06 Aralık 2016

Siyaset dediğimiz şey ve tercihim

Haber İçi Üst

Rüyaya çok inanan bir padişah, bir gece rüyasında 7 dişinin, çürüyüp düştüğünü görür.

Ertesi sabah rüya yorumcusunu çağırıp açıklama ister.

“Padişahım, der yorumcu,7 erkek evladınız ardı ardına ölecek, tahtta yalnız, varissiz kalacaksınız.”

Bunu duyan padişah müthiş sinirlenir ve bu kötü açıklamayı yapanın kellesini hemen kestirir.

Ardından da yeni bir yorumcu çağırtır. Önceki meslektaşının akıbetini öğrenen yeni yorumcu: “Sevinin, mutluluktan uçun padişahım, der, siz Allah’ın sevgili kuluymuşsunuz.

7 çocuğunuzdan çok daha uzun yaşayacaksınız, öylesine uzun bir ömrünüz olacak…” Ve padişah ödüllendirir, Saray’da Yorumcu başı yapar bu güzel yorumu yapanı.

Demek ki neymiş?

Aynı sonucu veren cümleleri, karşısındakini mutlu edecek biçimde verme sanatıymış politika.

UBP hükümeti Ankara’nın ekonomik programını soru sual sormadan uygulamaya kalktı. Bunun bedelini önümüzdeki pazar ödeyecek.
Seçimlerden sonra ayni şeyi kim seçilirse yine uygulamak durumunda.

Şimdi bunu farklı cümlelerle söyleme derdinde diğer tüm partiler.

Seçimlerden sonra en çok duyacağımız cümle “bunlar da ayni çıktı vay keşke oy vermez olaydım” olacak.

Bugün sandığa gidin, mühür vurun karma oy vermeyin diyenler, seçim sonrası aradıklarını bulmadıklarında siyasetin iflas ettiğini söyleyecekler.

Bunu hepimiz biliyoruz.

E o zaman bu defa da gitme sandığa.

Ortak olma bu maskaralığa.

Bakalım seçmensiz demokrasi nereye kadar gider.

Sandığa gidersen de boş oy at.

Diklenmeden dik durma adına bir duruş sergile.

Oy vermeyerek vereceğin mesaj çok daha güçlü olur.

     xxxx

Bir de tüm partilerde fazla da düşünmeden yaşını başını almış politikacılara laf söyleyen çok.
Çözümü bunda görenler var. Gitsin yaşlılar gelsin yeni gençler.

O zaman da ayni ekonomik programı ve sosyal yaşamı değiştirmeye yönelik politikaları dayatma olmayacak mı?

Genç diye çekinecek ya da gençlerin bilek gücünden mi korkacak Ankara’da oturan Osmanlının torunu. Anlamadım gitti.

ABD Meclisi’nde 30 yaşındaki bir parlamenter, 80 yaşındaki bir diğer milletvekiline: “Burada ne işi var bu dinozorun?” diye laf atmış.

80’liğin yanıtı: “30 yaşındaki bir eşek 80 yaşındaki bir insandan daha yaşlıdır.

Çoğu ömür bırakıp gitti ama 70li 80 li yıllardaki hukuk, usul ve iş yapmayı bilen yıllanmış siyasetçilerimizi ve meclisi sizi bilmem ama ben arıyorum.

Bu iş yaşla değil kalite ve tecrübe ile alakalı.

     xxxx

Adaylara ne demeli?

Bu siyaset oyununun devam etmesi için adaylara da ihtiyaç var.

Onların penceresinden de siyasetin tanımına bakalım.

Politikacıya sormuşlar: “Kaç türlü seçmen vardır?”

Sıralamış:

Kimi seçmenler ekmek gibi, su gibidirler. Sen onları her gün ararsın.

Kimi seçmenler ilaç gibidirler. Sen onları gerekince ararsın.

Kimi seçmenler de hastalık gibidirler. Onlar arar bulur seni.

Başka bir söyleme göre de siyaset mikrofonlar önünde berberlik yapmak demek.

E bu sefer de iyi tıraş oldunuz eğer hala daha sandığa gidip farklı bir şey çıkaracağınıza inanıyorsanız.

Önümüzdeki Pazardan sonra “berberden” yaptığı tıraştan dolayı şikayet etme hakkınız yok.

Ha biz saç sakal birbirine karışmışları soracak olursanız.

Sandığa gitmeyin ya da gidip boş oy atın diyoruz.

Diklenmeden sokağa dökülüp yaygara yapmadan dik bir duruş sergileyin.

Alternatif programı olmayan seçim seçim olmaz. Buna da demokrasi denmez.

Başarısız olanların doldurduğu kirli havuza vitrin olsun diye 6-7 leğen temiz su dökmekle de havuz temizlenmez.

Tıraş olmak için ille de sandığa gidecek olana da başka lafımız yok.

Alışmışlık kolay kolay kurtulacak bir şey değil.

Ben büyük resme bakıp ve bir iki adım sonrasını da düşünerek bu seçimin feda edilmesi görüşündeyim. En azından sandığa gitmeyenlerin sayısının büyüklüğü ilerisi için bir umut ışığı olur.

Ama ille de sandığa gidecekseniz, şu anda üçü milletvekili olmayan Lefkoşa’dan 4 adaya oy vermeyi düşünün derim.

Biri çocukluğundan beri tanıdığım yakın zamanda adaya dönen ekonomi ve girişimcilikle ilgili yeni fikirler ve idealizmle dolu olan DP’den 7. sıra adayı Serhat Kotak.

İkincisi de bugüne kadar tanıma fırsatım olmasa da özellikle Türkiye ile olması gereken ilişkimizi ele aldığı akıl dolu haftalık yazılarından uzun süredir takip ettiğim CTP 11. Sıra adayı Birikim Özgür.

Üçüncüsü de çalışkanlığı ve efendiliği benim belleğimde ta çocukluğumdaki mahallemize kadar uzanan ve iyi bir devlet adamı olacağını düşündüğüm UBP 5. sıra adayı Dr. Faiz Sucuoğlu.

Bir de kazanacağından herkesin emin olduğu CTP 3. Sıra adayı Sibel Siber var.  Siyasetin ihtiyacı olan partiler üstü ortak akla sahip olduğunu gösterdiği ve siyasette sayısı artması gereken bayanlara ilerisi için rol modeli olmasından dolayı onu da unutmamak lazım.

Ben oy kullanmayacağım ama bu 4 kişi yüksek oranda oy alarak seçilirse ilerisi için az da olsa ümitlenip bir sonraki sefere “berbere” ben de gideceğim.

Zaten gidişat odur bu sandık kısa bir süre sonra tekrar önümüze gelecek.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam