerken, maaşlarında ya da emekliliklerinde bir artışa sebep olmayacak olanları seçmeye dikkat ettikleri belirtiliyor. Güzel bir düşünce. Ancak yine de şaibeler var. Eğer bu hükümetin süresi 3 ayı bulursa, bazılarının durumu bundan olumlu etkilenecek. Taze hükümet bu konuda bir açıklama yapacak mı acaba..?

USULSÜZ KARARLAR GERİ ALINSIN:                                                                                                                      

  Artık olurdu olmazdı tartışması son bulmalı ve 1,5 aylık hükümet ülkeyi temiz bir şekilde seçime götürmeli. Ancak bunu yaparken de, giden hükümetin yangından mal kaçırırcasına yaptığı, hiç olmazsa son icraatları cesurca mercek altına almalı. Mesela Kalkanlı’daki otelin devri, mesela şehit arsalarının alt yapısı için ayrılan paranın akıbeti, mesela son dağıtılan arsalar, noterlikler, vatandaşlıklar, kira indirimleri, daha bunun gibi partizanlıklar. Hele de güvenoyu aldıktan sonra, normal bir hükümetten farkı olmayacak. O halde, icraat için 15 günü bile kalsa, toplum vicdanını rahatlatmaya yeter…

KABİNEYE 4-3-3 SİSTEMİ:                                                                                                                               

     Öncelikle yeni hükümetimiz, vatana millete hayırlı uğurlu olsun. Sibel Siber başkanlığında oluşturulan kabineye baktığımızda, ofansif bir sistem görüyoruz. Sürekli hücum yaparken, gol yememek için de arkayı sağlam tutmayı hedeflemiş gibiler. Sadece bir devrelik olan takım, ikinci yarı sahaya çıkacak aslar takımına iyi bir avantaj sağlamak için mücadele edecek…

ÖNÜNÜ GÖREBİLMEK:                                                                                                                                   

   Sanırım İrsen Küçük’ün en büyük hatası, gelişmeleri doğru değerlendirememek oldu. Öyle olunca da atılan adımlar da yanlış oldu. Bunda etrafındaki bazı kişilerin etkisi olduğu dillendiriliyor. Özellikle bazı bakanların Küçük’ü, hem parti işlerinde, hem de devlet yönetiminde kamuoyunun “yanlış” olarak nitelendirdiği kararları almak için yönlendirdikleri biliniyor. Bunlara parti içinde “ver coşkuyu”cular deniyor. Sonuçta, yılların siyasetçisi İrsen Küçük, politik öngörü hatalarıyla anılır bir durumda Başbakanlığı bırakıyor. Bakın baştan aşağı temelsiz iki öngörü; “Biz 2014’e kadar iktidardayız, bunu kimse değiştiremez” ve “Hükümeti kurmaları zor görünüyor”… Her ikisi de aksi ispatlanan boş sözler olarak hatırlanacak.

MESAJ ALINMALI:                                                                                                                                              

CTP 28 Temmuz seçimlerine yönelik adaylarını ilk belirleyen parti oldu. Aday olmamayı düşünen Soyer, delege tarafından ilk sıraya getirilirken, Güzelyurt’ta Meclis Başkanlığı da yapmış Fatma Ekenoğlu listenin son sırasında yer bulabildi. Girne milletvekili Salih İzbul da, Girne İlçe seçimlerinde olduğu gibi, ancak 8. sıradan listeye girebildi. Bazı mesajlar iyi okunmalı bence… 
BAYANLARI MECLİS’E TAŞIYALIM:                                                                                                                          

   İlk kadın Başbakan Sibel Siber ile kabinede İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı olarak göreve getirilen Gülsüm Yücel kamuoyunda takdir topladı. Herkes mutlu ve mesut. Madem bayanlara karşı bu kadar olumlu bakıyoruz, gelin bu kez, partilerin listelerinde yer alan bayan adaylara oy verelim. Meclis’i ve ülkeyi erkek egemenliğinden kurtaralım. Bugüne kadar erkekleri kazandırmak için kapı kapı dolaşan hanımlarımızı Meclis’e taşıyalım. Ama eminim bu mutluluğumuz sandığa gidene kadar, sandığa gidince yine bildiğimizi okuyacağız… 
İLAHİ İRSEN BEY:                                                                                                                                                  

    İrsen Küçük, Ankara temaslarında sağlık konusunda vardıkları bir mutabakatın müjdesini vermiş topluma. Neymiş bu müjde, “KKTC’de yaşayan TC’lilerin sağlık sorunları için, YDÜ hastanesine başvurabilecekleri.” İyi de bu nasıl müjde? Sadece TC vatandaşlarının yararlanacağı bir sağlık hizmetinin bize ne faydası olacak pek anlayamadım. Ha YDÜ hastanesine yılda ödenecek 30 milyonu kastediyorsanız, o zaman bu müjdeye biz değil, bırakın da YDÜ sevinsin…

ZİRVEDEKİLER
Lefkoşa Belediye Orkestrası: Defalarca yazdım, “Lefkoşa Büyük Han sürekli olarak yabancı turistlerin akınına uğruyor. Burada yapılacak etkinliklerin tanıtıma katkısı büyük olur” diye. Şimdi öğreniyoruz ki, Lefkoşa Belediye Orkestrası geçmişte olduğu gibi, bu hafta cuma ve cumartesi saat 11.00-12.30 arası Bandabuliya ve Büyük Han’da konser veriyor. Dileriz sürekli olur. Hem orkestrayı hem de bu kararı alanları kutlamak lazım…

DİPTEKİLER
Son Gün Kıyağı: Hükümet resmen düştü ama hala son gün bile kıyak yapmaktan vazgeçmiyor. Dün Maliye Bakanlığında, tarih yeri boş bırakılmış yeni noterlik izinleri dağıtıldığı iddia edildi. Son dakika verilecek 3-5 tane noterlik izninden fayda uman yetki sahipleri, belli ki oldukça zora düşmüş. Denize düşen yılana sarılır misali, giderayak gayriyasal yöntemlere başvurmaktan geri durmuyor…

Seçim hükümetinde bakanlık görevi sürdürecek olan isimler, Cumhurbaşkanı’nın onayını aldı. Kuzey Kıbrıs’ın yeni Başbakanı resmen Sibel Siber oldu

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam